Antalya'nın doğa zenginliği, göçmen kuşların en kritik uğrak noktalarından biri olan Manavgat ve Serik sahil şeridinde bir kez daha tescillendi.
Antalya Kuş Gözlem Topluluğu tarafından bu yıl 3-5 Nisan tarihleri arasında beşincisi düzenlenen Antalya Kuş Gözlem Kampı, sadece uzmanları değil, her yaştan doğa meraklısını bir araya getirdi.Güneyden kuzeye zorlu yolculuklarına devam eden kanatlı misafirlerin Akdeniz kıyılarındaki ilk soluklanma durağı olan bu bölge, üç gün boyunca tam bir doğa laboratuvarına dönüştü.
Türkiye’nin dört bir yanından gelen 150’yi aşkın katılımcı, olumsuz hava koşullarına ve yağan doluya rağmen teleskoplarının başından ayrılmayarak gökyüzündeki bu muazzam trafiğe tanıklık etti.Kampın en dikkat çekici yanı, doğayı koruma bilincini kuşaklar arası bir aktarımla çocuklara aşılaması oldu. Antalya Kuş Gözlem Topluluğu'ndan Gökçe Coşkun, etkinliğin sadece bir gözlem aktivitesi değil, aynı zamanda bir çevre farkındalığı hareketi olduğunu vurguladı.
Akdeniz'in ilkbahar göçünün en net izlendiği noktalarda kamp kurduklarını anlatan Coşkun, "Birçok yeni kuş gözlemcisi meraklı kişiler geldi. Özellikle çocuklar yanımızdaydı. Manavgat nehir ağzı bölgesinde onlarla 3 gün boyunca kuş gözlemi yaptık" dedi.
Nadir Türler Kirlilik Tehdidiyle Karşı KarşıyaÖte yandan Manavgat nehir ağzı bölgesi, biyoçeşitlilik açısından paha biçilemez olsa da insan kaynaklı tahribatın izlerini taşıyor. Gözlem yapılan alanların korunmasındaki yetersizliklere ve artan çevre kirliliğine dikkat çeken Coşkun, bu bölgelerin sahipsiz kalmaması gerektiğinin altını çizdi.Kamp sırasında bölgedeki olumsuzlukları bizzat gözlemleyen doğaseverler, ekolojik dengenin ne kadar hassas olduğunu bir kez daha anladı. Coşkun, "Çöplük ve çevre kirliliği ile mağdur olmuş bölgeler. Hem bu alanlara gelen katılımcılar gördü hem Manavgat Belediye Başkan Vekili kampımızı ziyaret ederek ona da bu konuda bilgi verdik. 3 gün boyunca 120'nin üzerinde kuş türü tespit ettik" sözleriyle sahadaki durumu özetledi.
Zorlu hava şartlarına rağmen tespit edilen türler, Antalya'nın neden dünya ölçeğinde bir kuş gözlem noktası olduğunu kanıtlar nitelikteydi. Sarı başlı kuyruk sallayandan yeşil arıkuşuna, kaşıkçıdan balık kartalına kadar birçok nadir tür, teleskopların görüş alanına girdi.Coşkun, özellikle bazı özel misafirlerden bahsederek, "Örneğin sarı başlı kuyruk sallayan, yeşil arıkuşu bölgemiz için nadir. Geçen yıl da görmüştük. Bu sene çok yakından katılımcılara kendini gösterdi. Tepeli patkayı gördük. Bunun dışında kaşıkçı, balık kartalı gibi türler de kampımıza şenlik havası kattı. Hava şartları kötüydü ilk gün. Oldukça çamur ve toprak yağdı. Buna rağmen katılımcılarla beraber dolunun altında gözlem yaptık ve hiçbiri bu konuda rahatsızlık belirtmedi" şeklinde konuştu.
505 Kuş Türünden 320'si Antalya'da GözlemleniyorAntalya, Türkiye'de görülen yaklaşık 505 kuş türünün 320’den fazlasına ev sahipliği yaparak bu alanda devasa bir potansiyel barındırıyor. Sahil şeridinin uzunluğu ve farklı habitatların iç içe geçmesi, çöl ötleğeninden Kıbrıs kuyrukkakanına kadar pek çok hassas türün burada dinlenmesini sağlıyor. Bazı türlerin sadece bir gün konaklayıp göçlerine devam etmesi, bölgenin anlık olarak bile korunmasının önemini artırıyor.
Coşkun, kuş gözlemciliğinin sadece bir hobi değil, çevreyle kurulan derin bir bağ olduğunu belirterek; "Kuş gözlem kampımız herkese açık. Kuş gözlemcisi olmalarına gerek yok. Sadece gelip kuşlarla temas etmeleri, kuşları görmeleri, onların bizimle beraber yaşıyor olduğunu hissetmeleri bile çok önemli. Çünkü böyle bireyler olursa çevreye ve hayvanlara yönelik bilincimiz çok daha artacaktır" ifadelerini kullandı.