Manisa’nın Turgutlu ilçesinde bulunan İnci Üzmez Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi önünde öğrencilerin hedef alındığı silahlı saldırıda 11 öğrencinin yaralanmasının ardından Eğitim Sen Antalya Şubesi harekete geçti. Eğitim Sen tarafından ülke genelinde yapılan “Güvenli Okul, Güvenli Gelecek” çağrısı kapsamında Antalya’da da çeşitli eylem ve basın açıklamaları düzenlendi.
Eğitim Sen Antalya Şubesi tarafından ilk ders başlamadan önce okul bahçelerinde 5 dakikalık sessiz protesto gerçekleştirilirken, saat 15.30’da Antalya İl Milli Eğitim Müdürlüğü önünde basın açıklaması yapıldı.
“11 Öğrenci Yaralandı”
Basın açıklamasında konuşan Eğitim Sen Antalya Şube Başkanı Kadir Öztürk, Manisa’nın Turgutlu ilçesinde yaşanan saldırıya dikkat çekerek olayın boyutlarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Öztürk, “Manisa’nın Turgutlu ilçesindeki İnci Üzmez Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi önünde, sabah saatlerinde hepimizi derinden yaralayan bir olay gerçekleşmiştir. Saldırgan hedef gözetmeksizin öğrencilere ateş açmış, 11 öğrenci yaralanmış, üç öğrencinin hayati tehlikesinin olduğu kamuoyu ile paylaşılmıştır” dedi. Turgutlu’da yaşayanlara geçmiş olsun dileklerini ileten Öztürk, yaralanan öğrencilere de acil şifalar diledi.
“Şiddet Münferit Vaka Olmaktan Çıktı”
Okullarda yaşanan şiddetin giderek arttığını savunan Öztürk, saldırıların artık münferit olaylar olarak değerlendirilemeyeceğini söyledi. Öztürk, “Okullarda şiddet her geçen gün tırmanırken, öğrencilerin yaşam hakkını tehdit eden saldırılar, artık münferit vaka olmanın ötesine ulaşmıştır. Dolayısıyla bütün bu yaşananlar basit bir asayiş sorunu olarak görülemez” ifadelerini kullandı.
Yaşananların eğitim sistemindeki yapısal sorunlar ve toplumsal şiddet ortamıyla bağlantılı olduğunu ileri süren Öztürk, “Bu olaylar; eğitim sistemimizin içine sürüklendiği yapısal krizin, derinleşen toplumsal şiddet ikliminin ve ihmaller zincirinin doğrudan bir sonucudur” diye konuştu.
“Güvenli Okul Talebi Görmezden Geliniyor”
Milli Eğitim Bakanlığı’nın eğitimdeki temel sorunlara yeterince odaklanmadığını savunan Öztürk, okullarda öğrencilerin ve eğitim emekçilerinin güvenliğinin sağlanması gerektiğini vurguladı. Öztürk, “Okullarda ve okul çevrelerinde öğrenciler saldırıların hedefi olurken, eğitim emekçileri her gün şiddet riskiyle yüz yüze çalışırken, Bakanlığın eğitimin asıl ve hayati sorunu olan ‘güvenli okul, güvenli gelecek’ talebini görmezden gelmesi ve kamuoyunu tamamen şekilci meselelerle meşgul etmesi kabul edilemez” dedi.
Okulların güvenliğinin yalnızca polisiye yöntemlerle sağlanamayacağını belirten Öztürk, öğrencilerin suç öznesi olarak görülmesine yol açabilecek yaklaşımların da yanlış olduğunu söyledi.
“PDR Ve Sosyal Hizmet Uzmanları Görevlendirilmeli”
Eğitim Sen’in çözüm önerilerini de sıralayan Öztürk, okullarda psikolojik danışman, rehber öğretmen ve sosyal hizmet uzmanlarının daha etkin şekilde görevlendirilmesi gerektiğini belirtti. Öztürk, “Bizce çözüm yapısal sorunların ortadan kaldırılması, özellikle Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik (PDR) hizmetleri ile Sosyal Hizmet uzmanlarının eğitim sürecinin tam merkezine konulmasıyla mümkündür” ifadelerini kullandı.
Görevlendirmelerin yalnızca standart kontenjan hesabıyla yapılmaması gerektiğini savunan Öztürk, “Okullarda psikolojik danışman, rehber öğretmen ve sosyal hizmet uzmanlarının görevlendirilmesi sıradan kontenjan hesaplarına ya da masa başında belirlenen sayılara göre değil; her okulun bulunduğu çevrenin sosyo-ekonomik koşulları, öğrencilerin ihtiyaçları ve somut riskler dikkate alınarak planlanmalıdır” diye konuştu.
“Kalabalık Sınıflar Azaltılmalı”
Okullardaki güvenli eğitim ortamının sağlanması için sınıf mevcutlarının da azaltılması gerektiğini belirten Öztürk, özellikle bazı bölgelerdeki kalabalık sınıflara dikkat çekti. Öztürk, “Eğitim sisteminin önemli sorunlarından biri de özellikle bazı bölgelerdeki kalabalık sınıf mevcutlarıdır. Buralarda sınıf mevcutları azaltılmalı, öğrenciler ve eğitim emekçileri açısından daha sağlıklı ve güvenli eğitim ortamları oluşturulmalıdır” dedi.
“Müfredat Sadece Sınava Odaklanmamalı”
Müfredatın da öğrencilerin sosyal ve duygusal gelişimini destekleyecek şekilde ele alınması gerektiğini ifade eden Öztürk, öfke kontrolü ve akran zorbalığıyla mücadele gibi başlıkların yanı sıra kültür, sanat ve spor faaliyetlerinin güçlendirilmesi çağrısında bulundu. Öztürk, “Müfredat sadece sınava odaklı eleme ve yarıştırma mantığından çıkarılarak; öfke kontrolü, akran zorbalığıyla mücadele, kültür, sanat ve sporla desteklenen güçlü bir pedagojik yapıya kavuşturulmalıdır” ifadelerini kullandı. Okullardaki güvenliğin yalnızca polisiye tedbirlerle sağlanmaması gerektiğini belirten Öztürk, öğrencilerin sosyal, duygusal ve pedagojik ihtiyaçlarına yönelik destek mekanizmalarının güçlendirilmesini istedi.
“Bakan Tekin İstifa Etmelidir”
Basın açıklamasının sonunda Milli Eğitim Bakanlığı’na yönelik eleştirilerini sürdüren Öztürk, Bakan Yusuf Tekin’i sorumluluk almaya çağırdı. Öztürk, “Eğitim Sen olarak MEB’e, dolayısıyla Sayın Bakana hatırlatıyoruz; sorumlu sizsiniz, sorumluluktan kaçamazsınız. O nedenle Sayın Bakan Yusuf Tekin istifa etmelisiniz” dedi. Öğrencilerin ve eğitim emekçilerinin can güvenliğinin sağlanması gerektiğini vurgulayan Öztürk, yeni saldırıların önüne geçilmesi için acil önlemler alınması çağrısında bulundu. Öztürk, “Öğrencilerin ve eğitim emekçilerinin can güvenliğini sağlayan, güçlü pedagojik bağların kurulduğu nitelikli ve demokratik okul iklimi inşa etmek için derhal adım atılmalı. Yeni saldırıların önüne geçilmesi için de gereken önlemler acilen alınmalıdır” ifadelerini kullandı.