Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası (Eğitim Sen) Antalya Şubesi, Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in pedagojik ve sendikal yaklaşımlarına ilişkin kapsamlı bir rapor yayınladı. Bakan Tekin’in eğitim yönetim anlayışının liyakat yerine sadakati esas aldığı belirtilen açıklamada, bu durumun eğitim emekçilerinin mesleki onurunu zedelediği ifade edildi.

"Pedagoji Değil, İdeoloji Dayatılıyor"
Bakanlığın son dönemdeki uygulamalarının eleştirildiği açıklamada, öğretmenlerin sadece müfredat aktarıcısı konumuna indirgendiği savunuldu. Okul ikliminin otoriterleştiği belirtilen raporda şu ifadelere yer verildi:
“Yusuf Tekin öğretmenlere pedagoji yerine ideoloji dayatmaktadır. ÇEDES Projesi bunun en açık örneğidir. ‘İş dünyasının ihtiyaçlarını karşılayacağız’ diye pedagojik gerekliliklerden uzak MESEM uygulamalarında öğrenciler hem akademik hem bedensel zarar görmektedir. MESEM kapsamında hayatını yitiren onlarca öğrencimiz bulunmaktadır. Bu uygulamalar çocuk emeği sömürüsüne dönüşmüştür.”

"Okullar Raporlanan Kurumlar Haline Geldi"
Eğitim Sen Antalya Şubesi, müfredat değişikliklerinin bilimsel temelden yoksun olduğunu ve eğitim bileşenlerinin görüşü alınmadan yapıldığını iddia etti. Raporda, Antalya dahil 81 ildeki okulların fiziki altyapı sorunları ve öğrencilerin sağlıklı beslenmeye erişiminin ihmal edildiği vurgulanarak şunlar kaydedildi:
“Okulların fiziki altyapısı, temizlik ve beslenme koşulları ihmal edilirken; iktidarın eğitimi biçimlendirme iddiası taşıması kabul edilemez. Bakan, okulları öğretmen ve öğrenciler açısından gelişim alanı olmaktan çıkarıp sürekli denetlenen ve raporlanan kurumlar haline getirmiştir. Bu disiplinci anlayış sonucu pedagojik yaratıcılık ve özgür eleştirel düşünme biçimi ortadan kalkmıştır.”

Sendikal Ayrımcılık ve "Tarikat" Eleştirisi
Bakan Tekin’in kendilerine yönelik eleştirileri "ideolojik" diyerek yaftaladığını belirten sendika yönetimi, Bakanlığın tarikat ve cemaatlerle olan ilişkisini şu sözlerle eleştirdi:
“Bizzat kendisi tarikat ve cemaatlere STK diyerek eğitimin dinselleştirilmesine kapı aralamış ve bilimsel müfredat ögelerini tartışmaya açmıştır. ‘Aile’ kavramını kullanarak kadın eğitim emekçileri üzerinde dinî bir tahakküm oluşturma çabasına girişmiştir. Laik eğitim ilkesini törpüleyerek asıl hedefinin cumhuriyet değerleri olduğunu göstermiştir.”

Eğitim Sen’den Bakan Tekin’e Çağrı
Açıklamanın sonunda Bakan Yusuf Tekin’e çözüm önerileri sunan sendika, talepleri sıraladı. Her öğrenciye bir öğün ücretsiz yemek ve içilebilir su temin edilmesi gerektiğini dile getirdi. Gençlerin MESEM’lere mahkum edilmemesi gerektiğinin altını çizilirken, çocuk işçiliğinin önüne geçilmesinin önem arz ettiğini belirtti. Kariyer basamakları ve öğretmen akademisi gibi mesleği itibarsızlaştıran uygulamalardan vazgeçmemesi gerektiğini, bilimsel, laik ve kamusal eğitim anlayışına geri dönülmesi konusunda uyardı.
Eğitim Sen Antalya Şubesi, baskı ve itaat kültürüne karşı mesleki onurlarını ve bilimsel eğitim anlayışlarını savunmaya devam edeceklerini duyurdu.
Eğitim-İş'ten Soruşturmaya Antalya'da Tepki: 'Sendikal Haklar Yargılanıyor'
Eğitim-Sen Antalya Şubesi’den Cuma Düzenlemesine Tepki: Eğitim Tarikatlara Peşkeş Çekiliyor
