Eğitim-İş Antalya Şube Başkanı Sadık Acar, Memur-Sen kanadından gelen ve kamuoyunda büyük tepki çeken açıklamalara ilişkin zehir zemberek bir basın açıklaması yayımladı. Acar, söz konusu ifadelerin sendikal bir görüş değil, ideolojik bir husumetin belgesi olduğunu vurguladı.
"Sizin Rüyanız Bu Ülkenin Kâbusudur"
Memur-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın’ın kullandığı "100 yıllık narkoz" deyiminin, Cumhuriyet devrimleriyle olan bitmeyen hesaplaşmanın bir yansıması olduğunu belirten Sadık Acar, açıklamasında şu ifadelere yer verdi:
"Onlar, cehaletin karanlığından kurtulup fikri hür nesiller yetiştirmeyi ‘narkoz’ sanıyor; biz buna uyanış diyoruz. Onlar, kul olmayı fıtrat, biat etmeyi meziyet sayan bir düzeni özlüyor. Biz ise aklın ve bilimin rehberliğinde ayağa kalkmış bir milletin iradesini savunuyoruz. ‘Narkoz’ diye karalanan şey; bu toprakların makûs talihini yenen, tebaayı yurttaş yapan devrimci ruhtur. Sizin rüyanız, bu ülkenin kâbusudur; bizim uyanışımız ise Cumhuriyet’in en güçlü teminatıdır."
"Saray Kapılarında El Pençe Duranlardan Sendikacı Olmaz"
Eğitim sisteminin çöktüğünü, öğretmenlerin yoksulluk sınırının altında yaşam mücadelesi verdiğini hatırlatan Acar, yandaş sendikanın önceliğinin emekçi olmadığını savundu. Acar, eleştirilerini şöyle sürdürdü:
"Emekçi hakları gasp edilirken susanlardan, makam ve paye peşinde koşanlardan, saray kapılarında el pençe duranlardan, üyesi yoksulken yöneticileri zenginleşenlerden, sefalet zamlarına alkış tutanlardan sendikacı olmaz; olsa olsa figüran olur. Bugün okulların fiziki koşulları yetersiz, sınıflar kalabalık, eğitim sistemi yamalı bohça hâlinde. Ama yandaş sendikanın derdi öğretmenin hakkı ya da geçim derdi değil; iktidara hoş görünmek ve kendi konfor alanını korumaktır."
"Takiye Refleksiyle Çark Etmeye Başladılar"
Gelen tepkiler üzerine Memur-Sen’in geri adım atma çabalarını "takiye" olarak nitelendiren Eğitim-İş Antalya Şube Başkanı Sadık Acar, açıklamanın devamında şunları kaydetti:
"Üye kaybedeceğini anlayan Memur-Sen, en iyi bildikleri takiye refleksiyle çark etmeye başlamışlar. Kıt bilgileriyle tarih dersi vermeye kalkışıyorlar. Bu bir sendika açıklaması mı, yoksa propaganda metni mi? Kendisi gibi düşünmeyen herkesi provokatör ilan eden kibirli bir ton hâkim. Dün başka, bugün başka konuşanlar, hamasetle gerçek niyetlerini gizlemeye çalışmaktadır."
Tüm Kamu Emekçilerine İstifa Çağrısı
Sadık Acar, açıklamasını tüm eğitim çalışanlarına yönelik bir çağrı ile noktaladı:
"Eğitim-İş olarak biz talimatı saraydan değil, Başöğretmenimiz Mustafa Kemal Atatürk’ten alıyoruz. Asla susmayacağız. Cumhuriyetten, emekten ve aydınlanmadan yana olan tüm kamu emekçilerine sesleniyoruz: Emeği satan, saray kapılarında el pençe duran ve Cumhuriyet değerlerine savaş açanlarla aynı safta durmayın. Memur-Sen’den istifa edin ve gerçek sendikacılığın yanına geçin! Gücünü siyasetten değil, emeğin onurundan alan Eğitim-İş, Cumhuriyet ilkelerinin savunucusu olmaya devam edecektir."