Antalya
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
17°
Akdeniz Gerçek | Antalya | Karancı’dan DSİ Planına Kritik Uyarı: "Veri Üretmek Cesaret, Gereğini Yapmak İrade İster!"

Karancı’dan DSİ Planına Kritik Uyarı: "Veri Üretmek Cesaret, Gereğini Yapmak İrade İster!"

Dünyada yaşanan su krizi sonrası, Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü Antalya için kritik bir süreci başlattı. Antalya Havzası Master Planı danışmanlık hizmeti ihalesi için ön yeterlilik değerlendirmesi yapıldı.

Dünyada yaşanan su krizi sonrası, Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü Antalya için kritik bir süreci başlattı. Antalya Havzası Master Planı danışmanlık hizmeti ihalesi için ön yeterlilik değerlendirmesi yapıldı.

KAYNAK: Tayfun Akyatan
Karancı’dan DSİ Planına Kritik Uyarı: "Veri Üretmek Cesaret, Gereğini Yapmak İrade İster!"

Birleşmiş Milletler Üniversitesi (UNU) tarafından yapılan açıklamalarda; ormansızlaşma, kirlilik, toprak bozunumu, suyun aşırı tahsisi ve yeraltı suyu tükenmesinin küresel ısınmanın etkisiyle su arzına geri döndürülemez zarar verdiği belirtilmişti. Bu gelişmelerin ardından Devlet Su İşleri (DSİ) Genel Müdürlüğü Etüt, Planlama ve Tahsisler Dairesi Başkanlığı, Antalya’nın altyapısı ve doğal su kaynakları için kritik bir ihale sürecini başlattı. 9-20 Kasım 2026 tarihleri arasında Antalya’da düzenlenecek Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi’nin (BMİDÇS) 31. Taraflar Konferansı’nın (COP31) öncesinde başlatılan ihale dikkat çekti.

dsiden-antalya-icin-kritik-adim-antalya-havzasi-master-plani-ihalesi-baslatildi

ANTALYA HAVZASI MASTER PLANI HAZIRLANACAK

Türkiye’nin 25 su havzasından biri olan Antalya Havzası için “Antalya Havzası Master Planı” hazırlanacak. Plan kapsamında, Mevcut havza master planının su potansiyeli ve su kalitesi verileri güncellenecek. Arazi kullanım durumları analiz edilecek. Su kullanımları ve mevcut ihtiyaçlar belirlenecek. Uzaktan algılama teknolojileri kullanılarak güncel veriler oluşturulacak. Mevcut durum, gelişmeli durum ve iklim değişikliği etkisi altında kaynak-ihtiyaç dengesi ortaya konulacak. İlave su ihtiyaçları ve karşılanma yöntemleri teknik, ekonomik ve çevresel açıdan değerlendirilecek
Hazırlanacak çalışma, master plan düzeyinde stratejik bir yol haritası oluşturacak.

dsiden-antalya-icin-kritik-adim-antalya-havzasi-master-plani-ihalesi-baslatildi

İHALE SÜRECİ ANKARA’DA BAŞLADI

Antalya Havzası Master Planı danışmanlık hizmeti işi için ihale süreci resmen başlatıldı. İhalenin ön yeterlilik değerlendirmesi 12 Şubat 2026 tarihinde Ankara’da gerçekleştirildi. Ön yeterlilik değerlendirmesi sonucunda yeterli bulunan firmalar, şartnamede belirtilen kriterlere göre sıralanarak kısa listeye alınacak ve teklif vermeye davet edilecek.

dsiden-antalya-icin-kritik-adim-antalya-havzasi-master-plani-ihalesi-baslatildi

1155 GÜNLÜK SÜREDE TAMAMLANACAK

Danışmanlık hizmeti işi, sözleşmenin imzalanmasının ardından başlayacak. Projenin, işe başlama tarihinden itibaren 1155 gün içerisinde tamamlanması planlanıyor. Antalya Havzası’nda yer alan illeri kapsayacak çalışma, su kaynaklarının sürdürülebilir yönetimi açısından uzun vadeli planlama sürecini içerecek.

SU GÜVENLİĞİ AÇISINDAN GÜÇLÜ BİR ULUSAL ENVANTER OLACAK

Jeoloji Mühendisleri Odası Antalya Şube Başkanı Mustafa Karancı, projeye dair yaptığı açıklamada planlamanın hayati önemine dikkat çekerek şunları ifade etti:

"Biz her platformda su yönetiminin idari sınırlara göre değil, havza sınırlarına göre yapılmasını talep ettik. Türkiye’de toplam 25 su havzası bulunmaktadır. Antalya Havzası için başlatılan bu çalışma son derece kıymetli; ancak bunun tüm havzalar için eş zamanlı ve sistematik biçimde uygulanması gerekmektedir. Bu bize çok değerli bir veri seti sunacaktır. Böylelikle ülkemizin tüm yeraltı ve yerüstü su potansiyeli güncel verilerle yeniden değerlendirilecek, su güvenliği açısından güçlü bir ulusal envanter ortaya çıkacaktır.

"VERİ ÜRETMEK CESARET İSTER; AMA O VERİYE GÖRE HAREKET ETMEK İRADE İSTER"

Planın tek başına yeterli olmadığına dikkat çeken Karancı "Ancak plan yapmak tek başına yeterli değildir. Planın ortaya koyacağı sonuçlara göre uygulama adımlarının hızlı ve kararlı biçimde atılması gerekir. Eğer bir alt havzada su stresi varsa, eğer yeraltı su rezervleri düşüyorsa, eğer arz-talep dengesi bozulmuşsa; bunlara karşı yatırım projeksiyonları, rehabilitasyon çalışmaları, tasarruf önlemleri ve yeni kaynak alternatifleri gecikmeden devreye alınmalıdır. Bu yaklaşım yalnız Antalya için değil, Türkiye’nin 25 havzasının tamamı için uygulanmalıdır. Biz havza bazlı planlamayı her demeçte savunduk, savunmaya da devam edeceğiz. Plan hazırlayıp uygulamamak, gerçeği bilip gereğini yapmamaktan daha ağır bir sorumluluktur. Veri üretmek cesaret ister; ama o veriye göre hareket etmek irade ister. O irade mutlaka gösterilmeli." dedi.

2100 YILINA KADAR 3 KRİTİK SENARYO

Karancı, çalışmanın tek bir tahmine değil, gelecek senaryolarına dayandığını belirterek "Havza Master Planı tek bir tahmine dayalı bir çalışma değil, farklı dönemler ve farklı değişkenler esas alınarak senaryolar üzerinden projeksiyonlar hazırlanmış. Bu çerçevede; Yakın dönem 2040, orta dönem 2070 ve uzak dönem 2100 için su arz-talep dengesi analiz edilmektedir. Bu projeksiyonlarda; nüfus artışı, tarımsal üretim desenindeki değişim, sanayi ve turizm baskısı, yeraltı su seviyelerindeki eğilimler, iklim değişikliği senaryoları ve yağış rejimindeki olası değişimler birlikte değerlendirilerek modelleme yapılmaktadır.

Bu yaklaşım son derece önemlidir. Çünkü su yönetimi 5 yıllık değil, 50–80 yıllık bir perspektif gerektirir. 2040 bize yakın riskleri gösterir, 2070 sistem üzerindeki birikimli baskıyı ortaya koyar, 2100 ise iklim değişikliği altında en kritik tabloyu görmemizi sağlar. Bu plan aslında şunu yapıyor: 'Eğer hiçbir önlem alınmazsa ne olur?', 'Alternatif senaryolar devreye girerse tablo nasıl değişir?' Bunların cevabını bugünden önümüze koyuyor. Biz bu yaklaşımı son derece değerli buluyoruz. Ancak planların uygulamaya dönüşmesi, bu projeksiyonların yatırım kararlarına yansıması şarttır. Aksi halde, senaryolar rafta kalır; riskler sahada büyür." diye konuştu.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız