TMMOB Çevre Mühendisleri Odası Antalya Şubesi Yönetim Kurulu, 5 Haziran Dünya Çevre Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada iklim krizi, deniz kirliliği, biyolojik çeşitlilik kaybı ve plansız kentleşmenin Antalya başta olmak üzere tüm Akdeniz Havzası için ciddi tehdit oluşturduğunu vurguladı. Birleşmiş Milletler tarafından 2026 yılının temasının "İklim Eylemi" olarak belirlendiğine dikkat çekilen açıklamada, iklim krizinin artık geleceğin değil bugünün sorunu olduğu ifade edildi. Türkiye'de ise Çevre Haftası'nın "Dünya Bize Emanet" temasıyla kutlandığı hatırlatıldı.

Antalya'nın Doğal Mirası Tehdit Altında
Açıklamada Antalya'nın kıyıları, ormanları, sulak alanları, tarım arazileri ve zengin biyolojik çeşitliliğiyle Türkiye'nin en önemli doğal miraslarından biri olduğu belirtilirken, artan sıcaklıklar, kuraklık, orman yangınları, deniz kirliliği ve plansız kentleşmenin bu değerleri tehdit ettiği kaydedildi. Özellikle Akdeniz'de artan deniz kirliliğinin yalnızca ekosistemi değil, Antalya'nın temel gelir kaynakları arasında yer alan turizm ve balıkçılığı da olumsuz etkilediği vurgulandı.
"Sıfır Atık Bir Tercih Değil, Zorunluluk"
TMMOB Çevre Mühendisleri Odası Antalya Şubesi, sıfır atık yaklaşımının yalnızca atık yönetimi uygulaması olarak değil, üretimden tüketime kadar tüm süreçleri kapsayan bir kalkınma modeli olarak değerlendirilmesi gerektiğini belirtti. Açıklamada, Antalya'nın lokomotif sektörleri olan turizm ve tarımda kaynak verimliliğini esas alan uygulamaların yaygınlaştırılması gerektiği ifade edilirken, suyun, enerjinin ve hammaddelerin verimli kullanımının hem çevresel hem de ekonomik açıdan zorunluluk haline geldiği kaydedildi.
COP31 Antalya İçin Fırsat Olabilir
Açıklamada, bu yıl gerçekleştirilecek COP31 sürecinin Antalya açısından ayrı bir önem taşıdığı belirtilerek kentin uluslararası iklim diplomasisinin önemli merkezlerinden biri haline gelmesinin büyük bir fırsat sunduğu kaydedildi. COP31’e ev sahipliği yapacak bir kent olarak Antalya’nın iklim dostu ulaşım, yenilenebilir enerji, atık yönetimi, su verimliliği, biyolojik çeşitliliğin korunması ve sürdürülebilir turizm alanlarında örnek uygulamalar geliştirmesi gerektiği vurgulandı.
Doğa Temelli Çözümler Çağrısı
Kentlerin iklim değişikliğine karşı dirençli hale getirilmesinde doğa temelli çözümlerin önemine işaret edilen açıklamada, betonlaşmayı artıran yaklaşımlar yerine yeşil altyapılar, ekolojik koridorlar, geçirgen yüzeyler, kent ormanları, yağmur suyu yönetimi ve mavi-yeşil altyapı uygulamalarının yaygınlaştırılması gerektiği ifade edildi.
“Dünya Bize Emanet”
Açıklamanın sonunda çevrenin korunmasının yalnızca farkındalık oluşturmakla mümkün olmayacağı belirtilerek bilim temelli politikalar, etkin çevre yönetimi, güçlü denetimler ve toplumun tüm kesimlerinin katılımıyla somut adımlar atılması gerektiği vurgulandı.
TMMOB Çevre Mühendisleri Odası Antalya Şubesi Yönetim Kurulu, 5 Haziran Dünya Çevre Günü dolayısıyla tüm kurumları, yerel yönetimleri, özel sektörü ve vatandaşları doğal varlıkları korumaya, sıfır atık kültürünü yaygınlaştırmaya ve sürdürülebilir bir gelecek için sorumluluk almaya davet etti.