Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel, Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Grup Toplantısında açıklamalar yaptı. Özel’in konuşmasının odağında, “yolsuzluk ve rüşvet” soruşturması kapsamında tutuklanan ve görevinden uzaklaştırılan Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek yer aldı. Böcek, etkin pişmanlık kapsamında Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı'na ifade vermişti.

Akın Gürlek’i Hedef Aldı
CHP Genel Başkanı Özel, konuşmasında Akın Gürlek’i sert sözlerle eleştirerek, Muhittin Böcek hakkında aylar öncesinden “itirafçı olacak” yönünde açıklamalar yapılmasının tesadüf olmadığını savundu. Özel, soruşturma sürecinde delil üretme ve algı operasyonu yapıldığı iddiasında bulundu. Özel, “Biz bu 16 tapuyu açıkladığımız gün, kendisine ertesi gün bir şey söyle dediler. Cep telefonuyla, titreyen elleriyle, göz içine bakamayan ruh haliyle, 4 tane aktif tapuyu, o an üzerinde olan aktif tapuyu, öbürlerini filtrelemiş, gösteriyor. Üçünün de yanında üçgen var, o şu demek, son 3 ayda edinilmiş. Nereden edinilmiş? Şimdi laf lafı açıyor. Son 3 ayda nerede edinilmiş? Mahalden. Bir tanesi İzmir'de, ikisi Ankara'da. İzmir'dekilerden birinden bir topuklayan efenin izi çıkarsa şaşırma. Bunu da bu kenara yazayım, o söylediğimi anladı. Son 3 ayda edinilmiş. Bunu bana söyleyen o kadar emindi ki, İzmir'deki mahalin kim tarafından kime verildiğine, o gözle oraya da bakacağız. Dört tapuyu gösteriyor; göze bakamadan, basına bakamadan, yere bakarak dört tapuyu gösteriyor. Ve sonra diyor ki; Özgür Özel bu tapuları açıklarken iki şeyi var. Bir, asrın yolsuzluğunu örtmeye çalışıyor. Bir de diyor, kendisinin bir işi var; Muhittin Böcek itirafçı olacak, daha vakti var. 15 Ocak tarihinde, tarihi veriyor ağzıyla, videosu var, Manisa'da bir benzin istasyonunda bas çakışması var. Muhittin Böcek ona itiraf edecek, Özgür Özel o yüzden bunu yapmaya çalışıyor diyor” dedi.
“Ferdi'ye iftira atacak zihniyet tak diye kaldı”
Özel, Böcek’in Manisa’da para teslim ettiği yönündeki iddiaların kamera kayıtları, koruma polislerinin ifadeleri ve tanık beyanlarıyla çürütüldüğünü ileri sürdü. Özel, "Sonra ne oldu? Tam bunu söyledikten sonra. Muhittin Böcek'in şoförleri, korumaları ve o gün yanında olanlar ifadeye alındı. Beklenmedik bir şey oldu, beklediği şu: Muhittin Böcek orada baz vermiş, orada biri daha bizden baz verir Manisa'da, o kişiye yüklenirler, bu kişiye para verdi denirler. Muhittin Böcek'in şoförleri, bulunulan mekanın kamera kaydı, her şey Muhittin Böcek'in oraya gittiğini, sonra Manisa'ya doğru tek başına hareket ettiğini gösteriyor. Bir şey gösteremiyor. O gün söylediği tutar 50 milyon Euro; yani bir kamyonet para çantayla taşınacak gibi anlatılıyor, öyle ifade verilmiş falan. Muhittin Böcek'in de önüne bu ifadeyi 6 ay önce, ben getirdiklerinde söylemişim otobüsün üstünden, koyup Özgür Özel'e verilmek üzere 50 milyon Euro, sonra o gün 20 milyona düşürüyorlar, benzinlikte verdim diye imza at, çık kurtul diyorlar. Muhittin Böcek atmıyor. Bana, Cavit Arı'ya, kendisini ziyaret eden bütün milletvekillerimize bu belgeyi gösterdi. Altında İstanbul'daki bir savcının ifade imzasından getirmişler. Bunu imzala kurtul diyorlar, atmadı. Bakın ne oldu biliyor musunuz? Oradaki koruma polisinin cep telefonundan bir adres atıldığı ortaya çıktı. O adresi açıp kendileri gittikleri, kimseyle buluşmadıkları için. Adresi atanın rahmetli Ferdi Zeyrek olduğu ortaya çıktı. Ferdi Zeyrek'in Muhittin Bey'e konumu atıp "Burada bekliyorum abi" deyip, kendi proje ekibiyle 7 kişi, onu getiren ve yanında projeyi anlatacak kişilerle mimarlık ofisinde oturdukları, Manisa'nın adayı ya Ferdi, Antalya deneyimlerinden, toplu taşıma, hafif raylı sistem, ucuz su, halk ekmek çalıştıkları, sonra hep beraber Manisa kebabı yiyip vedalaştıkları o kadar şahidin önünde hiçbir yalnız kalma olmadığı gitti. Kolu verse, oraya Ferdi gidiverse, Ferdi'nin şoförü onları almaya gidiverse. Manisa'nın hiçbirimizin dolduramadığı meydanları, sokakları, cenazesi dolduran Ferdi kardeşimin, ölmüş ya, Ferdi'ye iftira atarak, Muhittin Böcek Ferdi'ye verdi paraları, nasılsa Ferdi bir şey diyemez, çıkamaz, Ferdi de o paraları Özgür'e verdi ya da şurada kullandı, burada kullandı deyip Ferdi'ye iftira atacak zihniyet tak diye kaldı" diye konuştu.
“Mahrem Görüntülerle Baskı Kuruldu”
Özel, Muhittin Böcek’in ailesine yönelik özel hayat görüntülerinin servis edildiğini öne sürerek, bu durumun soruşturma sürecinde psikolojik baskı amacı taşıdığını iddia etti. Özellikle Böcek’in oğlu Mustafa Gökhan Böcek’in bu gelişmeler sonrası ifade vermeye yönlendirildiğini savundu. Özel, "Sonra ne oldu biliyor musunuz? Devlete emanet cep telefonundan Muhittin Böcek'in oğlunun ve gelininin, gelininin kaydettiği eşiyle mahrem görüntülerinden bir tanesini kamuoyuna verdiler. Hatta dilim varmıyor ama bu iftirayı atan siteyi hala engellemiyorlar. Ele geçirilmiş bir delikanlının bir sitesi var, oradan, gelininin aslında Muhittin Böcek'in sevgilisi olduğu, çocuğun Muhittin Böcek'ten olduğu, oğluyla evlendirdiği gibi bir iğrenç iftirayla bir video servis ettiler. Devamı gelecek dediler. Gökhan bizde basından okuduk, Gökhan Böcek'in sinir krizi geçirdiği, "Tamam getirin ne istiyorsanız imzalayacağım" dediği ortaya çıktı. O gün gittiler, avukatların tutanağı var, savcıya demiş ki: 'Getir, ne istiyorsan imzalayacağım.' Savcı demiş ki (bu tabii Antalya Cumhuriyet Başsavcısı): "Bizim böyle bir usulümüz yok, biliyorsan anlatırsın." Sonra gitsen bir düşün, gitmiş, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığından Gökhan Böcek'e itirafçılık için bir şans verilmesine ertesi gün... Antalya'da yargılanıyorlar, İstanbul'da bir şey yok daha, Zuhal'i ama İstanbul'a götürmüşlerdi. Orada bir ifade... Ama Allah şaşırtacak ya, bunu namuslu bütün savcılar, hakimler hem dinlesin hem onlara minnetimi bilsin. Uzaktan bağlanıp da operasyon savcıları değil bağlanamayınca, bağlantı olmayınca, soruları yanlışlıkla, hesap edilmedik bir şekilde Gökhan Böcek'e Antalya'dan bir normal savcı soruyor. Diyor ki, bakın Manisa'daydı ya 15'inde, 15 günlük bir tarihler aralığı verip yine 15'ini hedefleyen. Ben gittim bu paraları Cumhuriyet Halk Partisi'nin 6. katında birinin söylediği birine verdim diyor. Şimdi bu kadar ifade verse yetecek, İstanbul'a yeter. Onlar siyaseten kullanacak, CHP'yi kirletecek, milletvekili kirletecek, partiyi genel başkanı kirletecek. Ha ha! Savcı şunu soruyor: Parayı nereden çektin? Bu kadar para çektin ya, önce 50 milyondu 20 milyondu, 1 milyon inmişler, sırt çantasına sığacak tutar 1 milyon Euro arkadaşlar. Diyor ki, Ankara'ya nasıl gittin? Uçakla gittim. Parayı nereden çektin? Para çekmedim, eşten dosttan topladım. Sonra ne yaptın? Uçakla gittim. Seni uçağa kim bindirdi? Normal savcı soruları bunlar, doğrulatacak ya yalan atıyorsa, hatırlamıyorum. Ankara'da uçaktan kim aldı? Hatırlamıyorum. Genel merkeze ne zaman gittin? Gününü söyle, bilmiyorum, uçağı biliyor gününü bilmiyor. Çünkü o tarihteki kamera kaydına ya da kayıtlara bakılacağını biliyor, 15 günlük bir süre veriyor o sürede gelmiştir gitmiştir diye hesap ediyor Ankara'ya, baz vermiştir diye hesap ediyor. Nasıl gittin 6. kata? Kapıya girdim, adını söyledim, 6. katta dediler, bu yazıyor arkadaşlar ilk ifade. Çıktım, kime verdin? Ben o ismi unuttum, 1.70 boylarında erkekti. Bu kadar. Peki senden parayı isteyenle konuştun mu? Telefonla konuşma, ben konuşmadım, o konuştu. Bu kadar parayı verdiğin kişinin adını bilmiyor musun, teyit almadın mı? Almadım, uzaklaştım" dedi.
“Muhittin Böcek partiyi suçlamadı”
Özel, "Sonra Muhittin Böcek'in ifadesi alınıyor. Muhittin Böcek okudunuz, adaylığımla ilgisi yok, partiye maddi her zaman olan bağışlardır, oğluma geniş zamanlı, parti bir şey isterse ver demiştim, Genel Başkan partinize sahip çıkın, maddi manevi arkasında olun kampanyanın demişti, geniş zamanlı talimatım vardı, geniş zamanlı aldı, almış götürmüş benim haberim yok. Çünkü Muhittin Bey'e mal varlığına el konulana kadar, adam otobüs muavinliğinden başlamış, kamyon muavinliği, otobüs şoförlüğü, kendi çalışmasıyla dünya kadar servet yapmış, malına çöktüler. Torununa iftira attılar, büyüyecek o çocuk büyüyecek, tarih önünde biz bunları ispatlamazsak o çocuk bu iftiralarla büyüyecek. AK Parti'nin kara düzeninin bunlara iftira attırmak için yapmasından büyüyecek. Devletin kayıtlarına sokuyorlar bunları ve mal varlığına çökünce diyorlar ki Muhittin Bey'e, ‘Oğlunun ifadesini doğrula, mallarını geri al’ oğlunun ifadesini doğrulayacak ama ben Akın Gürlek'in tapularını açıkladığımda. Akın Gürlek, Muhittin Böcek iftiracı olacak dediğinde kendi el yazısıyla yazıp kendi web sayfasından yayınlatmıştı, bakanı kandırıyorlar, bir kuruş verdiysem adi şerefsizim, ispatlamayan namussuz şerefsizdir diye. O o zaman da bunları söylese çıkardı bile ama mal varlığına da çöküp, çocuklarına bilmem ne yapıp, oğlunu çıldırtıp, gelini yapınca gördüğünüz gibi bir şey söylemiş. Muhittin Böcek'ten Gökhan'ın dediklerinin işte babamın talimatıyla değil ama geniş zamanlı söylemişti falan. Günü çakıştıramıyorlar ya. Zuhal Böcek'ten ifade alıyorlar, ek iddianame alıyorlar. Kocaman uçağı ben bıraktım, pardon kocaman uçaktan ben aldım, ya adam Ankara'sından gider, karısı Ankara'da kendisi Antalya'da nedense. Eşi onu alır, genel merkeze götürür de bunu hatırlamaz mı? Tanımıyorum, hatırlamıyorum kimin aldığını. Biri aldı hatırlamıyorum. Zuhal Böcek'in ifadesiyle Antalya'daki alınan normal ifadenin eksiklikleri giderilmeye çalışılıyor. Ve bunun üzerinden çıkmışlar, utanmadan sıkılmadan, şimdi Cumhuriyet Halk Partisi'nin kurumsal kimliğine, efendim aday olmadan önce aday gösterilmemiş, tam gösterilecekken para istenmiş. Muhittin Böcek de bugünkü ifadesinde dahi demiş: O gün DEM'e bir salon vermedi diye infial oldu, adaylık açıklamasından çekildi. Çünkü Kürt seçmen kırıldıysa seçilemez diye. Yeni anket yapıldı, anket gelmiş 3,5 puan önde çıkmış ertesi gün aday gösterilmiş elimizde. Ama o kadar salağız ki Muhittin Böcek'ten aldığımız parayı onun için anket yaptırmaya harcamış olabilir miyiz? Böyle bir çirkinlikle karşı karşıyayız. Bu bir örnek kişinin nasıl itirafçı, iftiracılığa zorlandığına ilişkin. " dedi.