8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü basın açıklaması, Kadın Kolları Başkanı ataması yapılmadığı için Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Antalya İl Başkanlığı’nca düzenlendi. Cumhuriyet Meydanı'nda düzenlenen başkansız törene CHP Antalya İl Başkanı Nail Kamacı, Antalya Milletvekili Aliye Coşar, CHP İlçe Kadın Kolları Başkanları ve yöneticileri katıldı.

Etkinlikte, Türkiye’deki kadın hakları mücadelesinin mevcut durumu eleştirildi. Çelenk sunma töreninin ardından CHP Kadın Kolları Merkez Yürütme Kurulu Üyesi Füsun Çevik Karaman’ın yaptığı basın açıklamasında, kadınların hem fiziksel hem de ekonomik şiddet kıskacında olduğu bir dönemin yaşandığı ifade edildi.

Eşitlik Mesajı Verildi
Açıklamada, kadınların siyasi ve toplumsal alandaki özne olma kararlılığı ön plana çıktı. Milletvekili Coşar ve beraberindeki heyet, kadınların seçme ve seçilme hakkını pek çok dünya ülkesinden önce elde ettiği Cumhuriyet değerlerine olan bağlılıklarını yineledi. Toplantıda, kadın düşmanı politikalara karşı Meclis’te ve sokakta sürdürülen mücadelenin bir bütün olduğu ve bu mücadelenin Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün çizdiği yolda kararlılıkla devam edeceği belirtildi.

Sömürü ve "Görünmeyen Emek" Vurgusu
8 Mart vesilesiyle yapılan açıklamada, kadınların sadece şiddetle değil, "görünmeyen emek sömürüsü" ile de boğuştuğu kaydedildi. Çocuk, yaşlı ve engelli bakımının yalnızca kadınların "doğal görevi" gibi yansıtılmasının toplumsal bir eşitsizlik yarattığına dikkat çekildi. Bu sorumluluğun kamusal bir görev olduğu hatırlatılarak, kadınların iş yaşamında terfi engelleriyle karşılaşması ve aynı işi yapmalarına rağmen daha düşük ücret alması adaletsiz bir düzen olarak tanımlandı. Yerel yönetimlerin açtığı kreşlerin, kadın istihdamını desteklemek adına hayati bir öneme sahip olduğu ve bakım yükünü annenin omuzlarından aldığı ifade edildi.

İstanbul Sözleşmesi ve 6284 Sayılı Kanun Kırmızı Çizgi
Açıklamanın en güçlü başlıklarından birini ise hukuki güvenceler oluşturdu. İstanbul Sözleşmesi’nden vazgeçilmediği ve 6284 sayılı kanunun etkin bir şekilde uygulanması gerektiği bir kez daha ilan edildi. Şüpheli kadın ölümlerinin karanlıkta bırakıldığı ve faillerin cezasızlıkla ödüllendirildiği bir dönemde, hayatta kalmanın bir "lütuf" değil, temel bir hak olduğu vurgulandı. Türkiye’nin demokratikleşmesinin ancak kadınların özgürleşmesiyle mümkün olacağı belirtilerek, "Yaşasın kadın dayanışması" sloganlarıyla açıklama sonlandırıldı.
CHP Antalya’da "Kadın İradesi" Krizi: 52 Gündür Koltuk Boş!
CHP Antalya’da Kadın Kolları Krizi: Atama Sürecinde İsimler Çarpıştı
CHP’de Antalya Krizi: Görevden Alınan Necla İnci Bayrak'a Destek Veren MYK Üyesi İstifa Etti