Antalya
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
17°
Akdeniz Gerçek | Antalya | Çevre Mühendisleri’nden TOKİ Alarmı: “Bu Yapılaşma Antalya’yı Susuz Bırakır”

Çevre Mühendisleri’nden TOKİ Alarmı: “Bu Yapılaşma Antalya’yı Susuz Bırakır”

TMMOB Çevre Mühendisleri Odası Antalya Şubesi, Antalya’nın Konyaaltı ilçesi Çakırlar Mahallesi’nde planlanan TOKİ projesine ilişkin kapsamlı bir bilimsel, teknik ve hukuki değerlendirme yayımladı.

TMMOB Çevre Mühendisleri Odası Antalya Şubesi, Antalya’nın Konyaaltı ilçesi Çakırlar Mahallesi’nde planlanan TOKİ projesine ilişkin kapsamlı bir bilimsel, teknik ve hukuki değerlendirme yayımladı.

KAYNAK: Buse Yeşil
Çevre Mühendisleri’nden TOKİ Alarmı: “Bu Yapılaşma Antalya’yı Susuz Bırakır”

TMMOB Çevre Mühendisleri Odası Antalya Şubesi, Antalya’nın Konyaaltı ilçesi Çakırlar Mahallesi’nde planlanan TOKİ projesine ilişkin kapsamlı bir bilimsel, teknik ve hukuki değerlendirme yayımladı. “Kamuoyunun Dikkatine!” başlığıyla paylaşılan açıklamada, projenin içme suyu güvenliğinden tarımsal üretime, taşkın riskinden ekosistem bütünlüğüne kadar birçok alanda ciddi sakıncalar barındırdığı vurgulandı.

“İçme ve Kullanma Suyu Güvenliği Risk Altında”

Açıklamada, Konyaaltı’nın içme ve kullanma suyu ihtiyacının önemli bir bölümünün Çakırlar ve çevresindeki yeraltı suyu havzasından karşılandığına dikkat çekildi. Çevre Mühendisleri Odası, bu havzanın iklim değişikliği nedeniyle azalan beslenim oranları, artan su çekimleri, yüksek geçirgenliğe sahip alüvyon ve karstik yapı ile kirliliğe karşı son derece hassas akifer özellikleri nedeniyle zaten kırılgan bir dengede olduğunu belirtti.

Bu koşullarda hayata geçirilecek yeni bir toplu konut projesinin, yeraltı suyunun miktar ve kalite dengesini bozacağı, uzun vadede Antalya’nın su güvenliğini telafisi mümkün olmayan biçimde tehlikeye atacağı ifade edildi.

Tarımsal Üretim ve Kırsal Ekonomi Uyarısı

Çakırlar ve çevresinin Antalya’nın önemli tarımsal üretim havzalarından biri olduğuna dikkat çekilen açıklamada, tarımsal faaliyetlerin doğrudan yeraltı suyu varlığına bağlı olduğu vurgulandı. Suyun azalmasının;

  • Tarımsal verimde düşüşe,

  • Sulama maliyetlerinde artışa,

  • Çiftçilerin üretimden çekilmesine,

  • Tarım alanlarının atıl kalmasına

neden olacağı belirtilerek, bunun yalnızca çevresel değil aynı zamanda sosyo-ekonomik bir kayıp yaratacağı ifade edildi.

cmo-toki

“Havza Bazlı Su Yönetimi Göz Ardı Ediliyor”

Çevre Mühendisleri Odası, ulusal mevzuat, kalkınma planları ve Avrupa Birliği su yönetimi yaklaşımının, su kaynaklarına ilişkin tüm planlama ve tahsis kararlarının havza ölçeğinde, bütüncül ve bilimsel analizlere dayanarak yapılmasını zorunlu kıldığını hatırlattı.

Ancak söz konusu projede yeraltı suyu beslenim-çekim dengesi, ekosistem su ihtiyacı, tarımsal su talebi, iklim değişikliği senaryoları ve havzanın taşıma kapasitesi gibi temel unsurların dikkate alınmadığı vurgulandı. Bu yaklaşımın çevre mühendisliği disiplininin temel ilkeleriyle bağdaşmadığı belirtildi.

Karstik Akifer ve Taşkın Riski Vurgusu

Açıklamada, proje alanının Antalya’nın içme suyu kaynakları açısından kritik öneme sahip karstik beslenim alanları içinde yer aldığı ifade edildi. Karstik sistemlerin kirleticileri çok hızlı ileten, doğal arıtma kapasitesi düşük ve kirlendiğinde geri dönüşü son derece zor hidrojeolojik yapılar olduğu hatırlatıldı.

Ayrıca DSİ kayıtlarına göre proje alanı ve çevresinin taşkın riski altında olduğu, Çandır Çayı’nın taşkın rejimi ve dere ıslah çalışmaları tamamlanmadan yapılacak yapılaşmanın can ve mal güvenliği açısından ciddi riskler doğuracağı vurgulandı.

“Kümülatif Etki Değerlendirmesi Yapılmadı”

Böylesi büyük ölçekli bir projede yeraltı suyu izleme programları, taşkın ve afet risk analizleri, altyapı yeterlilik raporları ve kümülatif çevresel etki değerlendirmelerinin zorunlu olmasına rağmen, bu çalışmaların kamuoyuyla paylaşılmadığına dikkat çekildi. Oda, bu durumun projenin bilimsel ve hukuki meşruiyetini ortadan kaldırdığını belirtti.

“Bu Şartlarda Yapılaşma Kabul Edilemez”

Açıklamanın sonuç bölümünde TMMOB Çevre Mühendisleri Odası şu net ifadeleri kullandı:

“Havza bazlı su yönetimi esas alınmadan, tarımsal üretim ve kırsal kalkınma göz ardı edilerek, içme suyu koruma alanları netleştirilmeden, taşkın ve afet riskleri giderilmeden, kümülatif çevresel etkiler değerlendirilmeden bu bölgede herhangi bir yapılaşma ve planlama süreci bilimsel, teknik ve hukuki açıdan kabul edilemezdir.”

Odanın Temel Talepleri

Çevre Mühendisleri Odası Antalya Şubesi, kamuoyuna şu talepleri duyurdu:

  • Projenin derhal durdurulması

  • Havza ölçeğinde bilimsel su bütçesi ve taşıma kapasitesi analizlerinin yapılması

  • Tarımsal üretim ve su ihtiyacını esas alan planlama yaklaşımının benimsenmesi

  • Bağımsız ve şeffaf bilimsel raporların kamuoyuna açıklanması

  • Afet ve taşkın riskleri giderilmeden yapılaşmaya izin verilmemesi

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız