Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) Yönetmeliği’nde değişiklik yaptı. 5 Mart 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan düzenleme ile yönetmelikte yer alan bazı tanımlar, karar türleri, askı ve ilan süreçleri ile rapor teslim süreleri güncellendi. Yapılan değişiklik sonrası düzenlemeye ilişkin TMMOB Çevre Mühendisleri Odası Antalya Şubesi Yönetim Kurulu adına Başkan Ceren Şahin, Akdeniz Gerçek'e özel değerlendirmelerde bulundu.

“BAZI YENİ FAALİYETLERİN ALINMASI OLUMLU”
Yönetmelikte yapılan değişikliklerin bazı yönleriyle olumlu olduğunu belirten Başkan Şahin, çevresel risklerin önlenmesi açısından daha kapsamlı düzenlemelere ihtiyaç olduğunu söyledi. Şahin, “Yapılan düzenlemelerde bazı yeni sanayi ve üretim faaliyetlerinin ÇED kapsamına alınması olumlu bir gelişme olarak görülmekle birlikte, değişikliklerin çevresel riskleri önlemek açısından yeterli olmadığı değerlendirilmektedir" dedi.

“İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ ANALİZLERİ EKSİK”
Dünyada ÇED süreçlerinin artık yalnızca çevresel kirlilik açısından değil iklim değişikliği ve doğal afet riskleri açısından da değerlendirildiğini ifade eden Şahin, “Bugün dünyada ÇED süreçleri yalnızca çevresel kirlilik açısından değil aynı zamanda iklim değişikliğine uyum, sera gazı emisyonları, su kaynakları üzerindeki baskı ve aşırı hava olayları riskleri açısından da değerlendirilmektedir. Türkiye’de yürürlükte olan yönetmelikte ise bu konulara ilişkin zorunlu teknik analizlerin yer almaması önemli bir eksikliktir" diye konuştu.
“SEL VE TAŞKIN RİSKLERİ DİKKATE ALINMALI”
Son yıllarda artan sel ve taşkın olaylarına dikkat çeken Şahin, ÇED süreçlerinde iklim projeksiyonlarına dayalı hidrolojik modellemelerin zorunlu hale getirilmesi gerektiğini vurguladı. Şahin, “Özellikle son yıllarda ülkemizde ve bölgemizde artan ani sel, taşkın ve su baskınları, altyapı ve arazi kullanım planlamasında iklim değişikliğinin yeterince dikkate alınmadığını göstermektedir" dedi.

“SESSİZ ONAY MEKANİZMASI RİSK”
Yönetmelikte yer alan “sessiz onay” uygulamasının ciddi bir kurumsal güvenlik açığı oluşturduğunu belirten Şahin, bu uygulamanın kaldırılması gerektiğini söyledi. Şahin, “30 gün içinde görüş bildirmeyen komisyon üyesi kurumların görüşlerinin olumlu kabul edilmesi denetim sorumluluğunu fiilen ortadan kaldırmakta ve çevresel risklerin fark edilmeden geçmesine zemin hazırlamaktadır" diye ifade etti.
“HALKIN KATILIMI GÜÇLENDİRİLMELİ”
ÇED süreçlerinde halkın katılımının yetersiz kaldığını belirten Şahin, toplantıların tek aşamayla sınırlı kalmaması gerektiğini ifade etti. Şahin, Avrupa Birliği’nde uygulanan çok aşamalı ve çevrimiçi katılım modellerinin Türkiye’de de uygulanması gerektiğini dile getirdi.
“BİLİMSEL KRİTERLERE DAYANMALI”
TMMOB Çevre Mühendisleri Odası Antalya Şubesi olarak bazı düzenlemelerin yapılması gerektiğini belirterek şu başlıklara dikkat çeken Şahin, "ÇED süreçlerinde iklim değişikliği etkilerinin zorunlu analiz haline getirilmesi, Büyük projelerde kümülatif çevresel etki değerlendirmesi yapılması Sel ve taşkın riskleri için hidrolojik ve iklim modellemelerinin zorunlu tutulması, ÇED kararlarının bilimsel ve şeffaf kriterlere dayandırılması, “Sessiz onay” uygulamasına son verilmesi ve Halkın katılımının iki aşamalı ve çevrimiçi sistemlerle güçlendirilmesi" dedi.
“SADECE BİR BÜROKRATİK SÜREÇ DEĞİLDİR”
Şahin açıklamasını şu sözlerle tamamladı: “Çevresel etki değerlendirmesi yalnızca yatırım süreçlerini hızlandıran bir idari prosedür değil, doğal varlıklarımızın ve yaşam alanlarımızın korunmasını sağlayan temel bir çevre politikası aracıdır.”
Antalya-Konya Yolu Göle Döndü: CHP'li Coşar’dan "Liyakatsizlik" Tepkisi!
Kurşunlu’da "Propaganda" Krizi! Yetkililer Toplantıyı İptal Etti, Nail Kamacı'dan sert tepki
Torosların Kalbi Alara Çayı’nda HES İnadı: Halk “Yeter!” Diyerek Meydana İniyor!