Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, Türkiye’nin 2026 yılında ev sahipliği yapacağı Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi 31. Taraflar Konferansı (COP31) kapsamında, COP31 Başkanı unvanıyla Antalya’da ilk resmi hazırlık toplantısını gerçekleştirdi.
COP31 Hazırlık Toplantısına Başkanlık Etti
Bakanlıktan yapılan açıklamaya göre Kurum, Antalya programı kapsamında TOKİ Konut Projesi kura çekiminin ardından Antalya EXPO Fuar Alanı ve çevresinde incelemelerde bulundu. Saha ziyaretlerinin ardından Antalya EXPO Kongre Merkezi’nde düzenlenen COP31 hazırlık toplantısına başkanlık etti.
Toplantıya Antalya Valisi Hulusi Şahin, TBMM NATO Parlamenter Asamblesi Türk Delegasyonu Başkanı ve Antalya Milletvekili Mevlüt Çavuşoğlu, bölge milletvekilleri, Antalya Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Büşra Özdemir, bakan yardımcıları ile 6 bakanlığın ve İletişim Başkanlığı’nın temsilcileri katıldı. Toplantıda hazırlık süreci, kurumların görevleri ve izlenecek yol haritası ele alındı.
Bakan Kurum: Dünyanın Gözü Antalya’da Olacak
İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, “Bu sene dünyanın gözü bir kez daha Antalya’da olacak. COP31’e 196 ülkeden 80 bini aşkın ziyaretçi gelecek. Türkiye’nin COP31 başkanlığıyla alınacak her kararda ülkemizin imzası olacak. Bu organizasyon Antalya’nın tanıtımına ve esnafına çok büyük katkı sağlayacak” dedi.

‘İklimin Kalbi Antalya Atacak’
COP31 sürecine ilişkin daha önce Akdeniz Gerçek Gazetesi'nde yayımlanan “İklimin Kalbi Antalya Atacak” başlıklı haberde, Antalya Büyükşehir Belediyesi Başkan Danışmanı Lokman Atasoy ile Songül Başkaya’nın yapmış olduğu röportajda yerel yönetimlerin sürece yaklaşımını ve beklentilerini kapsamlı şekilde değerlendirmişti.
Yerel Yönetimlerden Hazırlık Mesajı
Başkan Danışmanı Lokman Atasoy, COP31 ile Antalya’nın iki hafta boyunca iklim diplomasisinin merkezi olacağını vurgulayarak, organizasyonun başarısı için merkezi yönetim, valilik, belediyeler, STK’lar, akademisyenler ve kent halkının birlikte hareket etmesi gerektiğini ifade etmişti. Antalya’nın daha önce G20 Zirvesi, EXPO 2016 ve Diplomasi Forumu gibi büyük organizasyonlara ev sahipliği yapmasının önemli bir avantaj olduğuna dikkat çekmişti.
Ulaşım ve Kent Hazırlıkları Öne Çıkıyor
Röportajda en kritik başlıklardan biri olarak ulaşım öne çıktı. Atasoy, EXPO alanı merkezli bir planın yeterli olmayacağını, kentin geneline yayılan, hızlı ve çevre dostu toplu ulaşım ağlarının kurulması gerektiğini belirtti. Bakü’de düzenlenen COP29’dan örnek veren Atasoy, ücretsiz ve yönlendirici ulaşım ağlarının organizasyon başarısında belirleyici olduğunu aktardı.
“Antalya Mutabakatı” Vurgusu
Atasoy, COP31’in yalnızca bir zirve değil, kalıcı bir miras bırakması gerektiğini ifade ederek, zirvenin “Antalya Mutabakatı” veya “Antalya Yol Haritası” gibi küresel ölçekte anılabilecek bir sonuçla tarihe geçmesinin önemine dikkat çekti.
Uyum, iklim adaleti, iklim finansmanı ve kayıp-zarar başlıklarında somut uygulama takvimleri içeren kararların Antalya’dan çıkmasının kente uluslararası prestij kazandıracağını belirtti.
Antalya’ya Ne Kazandıracak?
Röportajda COP31’in Antalya’ya sağlayacağı katkılara da değinildi. Zirveyle birlikte turizm sezonu dışında kente büyük bir ekonomik hareketlilik gelmesi, otellerden ulaşıma, hizmet sektöründen esnafa kadar birçok alanda canlılık yaşanması bekleniyor.
Atasoy, yapılan harcamaların geçici bir gider olarak değil, kalıcı altyapı ve çevresel kazanımlar olarak görülmesi gerektiğini vurguladı.
COP31 Nedir?
Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi Taraflar Konferansı (COP), 197 ülkenin katılımıyla her yıl düzenleniyor. Sera gazı azaltımı, iklim finansmanı, kayıp ve zarar mekanizmaları ile Paris Anlaşması’nın uygulanmasına ilişkin kararlar bu zirvelerde alınıyor.
COP31’e ev sahipliği yapacak Antalya’nın, bu süreçle birlikte küresel ölçekte görünürlüğünü artırması ve sürdürülebilirlik alanında yeni bir konuma yükselmesi bekleniyor.






