Antalya
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
17°
Akdeniz Gerçek | Röportaj | İklimin Kalbi Antalya Atacak!

İklimin Kalbi Antalya Atacak!

Türkiye’nin gelecek yıl Kasım ayında ev sahipliği yapacağı Birleşmiş Milletler (BM) İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi'nin 31'inci Taraflar Konferansı Antalya’da olacak. Peki Antalya COP31’e hazır mı?

Türkiye’nin gelecek yıl Kasım ayında ev sahipliği yapacağı Birleşmiş Milletler (BM) İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi'nin 31'inci Taraflar Konferansı Antalya’da olacak. Peki Antalya COP31’e hazır mı?

KAYNAK: Songül Başkaya
İklimin Kalbi Antalya Atacak!

Antalya Büyükşehir Belediyesi Başkan Danışmanı olarak çevre konusundaki çalışmalarınızla ve çabalarınızla biliniyorsunuz. Çok önemli bir organizasyona Türkiye 2026 yılında ev sahipliği yapıyor ve ev sahibi İl Antalya. COP31’den bahsediyorum. Yerel yönetimler olarak üzerinize ne düşüyor? Antalya Büyükşehir Belediyesi olarak hangi gelişim ve çabalar içerisindesiniz ve ne bekliyorsunuz?

iklimin-kalbi-antalya-atacak

Çok teşekkür ederim, böyle önemli bir konuyu gündeme getirdiğiniz için. Evet Antalya'yı gerçekten çok önemli bir süreç bekliyor. Birleşmiş Milletler’in (BM) en büyük organizasyonu 196 ülkeden katılım olacak. Hükümet yetkilileri, bilim insanları, dünya liderleri, STK'lar, özel kuruluşlar, yerel yönetimler bunların hepsi Antalya'ya gelecek. Yani Antalya aslında iklim diplomasisinin merkezi olacak. İklimin kalbi Antalya’da atacak. Şimdi böylesine önemli bir organizasyon. Antalya G20 Zirvesi, EXPO 2016, Diplomasi Forumu gibi birçok sınavdan başarıyla geçti. Ama burada da yine aynı başarıyı göstermemiz son derece önemli. Bunu nasıl yapacağız? Bildiğiniz gibi işte COP31 Başkanlığı'nı artık Türkiye'nin aldığı COP31 için netleşti. Bugün de ilan edildi. Cumhurbaşkanlığı genelgesiyle Murat Kurum Bakanımız COP31’in Başkanı’dır artık resmi olarak. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, bu süreci koordinasyonunda yürütecek. Tabii bu koordinasyon esnasında yerel yönetimlere de mutlaka çok büyük roller verilecek. Yeri gelecek ulaşım, güvenlik, enformasyon, tanıtım, çevre yönetimi gibi birçok konuyu birlikte yürütmemiz gerekecek. Bir yıl gibi kısa bir süremiz var. Her ne kadar Antalya'nın büyük avantajları olsa da COP gibi küresel bir zirve için çok yönlü bir hazırlık gerekiyor. Yani burada valilik, belediyeler, akademisyenler, STK uzmanlarından oluşan koordinasyon masasıyla organizasyon sekretaryasının mutlaka oluşturulması gerekiyor. Bununla ilgili hazırlıklar yapıldığını tahmin ediyoruz. Uzman ekiplerin eğitimi bu çok önemli bir konu. Gönüllü ağ oluşturulması. Tanıtım ve iletişim ağı. Yerel halkın sürece hazırlanması. Siz yerel halkı eğer buna ikna etmezseniz ‘Ey ahali bakın Antalyalılar bu bizim için son derece önemli’ konusunu biz eğer anlatamazsak bunu avantaja çeviremeyiz. Şehrin lojistik olarak hazırlanması, konaklama koordinasyonu, kongre alanları, yan etkinlik alanları, çevresel sürdürülebilirlik hazırlıkları gibi birçok alanda çalışmaların belirlenmesi lazım. Tabii Antalya'nın en büyük sorunlarından biri olan kent içi ulaşım için de öncelikle yatırımların hızlanması gerekiyor.

Sanıyorum burada önemli noktalardan biri de ulaşım…

Antalya Büyükşehir Belediyemizin toplu taşıma sistemlerinin etkinlik alanı ve çevresinde güçlendirilmesi gerekir. Ulaşım planlaması sadece o lokasyonla sınırlı kalmamalı. Evet etkinlikler EXPO’da yapılacak. Kesinleşti. Çoğunluk konaklama olarak belki oraya yakın bölgeleri tercih edilecek ama daha farklı lokasyonları da tercih edilebilir. Çünkü bu 9-20 Kasım arasındaki büyük bir zamanı içeriyor. Evet tamam bir iklim diplomasisi burada konuşulmalı, Antalya tarihe not düşmeli mutlaka ama bu kadar insan gelmişken de esnafıyla, tüccarıyla, halkıyla da entegre olabilecek, kaynaşabilecek alanlar oluşturmamız lazım. Dolayısıyla oradaki insanları, misafirleri bizim halkın içerisine, kent içine de yönlendirecek bir ulaşım planının olması lazım. COP31 ulaşım planı. Ben COP-29’a katıldım Bakü'de. Daha iner inmez havaalanından gittiğimiz yerlerde ücretsiz ulaşım ağları, yönlendirmeler ve tabii gideceğimiz restorana kadar aslında gideceğimiz yere kadar yönlendiriyordu. Bu aslında organizasyon kolaylığı, misafirperverlik, ağırlama her yönüyle ele alınması gerektiren bir konu. Ben eminim ki birçok insan ilk defa Antalya'yı görecek. Belki bir önyargıyla gelecek ama dünyanın en güzel şehriyle karşılaştığı zaman burada ayrı bir bağ oluşacağını ben düşünüyorum. Dolayısıyla bunu biz avantaja çevirebiliriz. Bu potansiyelimiz var. Bunu el birliğiyle hep beraber sadece merkezi hükümetin veya yerel yönetim sorumluluğuyla değil, ticaret ve sanayi odamızla, esnaflarımızla tabii ki halkımızla inanarak çok iyi bir şekilde ağırlayıp göndermemiz gerektiğini düşünüyoruz ve hafızasında iyi bir Antalya imajıyla gitmesi lazım ve kentimize yine tekrar gelmesini hedeflemeliyiz. Burada evet hızlı, kesintisiz ve çevre dostu toplu ulaşımın desteklenmesi çok önem taşıyor. Bu desteği bekliyoruz son derece önemli bir konu bizim için. Yani eğer biz onlara bu imkanları sağlayamazsak ulaşamadığınız yer sizin değildir, gidemezsiniz ve bunlar sadece otelden konferans alanına gidip gelmekle yetinebilirler. Bunu aşabileceğimizi biz umuyoruz. Hedeflediğimiz COP31 başarısı tüm kesimlerin süreci dahil olacağı, planlı, kurallı, akılcı ve adil bir stratejiyle mümkün olacağına inanıyoruz. Şimdi eğer biz bunu başarabilirsek iyi bir sınav vereceğimize inanıyoruz.

iklimin-kalbi-antalya-atacak

COP31 konusunda yerel ya da bakanlık düzeyinde sizin temasınız ya da kurumunuzun bir teması oldu mu?

Ziyaret ettik. Çevre Bakanlığı yetkilileri bizi çok iyi karşıladılar. Ve bu iş birliğinin zaten olacağını ve böyle bir niyetin bizden iletilmesini de memnuniyetle karşıladılar. Bildiğim kadarıyla şu anda mimari alan olarak EXPO’da bir çalışma yapılıyor. Ama koordinasyon anlamında tarafları bir araya getirecek ve koordine edecek çalışmalar da olacak. Biz belediye olarak en azından ilgili paydaşları Ocak ayında bir araya getirmeyi düşünüyoruz. En azından süreci değerlendirip beraber en azından konuşmayı düşünüyoruz. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğümüzle de beraber ve artık yavaş yavaş hatta belki de hızlı bir şekilde adapte olmamız lazım

iklimin-kalbi-antalya-atacak

Sanıyorum Resmi Gazete’de yayınlandı ve yürürlüğe girdi. Yılbaşından sonra bakanlık düzeyinde de burada il müdürlüğü düzeyinde de bu çalışmalar başlayacak ama sizin buna hevesli olmanız, istekli olmanız ve katkı koyacak olmanız, önerilerinizi sunmanız da çok önemli ve değerli diye düşünüyorum. Peki son olarak ifade etmek gerekirse COP31’in teması ne olmalı sizce?

Şimdi tabii daha önceki temalara şöyle bir baktığımızda COP29 yani 2024 yılında Azerbaycan Bakü'de yapılan tema iklim finansmanı şeklindeydi. COP30 Brezilya Belen'de yapılan ise uygulama ve doğa temelli bir konu seçilmişti. Yani COP29 aslında parayı konuştu. COP30 ise verilen sözlerin gerçekten hayata geçip geçmediğini sorgulayan bir toplantı oldu. COP31 Antalya ana konusunun ne olacağı mutlaka bakanlık düzeyinde şu anda görüşülüyor, konuşuluyor. Mutlaka bir karar verilecek. Ama biz şahsen Antalya isminin geçeceği bir şey istiyoruz. Yani yeni bir bağlayıcı sözleşme yerine yani bu Paris İklim Antlaşması, Kyoto Sözleşmesi gibi bir sözleşme yerine ki bu çok uzak görünüyor. Bunun yerine çok güçlü bir siyasi ve uygulamaya dönük çerçeve karar üretilebilir ve bu karar tarihte Antalya mutabakatı veya Antalya yol haritası gibi bir isimle geçebilir. Böylelikle Antalya'yı tarihe geçirecek ve herkesin hafızasına kazınacak bir şey olmasını biz arzu ediyoruz. Bu uyum, adaptasyon, iklim finansmanı, iklim adaleti, kayıp zararı ve iklimden en çok etkilenen ülkeler için somut uygulama takvimleri koyan artık erteleme yok diyen bir dönüm noktası olmasını arzu ediyoruz.

“Antalya mutabakata hazır” diyoruz o zaman.

İnşallah öyle olur ama ya bu bizim tabii önerimiz daha iyi fikirler gelebilir, daha iyi konular gelebilir. Şimdi biz onun önüne bir şey gibi sunmayalım. Ama bizim gönlümüzden geçen böyle bir şey.

Bu bir temenni zaten sizin tarafınızdan atılan. Mesela ‘Antalya mutabakatı’ dedik. Gazeteci olarak manşetim ‘Antalya mutabakata hazır’. Flaş bir başlık. Neden Antalya mutabakata hazır? COP31 ile ilgili bu kadar hevesli bir girişimin hemen başlıyor olması bu hazırlığı ifade ediyor. Öbür taraftan da sizin tema önerinizde Antalya’nın içinde olduğu bir mutabakat veya bir temanın dile getirilmesi bunu tetikliyor.

‘İsterseniz COP31’in Antalya'ya faydası ne olacak?’ kısmına da bakalım. Çünkü bu konu aslında en çok sorulacak olan konu olacak. Yani ilk defa COP’u duyan binlerce kişi olacak belki. Yani bana ne getirecek? Tabii 100-150 bin insan gelecek. Zaten yeterince trafik var. Yeterince burası kalabalık bir şehir diyebilir insanlar. Gerçekten bunu çok iyi anlatmak lazım. Bir kere iş birliğiyle en iyi şekilde hazırlanmalıyız. COP31’e Antalya ev sahipliğimizin kente birçok kazanımı olacak. Yani bu sadece Antalya'nın tatil veya turizm merkezi olarak değil. İklim diplomasisi ve sürdürülebilirlik merkezi olarak da konumlandırılmasını sağlayacak. 2026 Kasım ayı döneminde oteller, restoranlar, ulaşım, yan sektörler için dolayısıyla halkımız için ciddi bir ekonomik canlılık olacağını da bekliyoruz. Öte yandan tahsis edilecek birçok salon, görev alacak binlerce görevli ve gönüllü olacak. Altyapı, üst yapı, lojistik destek anlamında birçok düzenlemenin yapılması gerekecektir. Ancak maliyeti sadece gider olarak görmek yanlış olur. Yani bu konu çok önemli. Evet giderler olacak ama bizim için asıl önemli olan harcanan her kaynağın kalıcı bir mirasa dönmesidir.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız