Antalya Ticaret ve Sanayi Odası (ATSO) Şubat Ayı Olağan Meclis Toplantısı, ATSO Meclis Salonu’nda Meclis Başkanı Ahmet Öztürk başkanlığında gerçekleştirildi. Toplantıda konuşan ATSO Yönetim Kurulu Başkanı Yusuf Hacısüleyman, konut üretim maliyetlerinin düşmediğini ve fiyatlarda gerileme yaşanmadığını belirterek yeni bir model önerdi.

“HAZİNE ARAZİSİ MODELİ UYGULANABİLİR”
Toplu Konut İdaresi Başkanlığı (TOKİ) tarafından 81 ilde 500 bin sosyal konut inşa etme sürecine değinen Başkan Hacısüleyman, “Konut üretim maliyetleri bir türlü düşmüyor ama bunu yapmak zorundayız. TOKİ’nin yaptığı 500 bin sosyal konut projesinin Antalya ayağını inceledik. Güzel bir çalışma. Toplam başvuru 113 bin başvuru yapıldı. 97 bin başvuru kabul edildi. Bu kabul edilen başvurudan 13 bin 213 kişi veya aile ev sahibi oldu. Diğer 85 bin kişi daha konut hayali ile yaşarken bu karşılanamadı. Bu ihtiyacı gidermemiz lazım" dedi.
Hacısüleyman, ABD, Çin ve İngiltere başta olmak üzere birçok ülkede hazine arazilerinin konut yapımı için tahsis edildiğini belirterek şu öneriyi sundu:
“Hazine arazileri inşaat firmalarına tahsis edilerek, arsa devletin olmak şartıyla oturanlar kira öder gibi konut sahibi olabilir. Deniz kıyısında bulunan otellerin yüzde 90’ında arazi tahsis edilmiştir ve devletindir. Turizmde uygulanan modelin benzeri konut için hayata geçirilebilir. Bu öneri çalışma yaptık ve bakanlığımıza sunmayı planlıyoruz”
Bu modelde arsa mülkiyeti devlette kalacak, vatandaş ise uzun vadeli ödeme sistemiyle konut sahibi olabilecek.
“TAKSİTLE YAŞIYORUZ”
Toplantıda yalnızca konut değil, tüketim alışkanlıkları da gündeme geldi. 2025 yılında banka ve kredi kartı ile yapılan harcamanın 23 trilyon 232 milyar liraya ulaştığını belirten Hacısüleyman, borçlanarak yaşam kültürüne dikkat çekti. Hacısüleyman, “Yemek için harcama 1,4 trilyonluk tutar, toplam harcamanın yüzde 6’sını oluşturdu. Konaklama ve seyahat için 875 milyar, eğitim ve kırtasiye için de 614 milyar lira harcama yaptık. Turizm sektöründe de borçlanarak tatil yapıyoruz. Taksitle tatil yapar hale geldik. Avrupa’da olmayan bu harcama sistemi sürdürülemez. Ödeme zamanı geldiğinde minimum ödeme tutarını zor ödeyebilen bir toplam haline geldik. Bu sistemi gözden geçirip düzeltmemiz gerekiyor.”