Antalya
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
19°
Akdeniz Gerçek | Antalya | Asrın Felaketi İkinci Yılında Anıldı: Antalya Bir Afet Şehri

Asrın Felaketi İkinci Yılında Anıldı: Antalya Bir Afet Şehri

6 Şubat depreminde Malatya Valisi olarak görev yapan Antalya Valisi Hulusi Şahin, şehirlerin güvenli inşa edilmesi gerektiğini vurguladı.

6 Şubat depreminde Malatya Valisi olarak görev yapan Antalya Valisi Hulusi Şahin, şehirlerin güvenli inşa edilmesi gerektiğini vurguladı.

Asrın Felaketi İkinci Yılında Anıldı: Antalya Bir Afet Şehri

Asrın felaketi olarak nitelendirilen ve 6 Şubat 2023 tarihinde meydana gelen Kahramanmaraş merkezli depremlerin ikinci yıl dönümü nedeniyle Antalya'da anma programı düzenlendi. Programa Antalya Valisi Hulusi Şahin, Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Cemil Böcek, Vali Yardımcıları, İl Afet ve Acil Durum Müdürü Necmi Erçin, kamu kurum ve kuruluş müdürleri ile gönüllüler katıldı. Programda AFAD'dan akredite alan STK gönüllülerine arma takıldı. 

Antalya Valiliği ve AFAD tarafından Erdem Bayazıt Kültür Merkezi'nde gerçekleştirilen programda, depremlerde hayatını kaybedenler için Kur'an-ı Kerim ve dualar okundu. 

Asrın Felaketi İkinci Yılında Antalya'da Anıldı 2

"Kelimeler Tarif Edemez"

Deprem sırasında Malatya Valisi olan Antalya Valisi Hulusi Şahin o dönem yaşadıklarını şu sözlerle aktardı:

"6 Şubat sabahı yaşadıklarımızı kelimeler tarif edemez. 6 Şubat'ın tam bu saatlerinde benim karşılaştığım konuları Allah kimseyi bir daha yaşatmasın, göstermesin. Birinci deprem olmuş. Ekiplerimizi elimizde ne kadar varsa yıkılan binaların enkazlarına göndermişiz. Hepsi çalışıyorlar. Enkaz altından insanlarımızı kurtarmaya çalışıyorlar. O arada ikinci deprem oluyor ve şöyle haber geliyor; ‘Arama kurtarma ekiplerimizin üzerine binalar devrildi. Ekiplerimiz enkaz altında kaldı.' Nasıl bir duygu yaşadığımızı hayal edebiliyor musunuz? Çok ağır bir imtihan. Bir taraftan haber geliyor, Malatya'yı güneye bağlayan Erkenek Tüneli yıkıldı. Bir telefon geliyor, kuzeye bağlayan viyadük yıkıldı. Bir haber geliyor, batıya bağlayan yol tipi nedeniyle kapalı. Bir başka haber geliyor. İçme suyu çamur akıyor. İçme suyu hattını kullanamıyorsunuz. Bir başka haber geliyor. Tipi nedeniyle uçaklar inemiyor. Aynı anda yaşamış olduğumuz sayısız büyük felaket. Bu büyük felaketin altından nasıl kalktık gerçekten?" 

Asrın Felaketi İkinci Yılında Antalya'da Anıldı 4

"Deprem Başka Bir Afete Benzemiyor"

Yardım ve dayanışmanın büyük bir organizasyon gerektirdiğini ifade eden Vali Hulusi Şahin, "Ben şimdi bu milletin gücüne bir kere daha iman ediyorum ki bu millet öyle zannedildiği gibi bir millet değil, çok güçlü bir millet. Birkaç saat içerisinde nereden geldiklerini anlamadığımız böyle melekler geldi ve araçlarla ekmekler, sular, sayısız yardım malzemesi akmaya başladı. Saatler ilerledikçe o kadar çok destek ve o kadar çok yardım geldi ki bunları tasnif etmeye yetişemez olduk. Deprem başka bir afete benzemiyor. Diğer afetlerde afet bölgesi zarar görür ama hayat devam eder, halbuki depremde sadece binalar yıkılmıyor. Bütün şehrin tüm yapısı elden çıkıyor ve o şehirde yaşayan herkes depremzede oluyor. İster binası yıkılsın ister yıkılmasın. Öyle bir durumda koca bir şehrin tüm ihtiyaçlarını karşılaşmanız lazım. Toplumların kalitesini, toplumların zor zamanlardaki dayanışma kültürü belirler. Biz çok iyi bir sınav verdik. Bunu sadece biz söylemiyoruz. Dünyanın çok sayıda milleti oraya desteğe geldi. Onların yetkilileriyle de konuştuk, onlardan da aynı geri dönüşleri aldık" dedi.

Asrın Felaketi İkinci Yılında Antalya'da Anıldı 3

"Mezarlar, Mezarlıklar Yapmayalım"

Bir depremzedenin sözlerini aktaran Vali Şahin, "Hiç unutmuyorum. Malatya'da eşini, üç kızını kaybetmiş olan bir vatandaş şöyle demişti; ‘Ben meğer ev almamışım? Çocuklarıma tabut almışım. Çocuklarıma mezar almışım.' Ev yapalım, insanlara yaşayabilecekleri şehirler kuralım. Mezarlar, mezarlıklar yapmayalım. Bunun için kural neyse kurala uyalım. İş ahlakımızı yaptığımız her işte öncelikli olarak kendimize bir görev edinelim" diye konuştu.

"Antalya Bir Afet Şehri"

Antalya'nın da bir afet şehri olduğunu belirten Antalya Valisi Hulusi Şahin, doğal afetlere karşı her an hazırlıklı olunmasının önemine vurgu yaparak, "Antalya bir afet şehri, bunu hiç unutmayınız. Afet tanımlamaya kalkarsanız, depremle beraber başlayalım. Antik kentlerimiz var değil mi? Hepsi yıkık. Bunların önemli bir kısmı depremden yıkılmış, özellikle batı Antalya'dakiler. Dolayısıyla burası depremden azade bir şehir değil. Sel, Antalya bir sel şehri. Yangın, bakın şu anda bir yangınımız var şubat ayında. Arkadaşlarımız müdahale ediyor, kontrol altına almak üzereler. Çok büyük bir yangını da yine şu yakın zamanda yaşadık. Hani en olmaz ne olabilir Antalya için? Çığ değil mi? Antalya'da çığ oldu. Bu kış bir vatandaşımızı kaybettik. Antalya tam bir afet şehri. O yüzden hazırlıklı olmamız lazım. Bu arada sadece bizde olur ve buna hazırlıklı oluruz. Bu yaklaşım da doğru değil. Antalya bir dünya şehri. Türkiye'nin ve dünyanın herhangi bir yerinde yaşanabilecek bir afette biz Antalya olarak onların yardımına öncelikle koşmak sorumluluğundayız. Bu sorumluluğu hissedelim." dedi.

"Küçük Hatalar Büyük Felaketlere Sebebiyet Verir"

Vali Şahin sözlerini şöyle sonlandırdı:

"Hangi işi yapıyorsak o işin gereği neyse onu yapmayı ilke edinelim. Bunu herkese öğretelim ve denetleyelim. Eğer bunu yaparsak emin olun şehirlerimiz depremle diğer afetlere karşı çok daha güvende olur. Yeter ki işimizi doğru yapalım, şehirlerimizi doğru kuralım, binalarımızı doğru yapalım. En son 78 evladımızı kaybettiğimiz Bolu'daki yangın benzeri değil mi? Basit bir mutfak kazası nasıl devasa bir felakete, bir faciaya sebebiyet verir? Doğru hamle yapılsaydı, doğru müdahale yapılsaydı o mutfak kazası belki de hiç haberimiz olmayacak şekilde 15 saniyede çözülecekti, o 78 vatan evladı bugün aramızda olacaktı. Küçük hatalar büyük felaketlere sebebiyet verir. Bu da en hassas olmak zorunda olduğumuz konu diye düşünüyorum."

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız