Antalya Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler Odası (ASMO), 1–7 Mart Muhasebe Haftası kapsamında kamuoyuna yönelik bir açıklama yayımladı. Açıklamada, Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlik ve Yeminli Mali Müşavirlik mesleğinin ülke ekonomisine sunduğu katkının altı çizilirken, mevcut düzenlemelerin mesleği ciddi risklerle karşı karşıya bıraktığı ifade edildi.

“MUHASEBE EKONOMİNİN GÜVENCESİDİR”
Açıklamada, muhasebenin işletmelerin mali işlemlerini belgeye dayalı ve standartlara uygun şekilde kaydeden, raporlayan ve yorumlayan uygulamalı bir bilim dalı olduğu vurgulandı. Mali müşavirlerin ise bu süreçte üretilen finansal verilerin doğruluğunu ve mevzuata uygunluğunu denetleyen temel aktörler olduğu belirtildi.
Meslek mensuplarının önemli bir kamusal sorumluluk üstlendiği kaydedilerek, yetki ve sorumluluklarının devredilemez nitelikte olduğu ifade edildi. Türkiye’de mali müşavirlik mesleğinin dayanağının Anayasa’nın 135’inci maddesi, 3568 sayılı Kanun, Vergi Kanunları ve Türk Ticaret Kanunu olduğu hatırlatıldı.
“VERGİ SİSTEMİNDE YAPISAL RİSKLER VAR”
Türk vergi sisteminin bütünlüğünü ve mali disiplinini ilgilendiren gelişmelerin dikkatle değerlendirilmesi gerektiği belirtilen açıklamada, beyannameli sistem ve kayıt dışılıkla mücadeleye yönelik düzenlemelerin kamu yararı ve mesleki uzmanlık ilkeleri çerçevesinde ele alınmasının hayati önem taşıdığı kaydedildi. Yüz binlerce mükellefi ve milyonlarca beyanname sürecini doğrudan etkileyen uygulamaların ancak yeterli mesleki bilgi ve sorumluluk bilinciyle yürütülebileceği vurgulandı.

586 SIRA NO’LU TEBLİĞE TEPKİ
Açıklamada, mesleki yetkinliği bulunmayan bazı esnaf odalarına muhasebe yapma ve beyanname verme yetkisi tanıyan 586 Sıra No’lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği’nin yasal dayanaktan yoksun olduğu ve kabul edilemez nitelik taşıdığı ifade edildi.
ASMO, mali müşavirlerin iş dünyasının güvenilir çözüm ortakları ve ülkenin mali hafızasının taşıyıcıları olduğu belirtilerek, mesleğin güçlendirilmesinin sürdürülebilir kalkınma açısından vazgeçilmez olduğu kaydedildi.