Antalya'da yaşayan 12 yaşındaki Ege Özkan, sanata olan yatkınlığı ve disiplinli çalışmasıyla Türkiye dans camiasının gündemine oturdu.
Küçük yaşlardan itibaren sanatla iç içe büyüyen Ege, 6 yaşındayken Antalya Büyükşehir Belediyesi bünyesindeki kurslarda Latin danslarıyla tanıştı ve 4 yıl önce de piyano eğitimi almaya başladı. Geçen yıl babasının iş yerinde düzenlenen özel bir etkinlikte tango eğitmenleri Dilara Zorlu ve Doğan Ozan Gedik’in performansından etkilenen Ege Özkan, Antalya Büyükşehir Belediyesi İsmail Baha Sürelsan Konservatuvarı çatısı altında profesyonel eğitim almaya başladı. Ege Özkan, eğitmenlerinin rehberliğinde sadece 1 yıl gibi çok kısa bir sürede gelişim göstererek Eskişehir'de düzenlenen Türkiye Şampiyonası'na katıldı.

Sahnedeki Doğaçlama Dansıyla Jüriyi Etkiledi
Antalyalı Ege Özkan, şampiyona öncesinde İzmir'de yaşayan ve kendisinden 4 yaş büyük olan partneri Yağmur ile 3 hafta boyunca yoğun bir koreografi çalışması gerçekleştirdi. 4 büyük tango orkestrasının eserlerine tamamen doğaçlama olarak dans edilen zorlu pistte, Ege'nin sergilediği performans izleyenlerden beğeni topladı. Ege, seçici jüriden tam puan alarak Antalya'ya 4 büyük kupa ile dönmeyi başardı.

Yarışmadaki unutulmaz deneyimlerini aktaran Ege Özkan, “Yarışma günü Yağmur'la çıktık, şovumuzu yaptık. 4 büyük orkestranın olduğu ve o şarkılara doğaçlama dans ettiğimiz kategoride yarıştık. Orada büyükler vardı, kendi kategorimizde yarıştık ama birinci olduk. Çok eğlenceliydi benim için. Daha önce hiç tangoda yarışmaya girmediğim için çok farklı bir deneyimdi. Çok eğlenceliydi ve içimde heyecan vardı, kendimden büyüklerle yarışyordum. Birincilik elde ettikten sonra çok mutlu oldum, çünkü bir şeyleri başarmışlık hissi geldi. 1 yıl boyunca çalışmıştık ve böyle büyük başarılar elde etmek beni çok mutlu etti" dedi.

Hedef Dünya Sahneleri
Piyanoda büyük konserler vermeyi ve tangoda dünya çapında şovlar yapmayı hedefleyen genç şampiyon, gözünü şimdiden dünya zirvesine dikti. Gelecek planlarından bahseden Ege Özkan, “Büyük işler başarmak, mesela piyanoda konserlere çıkmak, tangoda büyük şovlar yapmak gibi hedeflerim var. Tangoda da dünya birincilerini izliyorum, şovlarını çok beğeniyorum, onlar gibi dans etmek tabii ki de isterim. Dünya şampiyonuyla dans etmek herkesten çok farklıydı. Çok öğrendiğim şey oldu ve çok güzel geçti. İleride ben de dünya şampiyonu olmak istiyorum" şeklinde konuştu.

"Mucizevi Bir Başarı"
Ege'nin yeteneğini ilk keşfeden ve onu şampiyonaya hazırlayan eğitmeni Dilara Zorlu, bu başarıyı mucizevi olarak nitelendirerek, “Ozan öğretmenle birlikte bir etkinlik için bir mekandaydık. Oranın sahibi Ege'nin babasıydı. Bize Ege'nin müziğe ve sanata ilgisinden bahsedip videolarını izletti. Ben de tanışmak istediğimi söyledim. Ege'yle 1 senede, çok disiplinli şekilde dans ederek buraya kadar geldik. Bence de mucizevi bir başarı, yani 1 sene içerisinde. Gurur duyuyorum. Yarışma harikaydı. Çünkü ben Ege'yle zaten ilk başladığım zaman hayalimde, gözümde olan, canlanan bir durum vardı ve onu gerçekleştirmiş oldum. O yüzden kendi adıma çok mutluyum. Türkiye'de genç sporcuların, tango olarak, orada bulunuyor ve yarışıyor olması mükemmel bir histi ve herkes çok beğendi" ifadelerini kullandı.

Atatürk'ten Miras Kalan Kültürün Yeni Değeri
Antalya'da 100'e yakın öğrenciye eğitim veren ve kendisi de 15 yıllık devlet sanatçısı olan Doğan Ozan Gedik ise Ege'nin başarısının Türkiye'deki tango kültürü açısından tarihi bir öneme sahip olduğunu belirtti. Ege'nin normal bir dansçının 10 yılda öğrenebileceği orkestra uyumunu ve müzik bilgisini azmi sayesinde 1 yıla sığdırdığına dikkat çeken Gedik, bu başarının köklü bir geçmişe dayandığını ifade etti.
Doğan Ozan Gedik, “Türkiye'de çok değerli bir Türk tangosu geçmişi var. Atatürk'ten bu yana kalan ve sayılı tango orkestraları var. Atatürk'ten kalan bir kültür açıkçası bu ve bunu devam ettirmek istedim. Ege'yi de buraya aldık. Yaklaşık 100 öğrencimiz var. Ege diğer öğrencilerimizle aynı eğitimi alsa da çabası çok büyüktü. Bizi de çok izledi, gece yarılarına kadar çalıştığımız zamanlar da oldu. Orkestralara nasıl dans etmesi gerektiği hakkında, belki 10 yıllık dansçıların bilmediği şeyleri 1 yıla sığdırabildik. Dilara Öğretmeni artık yarışmalara girmesi gerektiğini düşündü. Ege kendisinden yaşça büyük insanlarla yarışmaya katıldı ve bütün kupaları aldı. Bence tangonun geleceği için umut. Ege benim için tangonun Türkiye'de, kültür devriminin, Atatürk'ün yarım kalan bu projelerinin hepsinin bir hazinesi, bir yatırımı açıkçası" diyerek genç yeteneğin gurur kaynağı olduğunu vurguladı.