TMMOB Şehir Plancıları Odası Antalya Şubesi, Antalya, Isparta ve Burdur’daki belediye ve kamu kurumlarında şehir plancısı eksikliğine ilişkin kapsamlı teknik raporunu kamuoyuyla paylaşarak, mevcut tablonun hem hukuki hem de kurumsal açıdan kritik riskler taşıdığını açıkladı. Oda açıklamasında, şehir planlama hizmetlerinin yalnızca teknik bir süreç olmadığı belirtilerek, “Ülkemizde şehir planlama hizmetleri; kamu yararı, bilimsel esaslar ve hukuki yükümlülükler doğrultusunda yürütülmesi gereken uzmanlık temelli teknik bir alandır” ifadeleri kullanıldı.
Bazı Belediyelerde Hiç Şehir Plancısı Yok
Oda tarafından yürütülen incelemelerde, birçok belediyede nüfusa oranla olması gereken plancı sayısının çok altında olduğu, hatta bazı belediyelerde hiç şehir ve bölge plancısı bulunmadığı kaydedildi. Açıklamanın devamında, eksikliğin sonuçlarına dikkat çekilerek, “Belediyeler, il özel idareleri ve kamu kurumlarında şehir ve bölge plancısı istihdamının yetersizliği; üst ölçekli planlara uyumsuzluk, niteliksiz değerlendirmeler, koruma-kullanma dengesi ihlalleri, donatı standartları yetersizliği, ulaşım-altyapı sorunları ve hukuki açıdan zayıf kararların oluşmasına yol açmaktadır. Bu durum kamu zararına neden olmaktadır” dedi.
“Ekonomik Adaletsizlik Bulunmaktadır”
Açıklamada, istihdamda yaşanan sosyal ve ekonomik adaletsizliğe de özel bir bölüm ayrıldı. Raporda, “Aynı masada aynı işi yapan meslektaşlarımız arasında, farklı istihdam biçimleri nedeniyle ciddi bir sosyal ve ekonomik adaletsizlik bulunmaktadır” denildi.
“Planlama Birimlerinde Plancı İstihdamı Zorunludur”
Oda, şehir plancılarının görev ve yetki alanlarının sınırlarını da yeniden hatırlatarak, “Kalkınma planları, çevre düzeni planları, imar planları, kentsel tasarım, imar uygulamaları, kentsel dönüşüm, afet risk azaltımı, koruma amaçlı imar planları, mekânsal etki analizleri ve CBS uygulamaları şehir ve bölge plancılarının uzmanlık alanıdır” ifadelerine yer verdi.
Oda: “Her 10 Bin Nüfusa En Az Bir Plancı Şarttır”
TMMOB Şehir Plancıları Odası Antalya Şubesi, “Her 10.000 nüfusa karşılık en az bir şehir ve bölge plancısı çalıştırılması zorunluluktur. Kurum görüşlerinin yalnızca mevzuat alıntılarından ibaret kalmaması için görüş veren kurumlarda en az 2, plan hazırlayan kurumlardaysa en az 5 şehir plancısının görev yapması gereklidir” ifadelerine yer verdi.
ŞPO 4 Talep Sıraladı
Şehir Plancıları Odası Antalya Şubesi, birinci talep olarak, belediyelerde ve il özel idarelerde nüfusla orantılı plancı istihdamı çağrısı yaptı. Açıklamada, “5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 4. maddesi uyarınca, belediye kurulabilmesi için yerleşim birimlerinin nüfusunun 5.000 ve üzeri olması zorunludur. Aynı Kanun’un 24. maddesi ise, il ve ilçe belediyeleri ile nüfusu 10.000’i aşan tüm belediyelerde imar komisyonu kurulmasını zorunlu kılmaktadır. Bu nedenle her 10.000 nüfusa karşılık en az bir şehir ve bölge plancısı çalıştırılmalıdır” denildi.
ŞPO Antalya Şubesi, “Belediyelerde firma personeli olarak çalışan şehir ve bölge plancılarının SGK girişleri ‘2164.01: Şehir ve Bölge Plancısı’ meslek kodu ile yapılmalı, özlük hakları güvence altına alınmalıdır. Aksi durumda gerekli hukuki işlemler başlatılacaktır” uyarısında bulundu.
ŞPO Antalya, plan ve proje geliştiren belediye ve il özel idareleri dışındaki kurumlarda asgari 5 şehir ve bölge plancısı, yalnızca görüş veren kurumlarda ise asgari 2 plancının bulunmasını istedi. Hazırlanan görüşlerin “analiz temelli, yönlendirici ve üst ölçekli plan kararlarına uygun” olması gerektiği vurgulandı.
Dördüncü talep ise tüm planlama süreçlerinde plancıların etkin olarak görevlendirilmesine yönelik. Açıklamada, “Her ölçekte şehir planlama, kentsel tasarım, uygulama ve değerlendirme süreçlerinde şehir ve bölge plancıları etkin biçimde görevlendirilmelidir. Kurum içi teknik kapasitenin güçlendirilmesi, kentlerin sürdürülebilir ve sağlıklı gelişimi için zorunludur” ifadelerine yer verildi.