Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlı proje okullarında görev yapan öğretmenlerin çalışma düzeni, yargıdan çıkan kritik kararın ardından büyük bir belirsizliğe sürüklendi. Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu’nun, yönetmelikteki "görev süresi uzatımı" maddesini keyfiyete kapı araladığı gerekçesiyle durdurması eğitim camiasında geniş yankı uyandırdı. Yargının bağlayıcı kararına rağmen sahada devam eden ret kararları, eğitim emekçileri arasında gerilimi tırmandırdı.
Yargıdan "Somut Kriter" Vurgusu
Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu, 20 Mayıs 2026 tarihinde aldığı kararla, proje okullarında görev yapan öğretmenlerin çalışma süresini dört yıl daha uzatan yönetmelik hükmünü incelemeye aldı. Yüksek mahkeme, öğretmenlerin görev süresinin uzatılmasının, akademik başarı ve performans gibi somut verilerle objektif bir şekilde değerlendirilmesi gereken bir idari tasarruf olduğunu belirtti. Mevcut düzenlemenin bu somut kriterlerden yoksun ve belirsiz olduğuna dikkat çeken Danıştay, söz konusu belirsizliğin hukuki güvenlik ilkesiyle bağdaşmadığına hükmederek yürütmeyi durdurma kararı verdi.
Eğitim-İş’ten "Hukuka Aykırı Uygulama" Tepkisi
Yargının bu kararına karşın proje okullarında dört yıllık görev süresini tamamlayan çok sayıda öğretmenin ikinci dönem için yaptığı başvuruların idare tarafından reddedildiği bilgisi paylaşıldı. Eğitim-İş Antalya Şube Başkanı Sadık Acar, reddedilen bu taleplerin Danıştay’ın işaret ettiği objektif kriterler ve performans değerlendirmesi gibi hukuki güvenlik ilkeleri hiçe sayılarak yapıldığını savundu. İdarenin yargı kararlarını göz ardı ederek sürdürdüğü bu tavrın, hukuk devleti ilkelerine ve eşitlik ilkesine aykırı olduğunu belirten Acar, yaşanan uygulamaların kabul edilemez olduğunu ifade etti.
Antalya İl Milli Eğitim Müdürlüğü’nde Keyfi Atamalar İddiası
Sadık Acar, Antalya İl Milli Eğitim Müdürlüğü’nde keyfi atamalar iddialarına da dikkat çekerek, “Antalya Milli Eğitim Müdürlüğü’nde keyfi atamalar olduğu duyulmaktadır. Konunun takipçisi olacağız. Üyelerimizin proje okullarındaki haklarının korunması, eğitim emekçinin güvencesiz ve belirsiz koşullara mahkûm edilmemesi için hukuk mücadelemize devam edeceğiz” dedi.
"Nesnel Kriterler Belirlenmeli" Çağrısı
Eğitim-İş sendikası olarak Danıştay kararının gecikmeksizin uygulanması gerektiğini vurgulayan Sadık Acar, haksız şekilde reddedilen tüm uzatma başvurularının nesnel veriler ışığında yeniden değerlendirilmesini istedi. Görev süresi uzatmalarında şeffaf ve ölçülebilir kriterlerin ivedilikle hayata geçirilmesi gerektiğini kaydeden Acar, idarenin keyfi uygulamalara derhal son vermesi çağrısında bulundu. Eğitim emekçilerinin güvencesiz ve belirsiz koşullara terk edilmesine karşı yürüttükleri hukuk mücadelesini kararlılıkla sürdüreceklerini belirten Acar, sendika olarak sürecin takipçisi olacaklarını vurguladı.