Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) gündemine getirilen adli sistemdeki çocuklara yönelik yeni yasa teklifi, çocuk hakları savunucularının büyük tepkisini çekti. Antalya Barosu Çocuk Hakları Merkezi ve 160 sivil toplum kuruluşu, teklifin çocukları korumak yerine daha fazla cezalandırmayı ve hapsetmeyi hedeflediğini belirterek ortak bir kampanya başlattı. Yapılan açıklamada, bilimsel verilerin ve uluslararası standartların görmezden gelindiği, çocukların "hak öznesi" olarak değil, cezalandırılması gereken birer "güvenlik meselesi" olarak görüldüğü savunuldu.

12 Yaşındaki Çocuklar Kapalı Cezaevine Gönderilmek İsteniyor
Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Komitesi’nin Türkiye’ye ceza sorumluluğu yaşının en az 14'e yükseltilmesini tavsiye etmesine rağmen, yeni taslakta 12 yaşındaki çocukların kapalı ceza infaz kurumlarına gönderilmesinin tartışıldığı belirtildi. Çocukların yetişkinler gibi yargılanmasının önünü açan bu yasa teklifinin; çocukların evlilik yoluyla istismar edilmesinin, çocuk işçiliğinin ve eğitimden kopuşun meşrulaştırılmasına zemin hazırlayacağı uyarısı yapıldı.

Yasa Çıkmadan Kapasiteler Doldu Taşıyor
Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu'nun (TİHEK) Tekirdağ Karatepe Çocuk ve Gençlik Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'na yönelik hazırladığı ziyaret raporu acı tabloyu ortaya koydu. Rapora göre, 288 çocuk kapasiteli bu kurumda şu an 432 çocuk barındırılıyor. Hak savunucuları, yasa henüz yasallaşmadan çocuk hapishanelerinin dolup taştığına dikkat çekerek şu soruları yöneltti:
"Eğer daha fazla çocuğu hapsetmek çözümse, neden çocuk hapishaneleri dolup taşıyor?"
"Eğer daha ağır cezalar işe yarıyorsa, neden suça sürüklenen çocuk sayısı azalmıyor?"
"Eğer bu bir koruma politikasıysa, çocuklar neden hâlâ korunamıyor?"
"Sorun çocuklar değil; yoksulluk, ihmal ve eğitimden kopuş"
Meclis Araştırma Komisyonu’nun çocuk mahpuslarla gerçekleştirdiği görüşmeler, çocukların suça sürüklenme nedenlerinin yapısal olduğunu gösterdi. Cezaevindeki çocukların yarısından fazlasının eğitimden koptuğunu belirten baro yetkilileri; çocukların yoksulluk, aile içi şiddet ve sosyal destek yetersizliği yüzünden adli sisteme girdiğini vurguladı. Açıklamada, şu ifadelere yer verildi:
"Sorun; yoksulluk, eşitsizlik, eğitimden kopuş, sosyal hizmetlerin yetersizliği, çocukların maruz bırakıldığı ihmal, istismar ve şiddettir. Çocukları bu yapısal sorunların faili gibi göstermek ve çözümü kapatılmalarında aramak, devletin çocukları koruma yükümlülüğünden vazgeçmesi ve bedeli çocuklara ödetmesi demektir.
Çocuk Adalet Sisteminde Değişiklik Çağrısı
Hak savunucuları, çocuk adalet sisteminin hak temelli, onarıcı, dönüştürücü ve koruyucu bir anlayışla yeniden yapılandırılması gerektiğini belirterek kapsamlı bir çağrıda bulundu. Kampanya kapsamında mevcut uygulamalara yönelik eleştiriler sıralanırken, çocuk haklarını zedelediği ifade edilen düzenlemelere karşı net bir duruş sergilendi.
Dört Başlıkta "Hayır" Mesajı
Kampanya metninde, çocukların yetişkinler gibi yargılanmasına, çocuk adalet sisteminin cezalandırıcı bir anlayışla yeniden şekillendirilmesine, çocukları koruyamayan sistemin yükünün çocuklara yüklenmesine ve devletin yükümlülüklerinin çocukların cezalandırılmasıyla örtülmeye çalışılmasına karşı çıkıldı.
Hak savunucuları, çocukların üstün yararını esas alan, hak odaklı ve koruyucu bir adalet sisteminin oluşturulması gerektiğini vurgulayarak, söz konusu uygulamalara "Hayır" dediklerini kamuoyuyla paylaştı.