24 Temmuz 1923 yılında imzalanan Lozan Barış Antlaşması’nın yıldönümünde ADD Antalya Şubesi Cumhuriyet Meydanı’nda bulunan Atatürk Anıtı’na çelenk bıraktı. Geçmiş yıllarda daha kalabalık şekilde gerçekleşen tören bu yıl sadece ADD Antalya Şubesi üyeleriyle gerçekleştirildi. Cumhuriyet Halk Partisi, Eğitim-İş Sendikası’nın geçmiş yıllarda davet edildiği bilinirken, bu yıl CHP’nin mutlak butlan kararı sonrası değişen yönetimi sebebiyle ADD Antalya Şubesi töreni tek başına gerçekleştirdi.
“MÜLTECİ AKINLARINI UNUTMADIK”
ADD Antalya Şube Başkanı İbrahim Daş yaptığı açıklamada, “30 Ekim 1918’de Mondros Ateşkes Antlaşması’nı imzalayan Vahdettin hükümeti, 10 Ağustos 1920’de de SEVR paçavrasını imzalayarak vatanın ve milletin parçalanmasının önünü açmıştı. Atatürk önderliğinde kurtuluş ve kuruluş gerçekleşmiş, 24 Temmuz 1923’te imzalanan Lozan Barış Antlaşması ile de sınırları belli bağımsız bir ülke olduğumuz, tüm dünyaya kabul ettirilmişti. 23 Temmuz 1939’da da Hatay’ın vatan topraklarına katılmasıyla sınırlarımız kesinleşmiştir. Bu nedenle de Lozan Barış Antlaşması geçersiz hale getirilmek istenmektedir. O günden bugüne hem içerden hem dışarıdan Lozan geçersiz kılınsın diye uğraşılmaktadır. Lozan’ı geçersiz kılmak için Yunanistan’ın Ege’deki adaları işgaline göz yumulduğu, Lozan ile kaldırılan ekümenik patrikhanenin ve kapitülasyonların tekrar hayata geçirildiği, Kıbrıs’ta KKTC’ni yok eden Annan Planı’nın uygulandığı, Suriye’nin parçalanması için BOP görevlilerinin organize ettiği, sözde mülteci akınları için sınırlarımızın ardına kadar nasıl açıldığını asla unutmadık” dedi.
“YOLUMUZ ATATÜRK’ÜN YOLUDUR”
Başkan Daş, “Yeni anayasa tartışmaları ile ve bölücü terör örgütünün, sözde silah bırakması ile başlayan komisyon tartışmaları da Türkiye’nin en yakıcı gündemidir! Hatta “Anayasa’nın ilk 4 maddesinin değişmemesi demek yüz yıllık sömürgeci sistem ve politikaların devamı demektir. BOP’a açıktan destek verenlere nasıl sessiz kalındığını da görmek gerekmektedir. TBMM’de, “kırk katır mı kırk satır mı” mantığı ile kurulan komisyon tehlikesine karşı büyük küçük demeden, herkes birleşmelidir. Unutulmamalıdır ki komisyon geri dönüşü olmayan bir tüneldir! Tünelin sonunda ise Lozan geçersiz kılınarak, Türkiye’nin üniter yapısı hedef alınacaktır. Bu tehlikeyi önlemek ise hepimizin tarihsel görevidir! Ancak umutsuz değiliz. Bugün burada olduğu gibi yurdun dört bir yanında yurttaşlarımızın, Lozan Barış Antlaşması’na sahip çıkması çok önemlidir. Hiç şüpheniz olmasın ki gün gelecek ülkemizde ve bölgemizde Lozan Barış Antlaşması, tekrar egemen olacaktır. Ancak o günler, Atatürk Cumhuriyeti’ne sahip çıkarsak yakındır! Başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve İsmet İnönü olmak üzere tüm şehit ve gazilerimizin bu şanlı mirasına sahip çıkmak ise hepimizin tarihsel görevidir. Hiç şüpheniz olmasın ki ABD ve BOP görevlilerinin, Cumhuriyet’imizi yok etme planlarını bozacak güç hepimizde vardır. Yolumuz Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün yoludur” dedi.