Antalya'da Çöpe Giden Plastiklerden COP31 Logosu Yaptı

Antalya’da yaşayan geri dönüşüm sanatçısı Güzel Amirova, COP31 İklim Zirvesi için tamamen atık plastik şişe ve kapaklardan özel bir logo hazırladı.

Antalya'da Çöpe Giden Plastiklerden COP31 Logosu Yaptı

Dünyanın en kritik çevre buluşmalarından biri olan Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi 31'inci Taraflar Konferansı (COP31), 9-20 Kasım tarihleri arasında Antalya’da gerçekleşecek.

Yaklaşık 90 devlet ve hükümet başkanı ile 80 bine yakın katılımcının ağırlanacağı dev organizasyon öncesinde, Antalya’da çevre bilincine sanatıyla dikkat çeken çalışmaya imza atıldı. Kentte yaşayan geri dönüşüm sanatçısı Güzel Amirova, doğaya bırakıldığında yüzyıllarca yok olmayan atık plastik şişe ve kapakları değerlendirerek konferansın resmi logosunu tasarladı.

Güzel Amirova, eserlerinde hiçbir yapıştırıcı, tutkal veya kimyasal boya tercih etmiyor.

Tutkal ve Boya Kullanmadan Şekil Verdi

Ürettiği çalışmaları "temiz geri dönüşüm sanatı" olarak nitelendiren Güzel Amirova, eserlerinde hiçbir yapıştırıcı, tutkal veya kimyasal boya tercih etmiyor.

Güzel sanatlar eğitimi aldıktan sonra çevreye duyarlı bir yaşam biçimini benimseyerek rotasını geri dönüşüme çeviren Amirova, plastikleri ısı yöntemiyle biçimlendiriyor. 5 litrelik su bidonlarını işleyerek insan yüzü ve organ detayları çıkarabilen sanatçı, plastik kirliliğinin ulaştığı vahim tabloya dikkat çekerek, “Plastikler yaklaşık 70 yıl önce hayatımıza girdi. İlk başta yaşamımızı kolaylaştırmak için kullanılan tek kullanımlık şişeler ve poşetler, zamanla toprağa ve denizlere ulaşarak büyük zarara neden oluyor. Mikroplastiğe dönüşen bu atıklar balıklara, hayvanlara ve insanlara kadar ulaşıyor. Plaja gittiğimizde güzel bir deniz görmek istiyoruz, çöplerle ve plastik atıklarla karşılaşmak değil" dedi.

Üretim felsefesi, doğanın kirlenmesine duyduğu üzüntüden doğdu.

Çevre Kaygısı Antalya'da Sanat Projesine Dönüştü

Doğanın kirlenmesine duyduğu üzüntünün kendisini bu alana yönlendirdiğini ifade eden Amirova, “Bir gün kendi kendime, 'Ben bu konuda ne yapabilirim, elimden ne gelebilir?' diye sordum. Böyle bir yeteneğim varsa bunu kullanmam gerektiğini düşündüm ve üretmeye başladım. Her yıl eserlerimi daha da geliştiriyorum. Plastik atıkları yalnızca çöp olarak değil, sanatın bir parçası olarak da değerlendirebileceğimizi göstermek istiyorum" sözleriyle üretim felsefesini aktardı.

Bulaşık Deterjanından Deniz, Gül Suyu Şişesinden Çiçek

5 Haziran Dünya Çevre Günü etkinliğinde eserlerini sergilediği sırada Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü’nden COP31 logosunu hazırlama daveti alan Amirova, tasarımda tamamen günlük tüketim atıklarından faydalandı.

Renk ayrımını şişelerin doğal tonlarıyla sağlayan sanatçı; bulaşık deterjanı ambalajlarından masmavi denizi, gül suyu kutusundan çiçeği, yeşil gazoz şişelerinden ise yaprakları meydana getirdi. Logonun yazı kısmında ise ilk kez plastik şişe kapaklarına yöneldi.

Sanatçısı Güzel Amirova, COP31 İklim Zirvesi için tamamen atık plastik şişe ve kapaklardan özel bir logo hazırladı.

Plastik Kapaklarla COP31 Yazısı

Yazı bölümünde uyguladığı yenilikçi tekniği anlatan Amirova, “Yazıları nasıl yapacağımı düşündüm. Çok sayıda şişe ve kapağım vardı. Renkleri de ihtiyacım olan mavi ve beyaz tonlarındaydı. Kapakları kullanarak 'COP31 Antalya, Türkiye' yazısını oluşturdum. Bunu yapıştırıcı kullanmadan gerçekleştirdim. İlk kez eserlerimde şişe kapaklarını kullandım. Bunların ısıtıldığında şekil verilebilen güzel bir malzeme olduğunu gördüm. Ortaya çıkan çalışmayla gurur duyuyorum" açıklamasında bulundu.

Dev zirve süresince eserlerini sergileyebilmek için resmi başvurusunu tamamlayan Güzel Amirova, Antalya’dan tüm dünyaya çevre mesajı vermek istediğini vurguladı. COP31'in küresel geleceğe yön vereceğini hatırlatan Amirova, “COP31'i ziyaret eden insanların çevremize ve atıklara daha fazla önem vermesini istiyorum. Hiç kimsenin atıklarını toprağa ya da denize atmaması gerekiyor. En doğru yol, atıkları geri dönüşüme kazandırmak. Bu malzemeler doğru değerlendirildiğinde hem yaşamımız hem çevremiz daha güzel olur. Sanatın da bu konuda önemli yeri var. Çünkü sanat insanların kalbine dokunuyor. İnsanlar bir eseri gördüğünde sanatçının anlatmak istediğini daha iyi anlayabiliyor" dedi.
 

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız