Antalya hukuk camiası ve yerel kamuoyu, görevi başındaki bir yargı mensubuna yönelik uygulanan kabul edilemez bir şiddet haberiyle sarsıldı. Kentte hukuki süreçleri takip etmek adına sahada bulunan bir avukatın, güvenliği sağlamakla yükümlü olan kolluk kuvvetlerinin merkezinde saldırıya uğraması büyük bir şok etkisi yarattı. Yaşanan bu olay, sadece mağdur olan hukukçuyu değil, şehirdeki tüm adalet mekanizmasını ve vatandaşların hak arama özgürlüğünü derinden yaraladı. Şehrin en yoğun bölgelerinden birinde yaşanan bu arbede, adalet saraylarından yükselen ortak bir tepki dalgasına dönüştü.
Karakol amirinin direnci fiziki müdahalenin önünü açtı
Olayın arka planında, yasal bir prosedürün yerine getirilmesi esnasında resmi makamlarda gösterilen direnç ve ardından gelen zincirleme ihmaller zinciri yer alıyor. Yıldırım'ın beyanlarına ve icra tutanağına göre olay, haciz mahallinde kolluk görevlendirilmesi amacıyla gidilen Kepez Hal Karakolu'nda başlamış, karakol amiri tarafından, icra müdürlüğü müzekkeresine rağmen polis temininden kaçınılmıştır. Yasal hakkını arayan ve görevini yapmaya çalışan avukat ile karakoldaki görevliler arasında çıkan tartışma, kısa sürede sınırları aşarak fiziki bir saldırı boyutuna ulaşarak, avukatı Yıldırım'ın Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı'na verdiği müşteki ifadesine göre; telefonu zorla alınmış, kolu sıkılmış, fiziki arbede yaşanmış, hakaret ve tehdit içerikli sözlere maruz bırakılmış, ayrıca bir süre hürriyetinden yoksun bırakıldığı öne sürüldü. Olay sırasında yanında bulunan icra memuru da yaşanan arbededen etkilendiği ve darbe aldığı olaya Antalya Barosu tarafından derhâl müdahale edilmiştir.
Kadın Kimliğine Yönelik Çirkin Sözler Bardağı Taşırdı
Karakol içerisinde yaşanan skandal bununla da sınırlı kalmadı ve mesleki engelleme çabası, cinsiyetçi bir aşağılamaya evrildi. Saldırıya uğrayan avukat, görevli polis memurunun telefonunu elinden çekerek aldığını, kolunu sıktığını, kendisine fiziki müdahalede bulunduğunu ve tehdit içerikli davranışlar sergilediğini ifade etmiştir. Olayın devamında Yıldırım, “Kadınlığını kullanarak iş yaptırmaya çalışıyorsun” şeklindeki ifadelerle cinsiyet temelli aşağılayıcı söylemlere maruz bırakıldığını beyan etmiştir. Yaşanan olaydan sonra darp raporu da almıştır. Hukukun koruyucusu olması gereken bir alanda, bir kadına ve yargı mensubuna yönelik sarf edilen bu sözler yerel düzeyde infial yaratırken, meslek örgütlerinin de çok sert açıklamalar yapmasına zemin hazırladı.


Hukuk Devletine Darbe Vuran Bu Saldırının Peşi Bırakılmayacak
Yaşanan bu ağır tablonun ardından Antalya ve İstanbul Barosu ortak bir duruş sergileyerek adli sürecin en sıkı şekilde takipçisi olacaklarını net bir dille duyurdu. Baronon ortak açıklamasında “Avukatlık Kanunu uyarınca avukat; yargının kurucu unsurlarından olan bağımsız savunmayı temsil etmektedir. Bu nedenle avukata yönelik her saldırı, yalnızca bir meslektaşımıza değil; doğrudan savunma makamına, hukuk devletine ve vatandaşın hak arama özgürlüğüne yönelmiş bir saldırıdır. Görevini yerine getiren bir avukatın kolluk tarafından fiziki müdahaleye ve çeşitli saldırılara maruz bırakılması ise hukuk devleti açısından son derece ağır ve kabul edilemez bir durumdur. Son dönemde avukatlara yönelik tehdit, baskı ve şiddet olaylarının giderek artması ciddi kaygı yaratmaktadır. Savunma makamını hedef alan söylemler ve avukatlık mesleğini itibarsızlaştırmaya yönelik tutumlar, bu tür hukuka aykırı fiilleri cesaretlendirmektedir. Avukatın görevini yaptığı sırada can güvenliğinin sağlanamadığı bir yerde hukuk güvenliğinden söz etmek mümkün değildir. Kaldı ki son dönemlerde haciz işlemleri sırasında avukatlara yönelik şiddet olaylarının arttığı herkesçe bilinmekteyken, haciz mahalline kolluk teminine karşı karakolda gösterilen direnç de kabul edilemez niteliktedir. Meslektaşımız Av. Zeynep Yıldırım’a geçmiş olsun dileklerimizi iletiyor; olayın tüm yönleriyle aydınlatılması, kamera kayıtlarının incelenmesi, olay yerinde bulunan tüm görevlilerin beyanlarının alınması ve sorumlular hakkında gerekli adli ve idari soruşturmaların etkin şekilde yürütülmesi için sürecin takipçisi olacağımızı kamuoyuna saygıyla bildiriyoruz” ifadeleri yer aldı.