Millî Eğitim Bakanlığı'nın okul yemeği uygulamasıyla ilgili açtığı ankete erişimde yaşanan sorunların sürecin işleyişine dair soru işaretleri yarattığı belirtilen açıklamada, asıl sorunun teknik aksaklıkların ötesinde olduğu vurgulandı. Çocukların okullarda ücretsiz ve sağlıklı bir öğün yemeğe erişiminin anket sonucuna bırakılabilecek bir tercih olmadığı ifade edilerek, okul yemeğinin kamusal eğitimin ayrılmaz bir parçası olduğu kaydedildi. Yoksulluğun derinleştiği, çocukların okula aç gittiği ve beslenme yetersizliğinin eğitimdeki eşitsizlikleri büyüttüğü koşullarda MEB'in görevinin okul yemeğinin gerekli olup olmadığını tartışmaya açmak değil, bu hakkın nasıl ve ne kadar sürede hayata geçirileceğini açıklamak olduğu ifade edildi. Velilerin ve eğitim emekçilerinin görüşlerinin alınmasının değerli olduğu ancak bunun temel bir kamusal sorumluluğun yerine getirilip getirilmeyeceğini belirlemek için değil, uygulamanın koşullarını şekillendirmek için yapılabileceği vurgulanarak, "Haklar oylamaya sunulmaz; kamusal sorumluluklar anket sonuçlarına ertelenmez" denildi.
MEB'e Acil Çağrı: "Program Derhâl Başlatılmalıdır"
Çocukların beslenmesinin bir yardım politikası değil, kamusal eğitim hakkının gereği olduğunun altı çizilerek Bakanlığa şu çağrılarda bulunuldu:
Tüm öğrencilere ücretsiz, sağlıklı ve besleyici en az bir öğün yemek sağlanması için ülke çapında bir program derhâl başlatılmalıdır.
Programın bütçesi ve uygulama takvimi kamuoyuyla paylaşılmalıdır.
Okullarda temiz içme suyuna ücretsiz erişim güvence altına alınmalıdır.
Uygulama, çocuklar arasında ayrımcılık yaratmadan ve hiçbir öğrenciyi yoksulluğu nedeniyle damgalamadan yürütülmelidir.
Öğrencilerin ve velilerin katılımı, erişilebilir ve şeffaf mekanizmalarla sağlanmalıdır.
Açıklama, hiçbir anketin ve bürokratik sürecin çocukların beslenme hakkının ertelenmesine gerekçe olamayacağı vurgulanarak, "Çocukların hakkı ankete sığmaz! Okul yemeği haktır, derhâl uygulansın!" çağrısıyla sona erdi.