Akdeniz Gerçek | Antalya | Antalya Büyükşehir Belediyesi'nde Türk-İş'ten Sendika Baskısı İsyanı

Antalya Büyükşehir Belediyesi'nde Türk-İş'ten Sendika Baskısı İsyanı

Antalya Büyükşehir Belediyesi’nde çalışan özel güvenlik personellerinin Türk-İş Konfederasyonu Güvenlik İş Sendikası’ndan istifa ettirilerek KOR-SAV Sendikası’na geçmeye zorlanmasına karşı Türk-İş Antalya İl Temsilciliği, belediye önünde basın açıklaması yaptı. Güvenlik İş Genel Başkanı Ömer Çağırıcı, “Sosyal demokrat kimliğiyle övünen Antalya Büyükşehir Belediyesi, bugün maalesef baskının, tehdidin ve zulmün merkezine dönüşmüştür” diyerek sorunu Kemal Kılıçdaroğlu’na taşıdıklarını belirtti. Türk-İş Sendikası’nın söylemlerine karşılık olarak Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin üst yöneticileri, emekçilerin herhangi bir sendikaya üye olmaya zorlanmadığı ifade edildi.

Antalya Büyükşehir Belediyesi’nde çalışan özel güvenlik personellerinin Türk-İş Konfederasyonu Güvenlik İş Sendikası’ndan istifa ettirilerek KOR-SAV Sendikası’na geçmeye zorlanmasına karşı Türk-İş Antalya İl Temsilciliği, belediye önünde basın açıklaması yaptı. Güvenlik İş Genel Başkanı Ömer Çağırıcı, “Sosyal demokrat kimliğiyle övünen Antalya Büyükşehir Belediyesi, bugün maalesef baskının, tehdidin ve zulmün merkezine dönüşmüştür” diyerek sorunu Kemal Kılıçdaroğlu’na taşıdıklarını belirtti. Türk-İş Sendikası’nın söylemlerine karşılık olarak Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin üst yöneticileri, emekçilerin herhangi bir sendikaya üye olmaya zorlanmadığı ifade edildi.

Antalya Büyükşehir Belediyesi'nde Türk-İş'ten Sendika Baskısı İsyanı
KAYNAK: Arda Kır

Basın açıklamasına Güvelik-İş Sendikası Genel Başkanı Ömer Çağırıcı, Türk-İş Antalya İl Başkanı ve TES-İş Antalya Şube Başkanı Abdullah Kayser, Güvenlik -İş Antalya Bölge Başkanı Recep Mutaf, yöneticiler ve üyeler katıldı. Antalya Büyükşehir Belediyesi’nde çalışan özel güvenlik personellerinin Güvenlik-İş Sendikası’ndan istifa ederek KOR-SAV Sendikası’na geçmesini isteyen belediye yöneticilerinin Anayasa’yı ve sendikal seçim eğilimini ihlal ettiği belirtildi. 261 personelin istifa ederek KOR-SAV Sendikası’na geçtiği öğrenilirken, Güvenlik-İş Genel Başkanı Ömer Çağırıcı, “Sosyal demokrat kimliğiyle övünen Antalya Büyükşehir Belediyesi, bugün maalesef baskının, tehdidin ve zulmün merkezine dönüşmüştür. Süreci Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Sayın Kemal Kılıçdaroğlu’na yazdığımız mektupla ve tüm delillerle birlikte genel merkeze ilettik; konu hakkında gerekli adımların atılmasını bekliyoruz. Bu belediyeyi yönetenler, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ni muz cumhuriyeti sanıyorlar ama yanıldıklarını hukuk önünde hesap verdiklerinde anlayacaklar” dedi. Türk-İş Sendikası’nın söylemlerine karşılık olarak Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin üst yöneticileri, emekçilerin herhangi bir sendikaya üye olmaya zorlanmadığı ifade edildi.

“EMEKÇİLER SÜRGÜNLE TEHDİT EDİLDİ”

Güvenlik-İş Genel Başkanı Ömer Çağırıcı, “Antalya Büyükşehir Belediyesi'nde bu dönem yapılan toplu iş sözleşmesi Türkiye'de belediyeler arasında en iyi ücreti alan bir toplu iş sözleşmesi ve bir sendika vardır burada.  2 Ağustos’ta Antalya Büyükşehir Belediyesi bünyesinde görev yapan yaklaşık 260 özel güvenlik görevlisi arkadaşımız, aralıksız süren yoğun baskılar ve sürgün tehditleri sonucunda sendikamızdan aniden istifa ettirilmiştir. Kaş’a ve diğer ilçelere sürgün edilmekle tehdit edilen, kıdem tazminatları üzerinden baskı kurulan ve kendilerine karar için sadece beş dakika süre tanınan arkadaşlarımız, bu hukuksuzluk karşısında başları öne eğik bir şekilde bizden helallik istemiştir” dedi.

YAPILAN UYGULAMA YASA DIŞI

Genel Başkan Ömer Çağırıcı, “Türkiye’de özel güvenlik mesleğini temsil eden ve bizzat bu mesleğin içinden gelen kişilerin kurduğu Güvenlik-İş Sendikası olarak, yaşanan bu sürecin takipçisiyiz. Antalya’yla hiçbir organik bağı olmayan, Ankara’da kurulmuş bağımsız bir sendikaya çalışanların zorla üye yapılması açıkça yasa dışıdır. Ancak Antalya Büyükşehir Belediyesi yönetimi ne Anayasa ne de kanun tanımaktadır. Tüm bu süreçte hukuki zeminden ayrılmamış, belediye yönetimiyle ve meclis üyeleriyle görüşmeler gerçekleştirilmiştir. Bizzat şahsım, istifaların olduğu gece Antalya Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Büşra Hanım’ı arayarak Anayasaya ve kanunlara uyulması gerektiğini, tüm çalışanlara bu sendikal baskının tarafı olunmadığına dair bir kısa mesaj atılmasını talep ettim. Ancak bu çağrımız karşılıksız kalmış, baskı ve tehditler artarak devam etmiştir” dedi.

KEMAL KILIÇDAROĞLU’NA MEKTUP

Genel Başkan Ömer Çağırıcı, “Bu operasyonun arkasındaki isimler ve izledikleri yöntemler net bir şekilde bilinmektedir Antalya Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Büşra Dirgen Özdemir, Büşra hanımın eşi Behiç Özdemir, Zabıta Daire Başkanı Yakup Önder, sıralı amirler iş yerlerini tek tek gezerek çalışanları istifaya zorlamış, bu durum teşkilatımız tarafından canlı tanıklar, telefon kayıtları, WhatsApp yazışmaları ve delillerle kayıt altına alınmıştır. Belediyeyi arayan meclis üyelerimize dahi "Siz bu işe karışmayın" yanıtı verilmiştir. Sosyal demokrat kimliğiyle övünen Antalya Büyükşehir Belediyesi, bugün maalesef baskının, tehdidin ve zulmün merkezine dönüşmüştür. Süreci Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Sayın Kemal Kılıçdaroğlu’na yazdığımız mektupla ve tüm delillerle birlikte genel merkeze ilettik; konu hakkında gerekli adımların atılmasını bekliyoruz. Bu belediyeyi yönetenler ” dedi.

“HUKUKİ SÜREÇLER YÜRÜTÜLECEK”

Başkan Kayser, “Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Teftiş Başkanlığına yapılan şikayetler sonucunda belediyeye müfettişler gönderilmiş, gerekli incelemeler başlatılmıştır. Bakanlık teftişi sürerken, yetki sayısını tutturabilmek amacıyla belediye tarafından o gün ani bir kararla 50 özel güvenlik görevlisi daha işe alınmış ve bu kişiler anında bahsi geçen bağımsız sendikaya üye yapılmıştır. Buna rağmen, sahada onurlu duruşundan ödün vermeyen özel güvenlik görevlileri sayesinde Güvenlik-İş Sendikası yetki sayısını aşmayı başarmıştır. Antalya Büyükşehir Belediyesi’ni yönetenler, Türkiye Cumhuriyeti’ni bir hukuk devleti değilmiş gibi gösteren bu amatör ve hukuk dışı uygulamalarından dolayı hem anayasa hem de kanunlar önünde hesap verecektir. Teftiş raporunun çıkmasıyla birlikte hukuki süreçler tüm hızıyla yürütülecek, savcılığa yapılan suç duyuruları ve tazminat davalarının sonuna kadar takipçisi olunacaktır. Güvenlik-İş Sendikası, hangi siyasi parti yönetimde olursa olsun Antalya Büyükşehir Belediyesi’nde var olmaya devam edecektir. Görev yerlerinde belediye personelini ve Antalya halkını koruyan, baskılara boyun eğmeyerek aslanlar gibi dik duran tüm özel güvenlik meslektaşlarımıza şükranlarımızı sunarız” diyerek açıklamasını tamamladı.

“SENDİKAL TERCİH BASKI ALTINDA”

Türk-İş Antalya İl Başkanı ve TES-İş Antalya Şube Başkanı Abdullah Kayser, “Emekçinin iradesine müdahale edilmesine, sendikal tercihinin baskı altına alınmasına, tehdit ve korku ortamı oluşturulmasına izin vermeyeceğiz. Son günlerde Antalya Büyükşehir Belediyesi bünyesinde görev yapan güvenlik görevlisi üyelerimize, mevcut sendikalarından istifa etmeleri ve başka bir sendikaya geçmeleri yönünde baskı ve yönlendirme yapıldığına ilişkin ciddi iddialar tarafımıza ulaşmaktadır.
Çalışanların görev yerlerinin değiştirilmesi, çalışma koşullarının zorlaştırılması veya işlerini kaybetme endişesi yaşayacakları yönünde baskı altında bırakıldığına ilişkin iddiaları son derece ciddiye alıyoruz. Sendika seçmek işverenin değil, emekçinin hakkıdır. Bir işçinin hangi sendikaya üye olacağına, hangi sendikada mücadele edeceğine veya hangi sendikadan ayrılacağına hiç kimse karar veremez. Bu karar yalnızca işçiye aittir. Anayasamızın 51. maddesi sendika kurma ve sendikaya üye olma hakkını güvence altına almıştır. Çalışanların sendikal tercihleri nedeniyle baskı görmesi, ayrımcılığa uğraması veya iş güvencesi üzerinden yönlendirilmesi kabul edilemez” dedi.

“BASKILARA SON VERİN”

Başkan Abdullah Kayser, “İstifa et, başka sendikaya geç” baskısını kabul etmiyoruz. Hiçbir işçi sendika değiştirmeye zorlanamaz. Bir işçiye “sendikandan ayrıl”, “başka sendikaya geç”, “aksi halde görev yerin değişir” veya “işini kaybedersin” anlamına gelecek herhangi bir baskı yapılması kabul edilemez. İşçinin ekmeği, ailesinin geleceği ve iş güvencesi hiçbir sendikal hesabın aracı haline getirilemez. İşçinin ekmeği üzerinden sendika seçtirilmesine karşıyız. Antalya Büyükşehir Belediyesi yönetimine açıkça çağrıda bulunuyoruz; çalışanların sendikal tercihleri konusunda tarafsız olun. işçilerin özgür iradesine saygı gösterin. Sendikal tercih nedeniyle hiçbir çalışanı baskı altına almayın. Görev yeri, çalışma koşulları ve iş güvencesini sendikal tercih üzerinde baskı aracı haline getirmeyin. Bizim talebimiz ayrıcalık değildir. Baskılara derhal son verin” dedi.

BAŞKAN VEKİLİ ÖZDEMİR’E SESLENDİ

Güvenlik-İş Antalya Bölge Başkanı Recep Mutaf, “Bugün kamuoyunda özellikle üç isimle ilgili ciddi iddialar bulunmaktadır; Antalya Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Büşra Özdemir. Danışman Behiç Özdemir. Zabıta Dairesi Başkanı Yakup Önder. Buradan bu üç isme açıkça soruyoruz; İşçilerin Güvenlik-İş Sendikası'ndan istifa ettirilmesine yönelik herhangi bir talimat verdiniz mi? Daire başkanlarıyla, güvenlik yöneticileriyle veya amirlerle bu konuda görüşmeler yaptınız mı? Çalışanların başka bir sendikaya geçirilmesi yönünde herhangi bir yönlendirmeniz oldu mu? İşçilerin görev yerlerinin değiştirilmesi veya işlerini kaybetme korkusu yaşamalarına neden olan uygulamalardan haberiniz var mı? Varsa bu talimatı kim verdi? Kim uyguladı? Ve bu süreç kim tarafından yönetildi?” sorularını yöneltti.

“YETKİYİ ALMAK İÇİN 50 YENİ İŞÇİ ALINDI”

Başkan Recep Mutaf, “Biz kimseyi peşinen suçlu ilan etmiyoruz. Ancak Büşra Özdemir, Behiç Özdemir ve Yakup Önder hakkında ortaya atılan bu iddiaların bütün yönleriyle araştırılmasını ve kendilerinin de kamuoyuna açık bir cevap vermesini bekliyoruz. Ayrıca sendikal yetki sürecinin yaşandığı dönemde yaklaşık 50 yeni işçinin işe alındığı yönündeki iddiaların da açıklığa kavuşturulması gerekiyor. Bu işçiler neden tam bu dönemde işe alındı? Sendikal üyelikleri konusunda yönlendirme yapıldı mı? Bu alımların sendikal çoğunluğu etkilemek amacıyla gerçekleştirildiği yönündeki iddialar doğru mu? Bunların tamamının İş Teftiş incelemesinde ortaya çıkarılmasını istiyoruz. İşçinin özgür bırakılmasını istiyoruz. Baskıyı kaldırın. Mobbingi kaldırın. İşçinin sendikasına belediye karar vermez. Amir karar vermez. Rahat koltuklarında oturan yöneticiler karar vermez. İşçinin sendikasına işçi karar verir. Güvenlik-İş Sendikası olarak üyelerimizin alın terinin, ekmeğinin ve özgür iradesinin sonuna kadar yanında olmaya devam edeceğiz” dedi.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız