Antalya Barosu, son dönemde kamuoyunun gündemine yansıyan Ayşe Barım hakkında verilen tahliye ve ardından yeniden çıkarılan tutuklama kararlarına ilişkin açıklama yayımladı. Açıklamada, yaşam hakkı ve sağlık hakkının cezaevinde dahi ertelenemeyeceği vurgulanarak, hukukun üstünlüğü ve yargı bağımsızlığına dikkat çekildi.
“Tutuklama Ceza Değil, İstisnai Bir Tedbirdir”
Baro, tutuklamanın bir ceza değil, ancak istisnai bir tedbir olduğunu hatırlatarak, ölçüsüz biçimde uygulandığında insan haklarını ihlal ettiğini belirtti. Açıklamada, hukukun üstünlüğünün tartışmaya açılmasının ve özgürlüklerin ağır tedbirlerle sınırlandırılmasının toplumda adalet duygusunda derin yaralar açtığı ifade edildi.
“Yaşam Hakkı Pazarlık Konusu Yapılamaz”
Açıklamada, cezaevindeki kişilerin sağlık sorunlarına dair raporların dikkate alınması gerektiği belirtilerek, “Yaşam hakkı ve sağlık hakkı cezaevinde dahi ertelenemez, pazarlık konusu yapılamaz” denildi. Bir kişinin hak ihlalinin tüm toplumu ilgilendirdiği ve hukuk güvenliğini tehdit ettiği vurgulandı.
Yargı Bağımsızlığı Vurgusu
Antalya Barosu, tahliye kararlarının kısa süre içinde başka mercilerin kararıyla etkisiz hale getirilmesinin, yargı bağımsızlığına dair tartışmaları artırdığını ve hukuk güvenliği açısından ciddi tereddütler doğurduğunu kaydetti. Demokratik toplumlarda yargı kararlarının gerekçelerinin kamuoyuna açık ve anlaşılır şekilde sunulması gerektiği de ifade edildi.
“OHAL Döneminden Kalan Uygulamalarla Bağdaşmaz”
Açıklamada ayrıca, tutuklamanın ancak zorunlu hallerde uygulanabileceği, daha hafif koruma tedbirlerinin göz ardı edilmesinin hukuk devleti ilkeleriyle bağdaşmadığı ifade edildi. OHAL döneminde başlayan ve hâlen sürdürülen uygulamaların, hakimlik ilkesini zedelediği belirtildi.
“Toplumun Hukuk Güvenliği Tehdit Altında”
Baro, yargı kararlarının hukukun üstünlüğü ve insan haklarının savunulması çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiğini vurgulayarak, “Bir kişinin hak ihlali, tüm toplumun hukuk güvenliğini tehdit eder” ifadesine yer verdi.