Antalya Barosu, kentin nefes borusu sayılan devasa arazilerin bir gecede orman vasfını yitirmesine karşı sessiz kalmadı. Yayımlanan 10972 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile Türkiye genelindeki 21 ilde toplam 470 hektar, Antalya’da ise 6 ayrı bölgede yaklaşık 290 hektar alanın orman sınırları dışına çıkarılması "anayasal bir yükümlülüğün ihlali" olarak nitelendirildi. Baro, özellikle Korkuteli bölgesindeki alanın büyüklüğüne dikkat çekerek, bu kararın ekosistemi geri dönülemez şekilde parçalayacağı uyarısında bulundu.
"ORMANLAR İDARİ TAKDİR ALANI DEĞİLDİR"
Antalya Barosu tarafından yapılan açıklamada, Anayasa’nın 169’uncu maddesinin devlete ormanları koruma ve genişletme görevi verdiği hatırlatıldı. Orman sınırlarının daraltılmasının basit bir idari tasarruf olmadığı vurgulanırken şu hukuki detaylara yer verildi:
Anayasa’nın 104’üncü maddesi uyarınca mülkiyet rejimi ve çevre hakkını etkileyen konularda kararname ile düzenleme yapılamaz.
Kanunla düzenlenen bir alanda kararnameyle alan daraltılması, yasama fonksiyonunun yürütme tarafından kullanılması anlamına gelmektedir.
Orman Kanunu’nun Ek 16’ncı maddesine dayanan uygulamalarda kamu yararı analizi ve bilimsel raporların içeriği şeffaf değildir.
"EKOSİSTEMİ PARÇALAMAK GELECEĞİ PARÇALAMAKTIR"
Açıklamada, ormanın sadece bir ağaç topluluğu değil; su rejimi, erozyon kalkanı ve biyolojik çeşitliliğin sigortası olduğu ifade edildi. Son yıllarda artan sel ve kuraklık felaketlerine dikkat çekilerek, orman alanlarının arsa üretim merkezi olarak görülmesinin iklim krizini inkâr etmek olduğu belirtildi. Baro, bu durumun kaçak yapılaşmayı dolaylı yoldan meşrulaştırabileceği ve planlama zaafı yaratacağı görüşünü paylaştı.
YARGI SÜRECİ BAŞLIYOR
Antalya Barosu, kısa vadeli ekonomik beklentilerin ekolojik sürdürülebilirliğin önüne geçemeyeceğini altını çizerek kararın iptali için harekete geçti. Baro yönetimi, 10972 sayılı kararın Anayasa’nın 2, 56, 104 ve 169’uncu maddelerine aykırı olduğunu savunarak gerekli hukuki süreçlerin işletileceğini kamuoyuna saygıyla duyurdu.