Antalya
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
24°
Akdeniz Gerçek | Antalya | Antalya Barosu’ndan Fatih Altaylı’nın Tutuklanmasına Tepki

Antalya Barosu’ndan Fatih Altaylı’nın Tutuklanmasına Tepki

Gazeteci Fatih Altaylı’nın tutuklanmasına ilişkin Antalya Barosu açıklama yaptı. Yapılan açıklamada, “Hem genel anlamıyla hem de gazeteci ve basın mensupları özelinde, ifade özgürlüğüne yapılan her keyfi müdahale, halkın bilgi alma hakkına da ağır...

Gazeteci Fatih Altaylı’nın tutuklanmasına ilişkin Antalya Barosu açıklama yaptı. Yapılan açıklamada, “Hem genel anlamıyla hem de gazeteci ve basın mensupları özelinde, ifade özgürlüğüne yapılan her keyfi müdahale, halkın bilgi alma hakkına da ağır...

Antalya Barosu’ndan Fatih Altaylı’nın Tutuklanmasına Tepki

Antalya Barosu’ndan yapılan açıklamada, “Son günlerde yaşanan hak ihlallerine her geçen gün bir yenisi eklenmektedir. Gazeteci Fatih Altaylı bir televizyon kanalında kullandığı ifadelerden kaynaklı TCK'nın 310. maddesi kapsamında Cumhurbaşkanına tehdit iddiasıyla başlatılan soruşturma kapsamında gözaltına alınmıştır. Bu gözaltının, Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Oktay Saral'ın sosyal medyadan yaptığı "Suyun ısındı Fatih" şeklindeki açıklamasının hemen ardından gelmesi, yargı süreçlerinin siyasi müdahalelerle nasıl şekillendirildiğinin açık bir tezahürü niteliğindedir. En başta usul hukuku açısından söylenmesi gereken; kimliğinin tespitinde tereddüt olmayan, kamuoyunca yakından tanınan bir gazeteciye, CMK m.98 uyarınca çağrı usulü uygulanmaksızın, şartları oluşmadığı halde yakalama ve gözaltı işlemi yapılması açıkça hukuka aykırı bir işlemdir” denildi.

“Suç Teşkil Etmiyor”

Açıklamanın devamında, “İfade özgürlüğü Anayasanın 26. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 10. maddesinde düzenlenmiştir. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne göre siyasetçiler özel kişilerin aksine basının ve halkın yakından denetimine açık olmayı ve kamuoyunca tanınan bir kişi olmayı bilerek tercih etmekte ve bu nedenle kendilerine yöneltilen eleştirilere daha geniş bir hoşgörü göstermek durumundadır. Yine Anayasa Mahkemesinin pek çok kararında benimsediği gibi demokratik bir toplumun zorunlu temellerinden olan, toplumun ilerlemesi ve bireyin özgüveni için gerekli temel şartlardan birini teşkil eden ifade özgürlüğü, sadece kabul gören veya zararsız yahut kayıtsızlık içeren bilgiler ya da fikirler için değil aynı zamanda kırıcı, şok edici veya rahatsız edici olanlar için de geçerlidir. Bu anlamda kişilere yönelik doğrudan tehdit veya hakaret içeriği taşımayan yorum ve değerlendirmelerin, Türk Ceza Kanunu’nun 2. maddesinde düzenlenen kıyas ve genişletici yorum yasağına aykırı biçimde benzetme yoluyla bir suçun kapsamında mütalaa edilmesi ifade özgürlüğünün ağır bir ihlali niteliğindedir. Bu bağlamda gazeteci Fatih Altaylı'nın açıklamalarının, TCK m.310/2 kapsamında Cumhurbaşkanına yönelik fiili bir saldırı olarak yorumlamak, Anayasanın 38. maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen "Kimse, işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanunun suç saymadığı bir fiilden dolayı cezalandırılamaz" kuralına da açıkça aykırıdır. Bir ifadenin, siyasi iktidar açısından rahatsız edici olmasıyla ifadelerin suç teşkil etmesi birbirinden farklı durumları ifade etmektedir” dedi.

“Kabul Etmiyoruz”

Baro açıklamasını şu şekilde tamamladı: “Evrensel hukukun ilke ve prensiplerine aykırı biçimde her türlü eleştiri ve değerlendirmenin kişi hürriyetine yönelik müdahalenin gerekçesi haline getirilmesi, demokratik bir hukuk devletinde kabul edilemeyecek bir olgudur. Bağımsızlık temelinde hareket etmesi gereken yargı organlarının, idari makamlarda görev alan yüksek bürokrat ve yöneticilerin sosyal medya üzerinden yönlendirmesi ile harekete geçmesi, kuvvetler arasında açıkça fonksiyonel bir tahakkumu de temsil etmektedir. Hem genel anlamıyla hem de gazeteci ve basın mensupları özelinde, ifade özgürlüğüne yapılan her keyfi müdahale, halkın bilgi alma hakkına da ağır bir müdahale anlamına gelmektedir. Anayasa Mahkemesi ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarına rağmen, Anayasayı uygulamakla yükümlü makamların hak ihlallerini sistematik hale getirmesinin, bir Anayasa hukuku kavramı olan "Anayasasızlaştırma" durumunu ortaya çıkardığı açıktır. Antalya Barosu olarak bu durumu kabul etmediğimizi, temel hak ve hürriyetlere yönelik zincirleme ihlaller son buluncaya ve demokratik bir hukuk devletinde olması gereken standartlara kavuşuluncaya kadar mücadelemizi sürdüreceğimizi kamuoyunun bilgisine sunarız.”

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız