Antalya'nın Akseki ilçesinde yaşayan altmış bir yaşındaki Abdullah Güven'in doğaya olan tutkusu, bölgenin eşsiz florasını devasa bir ekonomik değere dönüştürüyor. Yaklaşık 30 yıl önce sadece evinin bahçesinde kurduğu ilkel bir bakır kazanda kekik kaynatarak yola çıkan Güven, geçen yıllar içinde vizyonunu genişleterek bugün tam 31 farklı bitkiden doğal yağ elde eden modern bir tesisin kurucusu haline geldi.
Toros Dağları'nın 800 ile 1800 rakımlı bölgelerinden büyük bir özenle toplanan bu bitkiler, sadece yerel halkın değil, tüm Türkiye'nin ve Avrupa'daki tüketicilerin de yoğun ilgisini çekiyor. Gram fiyatları 4 lira ile 18 lira arasında değişen bu değerli yağlar arasında özellikle kekik, andız, ardıç, sedir ve elma yağı en çok talep gören ve gramı 18 liradan alıcı bulan gözde ürünler olarak öne çıkıyor.

Akseki kekiğinin dünya çapında tescillenen eşsiz kalitesi
Hem Akdeniz Üniversitesi akademisyenlerinin hem de Almanya'daki uzmanların dikkatini çeken Akseki kekiği, benzersiz aromasıyla dünya çapında bir ün kazanmış durumda. Bu zorlu üretim sürecini anlatan Güven, "Yağ çıkarmak oldukça zahmetli ve zor bir iştir. Toroslarda yetişen bitkilerin ayrı bir lezzeti ve şifası vardır. İnsanlara faydalı olmaya çalışıyoruz. Bunun için de memnunuz. Yaptığımız yağların içinde en fazla kekik yağı üretiyoruz. Kekik yağının satışı daha çok. İnsanlar kekik yağını daha fazla tüketiyorlar" dedi.
Bölgedeki bitkilerin bilimsel olarak da kanıtlanan üstün niteliklerine değinen deneyimli üretici, "Bizim yöremizde yetişen kekiklerin yağı incelenmiştir. Almanya'da da çalışmalar yapılmıştır. Türkiye'nin birçok yerinden alınan numuneler arasında en iyisinin Akseki'de yetiştiği söylenmiştir. Buradaki iklim çok farklı olduğu için bitkilerin aroması ve kalitesi de çok güzel oluyor" sözleriyle yerel zenginliğin küresel arenadaki başarısına dikkat çekti.
Dört saatlik zorlu mesainin ardından gelen doğal şifa
Bu şifa damlalarının elde edilme süreci ise büyük bir sabır ve emek gerektiriyor. Kazanlara bitki türüne göre uygun miktarlarda ham madde atılarak 100 ila 120 derece arasındaki sıcaklıklarda kaynatılma işlemi başlatılıyor.
Üretim aşamasının teknik detaylarını paylaşan Güven, "Kazanlara bazen 80-100 kilogram, bazen de 300 kilogram bitki atıyoruz. Yapraklı türlerde miktar daha az oluyor. Bitkileri 100-120 derece arasında kaynatıyoruz. Yaklaşık bir saat sonra yağ vermeye başlıyor. Üç saat boyunca devam ediyor ve toplam 4 saatte yağ tamamen çıkmış oluyor" ifadelerini kullandı.
Bu uzun mesainin ardından ortaya çıkan ve tamamen doğal içerikli olan lavanta yağı uyku problemlerine, nane yağı mide bulantılarına, okaliptüs yağı nefes darlığına ve ardıç yağı eklem ağrılarına çare arayanların ilk tercihi oluyor. İnsanların doğala yönelmesiyle talebin her geçen gün arttığını belirten Güven, "Bizim yağlarımız doğal olduğu için halk daha çok tercih ediyor. Alan vatandaşlar sürekli yeniden sipariş veriyor. Türkiye'nin her yerine kargo ile gönderiyoruz. İnsanlara şifa dağıttığımız için mutluyuz" şeklinde konuştu.

Yeni mucize incir çekirdeği
Mevcut bitki portföyüne son olarak incir çekirdeği yağını da ekleyerek ürün yelpazesini genişleten girişimci, özellikle çocuk sahibi olmak isteyen ailelerden olumlu geri dönüşler aldığını söyledi. Oğluyla birlikte Toroslar'ın sunduğu potansiyeli daha da derinlemesine araştırmaya devam eden Güven'in sıradaki en büyük hayali ise bu yerel başarı hikayesini endüstriyel bir boyuta taşımak. Gerekli ruhsatları alınan ve hazırlıkları süren yeni yatırım projesi için gün sayan Güven, "Bu işi büyüteceğiz. Büyük bir fabrika yapacağız. Ruhsatını aldık. Hedefimde ve hayalimde hep bu vardı. O hedefime ulaşarak ülke ekonomisine katkı sağlamak istiyorum" sözleriyle vizyonunu açıkladı.