Akdeniz Üniversitesi'nde mart ayı "Endometriozis Farkındalık Ayı" kapsamında düzenlenen etkinlikte, kamuoyunda "çikolata kisti" olarak bilinen hastalığın tıbbi, sosyal ve ekonomik boyutları uzmanlar ve hastalar tarafından konuşuldu.
Akdeniz Üniversitesi Atatürk Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen programa; Rektör Prof. Dr. Özlenen Özkan, üniversite yönetimi, Tıp Fakültesi dekanlığı, hastane başhekimliği, Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı öğretim üyeleri, öğrenciler ve hastalar katıldı. Açılışta konuşan Rektör Prof. Dr. Özlenen Özkan, doğurganlık çağındaki kadınların yüzde 10’unu etkileyen endometriozisin, tanı konulma sürecinin dünya genelinde 6-7 yılı bulabildiğini ifade etti. Rektör Özkan, hastalığın kronik ağrı semptomlarının çoğunlukla psikiyatrik durumlarla karıştırıldığını belirterek, erken ve doğru tanının önemine dikkat çekti.

Multidisipliner Bir Yaklaşım
Etkinlik kapsamında yapılan bilimsel sunumlarda, hastalığın multidisipliner bir yaklaşımla tedavi edilmesi gerektiği vurgulandı. Tıp Fakültesi öğretim üyeleri Prof. Dr. İnanç Mendilcioğlu, Prof. Dr. Selen Doğan ve Prof. Dr. Murat Özekinci; hastalığın sadece fiziksel ağrıya yol açmadığını, aynı zamanda kadınların üreme sağlığını da doğrudan etkilediğini belirtti. Özellikle tüp bebek ünitesinde uygulanan modern yöntemlerle, cerrahi operasyon öncesinde hastaların yumurta rezervlerinin dondurulması yoluyla doğurganlığın korunabildiği bilgisi paylaşıldı.

Her 10 Kadından 1’i
Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Prof. Dr. Nasuh Utku Doğan, "Şiddetli Adet Sancısı Kader Değildir" başlıklı sunumunda, dünya genelindeki her 10 kadından 1'inin bu hastalıkla mücadele ettiğini ve hastaların yüzde 75'inin henüz tanı almadığını bildirdi. ABD verilerine dayanarak hastalığın yıllık 120 milyar dolarlık iş gücü ve sağlık kaybına neden olduğunu belirten Doğan; bağırsak, idrar yolları ve diyaframa kadar yayılabilen bu kronik ağrı sendromunun, günümüzde robotik ve minimal invaziv cerrahi yöntemlerle yüksek başarı oranlarıyla tedavi edilebildiğini kaydetti.

Doğru Tanı ve Doğru Tedavi
Programın ilerleyen bölümlerinde, farklı yaş gruplarından ve meslek dallarından hastalar yaşadıkları sürece dair deneyimlerini aktardı. Yıllarca süren şiddetli ağrılar, ani kilo kayıpları ve sosyal izolasyon gibi zorluklarla mücadele ettiklerini belirten hastalar, doğru tanı konulana kadar birçok farklı branşta hekim gezdiklerini ifade ettiler. Opera sanatçısı Gülçin Gültekin, 24 yaşındaki Berna Yıldırım ve sağlık personeli Hülya Uçar ile Hatice Gülsüm Yücel, başarılı operasyonlar ve doğru tedavi planlamasıyla yaşam kalitelerinin normale döndüğünü paylaştı.
Etkinlik, sanatçı Gülçin Gültekin’in seslendirdiği eser ve katılımcıların toplu fotoğraf çekimi ile sona erdi. Uzmanlar, genç kadınlara yönelik yaptıkları uyarıda; günlük hayatı, eğitimi veya iş yaşamını aksatacak düzeydeki ağrıların normal kabul edilmemesi gerektiğini ve bu tür semptomlar varlığında vakit kaybetmeden uzman merkezlere başvurulması gerektiğini hatırlattı.
Akdeniz Üniversitesi'nde Kült Sahneler Yeniden Hayat Buluyor
Akdeniz Üniversitesi'nde Moda Rüzgarı
Akdeniz Üniversitesi Hong Kong’da: Hedef Küresel Akademik İş Birliği