Antalya
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
17°
Akdeniz Gerçek | Antalya | Akdeniz Üniversitesi'nde Kanserle Mücadelede "Bilinçli Duruş"

Akdeniz Üniversitesi'nde Kanserle Mücadelede "Bilinçli Duruş"

Akdeniz Üniversitesi Hemşirelik Fakültesi tarafından düzenlenen Kanser Farkındalık Sempozyumu'nda, kanserin bir kader olmadığı vurgulanırken; üniversite bünyesinde hayata geçirilen ileri teknoloji tedavi yöntemleri ve erken teşhisin hayati önemi...

Akdeniz Üniversitesi Hemşirelik Fakültesi tarafından düzenlenen Kanser Farkındalık Sempozyumu'nda, kanserin bir kader olmadığı vurgulanırken; üniversite bünyesinde hayata geçirilen ileri teknoloji tedavi yöntemleri ve erken teşhisin hayati önemi...

KAYNAK: Bülten
Akdeniz Üniversitesi'nde Kanserle Mücadelede "Bilinçli Duruş"

1-7 Nisan Kanser Farkındalık Haftası kapsamında Prof. Dr. Leman Birol Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen sempozyum; akademi dünyasını, öğrencileri ve vatandaşları bir araya getirdi. Etkinlikte, modern tıbbın ulaştığı son noktadan sağlıkta genetik taramalara, hemşirelik bakımının insani boyutundan küresel vaka öngörülerine kadar geniş bir yelpazede sunumlar yapıldı.

Tedavinin İnsani Yüzü

Sempozyumun açılışında konuşan Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Özlenen Özkan, kanser sürecinde tıbbi müdahaleler kadar hastanın psikolojik dayanıklılığının da kritik olduğunu ifade etti. Hemşirelerin bu zorlu yolculuktaki rolüne dikkat çeken Özkan, şu değerlendirmelerde bulundu:

"Kanser dendiğinde akla soğuk laboratuvarlar gelse de, hastanın tutunduğu en sıcak dal gözünün içine bakan şefkatli bir gözdür. Hemşirelerimiz sadece bir protokol uygulayıcısı değil; kaygıyı anlayan, acıyı paylaşan ve sürece insani bir yüz kazandıran en önemli yapı taşlarımızdır. Akdeniz Üniversitesi olarak biz, Meme Sağlığı Merkezimizden CAR-T Hücresel Tedavi Merkezimize kadar dünya tıbbının en ileri noktasını kampüsümüze taşıdık. Kanser artık çaresiz bir kader değildir; doğru zamanda atılan adımlarla yönetilebilir bir süreçtir."

akdeniz-universitesinde-kanserle-mucadelede-bilincli-durus

Vaka Sayısı 30 Milyona Ulaşabilir

Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mustafa Karaca, güncel veriler ışığında korkutucu bir tablo çizse de erken teşhisle bu tablonun değiştirilebileceğini belirtti. Dünyada her yıl 20 milyon yeni vaka teşhis edildiğini ve bu sayının 2040'ta 30 milyona çıkmasının beklendiğini vurgulayan Karaca, Türkiye'de her yıl yaklaşık 240 bin yeni teşhis konulduğunu söyledi.

Kanserin oluşumunda çevresel faktörlerin yüzde 85 oranında rol oynadığını hatırlatan Karaca, korunma ve tarama protokolleri hakkında şu bilgileri paylaştı:

"Erken evrede yakalanan kanserlerde sağ kalım oranı yüzde 90’ın üzerindeyken, geç kalındığında bu oran maalesef yüzde 10’lara düşmektedir. Erkeklerde en sık akciğer, kadınlarda ise meme kanseri görülüyor. 40 yaşından itibaren yıllık mamografi, 45-50 yaşından itibaren kolonoskopi ve 25 yaşından itibaren HPV taramaları ihmal edilmemelidir. Akdeniz Üniversitesi bünyesinde uygulanan, hastanın kendi hücrelerinin savaşçıya dönüştürüldüğü CAR-T Hücre Tedavisi ise bu savaşı kazanmak için elimizdeki en güçlü silahlardan biridir."

Serviks Kanseri İçin Aşı ve Tarama Çağrısı

Jinekolojik Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Selen Doğan ise rahim ağzı kanserinin önlenebilir doğasına vurgu yaptı. HPV virüsünün sadece kadınları değil cinsel aktif her bireyi ilgilendirdiğini belirten Doğan, aşılama takviminin önemini şu sözlerle özetledi:

"Serviks kanseri kadar önlenebilir başka bir kanser yok. HPV 16 ve 18 tipleri, vakaların yüzde 70'inden fazlasından sorumludur. İdeal olarak 9-14 yaş arası 2 doz, 15 yaşından sonra ise 3 doz aşılanma öneriyoruz. Elimizde bu kadar güçlü bir aşı ve tarama programı varken, bu hastalığı nadir görülenler listesine sokmak bizim elimizdedir."

Sempozyum, Hemşirelik Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Hatice Yangın’ın taramaların önündeki engelleri aktardığı sunumu ve katılımcılara belge takdimi ile sona erdi.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız