Antalya’da gerçekleştirilen ‘Yargı Teşkilatı Toplantısı’na katılan Adalet Bakanı Yılmaz Tunç gazetecilere gündem hakkında açıklama yaptı. Geçtiğimiz hafta CHP Genel Başkanı Özgür Özel İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Akın Gürlek’in Eti Maden şirketinin Lüksemburg’daki iştiraki Etimine’ye yönetim kurulu üyesi olarak atandığını öne sürmesinin ardından Cumhuriyet Halk Partisi (CHP), İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Akın Gürlek hakkında, “göreviyle bağdaşmayan özel görev üstlendiği” gerekçesiyle HSK’ya suç duyurusunda bulundu. Son dönemdeki gündem hakkında açıklama yapan Tunç, “19 Mart'ta İstanbul Büyükşehir Belediyesi ile ilgili başlayan soruşturmaların başından itibaren tamamen konuyu, sanki bunlar bir adli soruşturmalar değilmiş, tamamen siyasi amaçla yapılmış soruşturmalarmış gibi algı çalışması yapıyor. Beşiktaş iddianamesi var, İBB Başkanının yaptığı, suç teşkil ettiği iddia edilen suçlamalar var. Bunların esasıyla ilgili herhangi bir şey söylemiyor, tamamen suçlamaları reddediyor, bu doğru değil. Bunu yaparken de yargı mensuplarına hakaret ediyor, tehdit ediyor. Bunlar kabul edilebilecek bir şey değil. Soruşturmaların sonucunu beklersiniz. Bu konuda iddialarla ilgili konulara açıklık getirirsiniz" ifadelerini kullandı.

Özgür Özel'e Yarım Milyonluk Dava
Özel’in Akın Gürlek Çıkışının Ardından Soruşturma Açıldı
“Bunun İstinafı Var”
Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, “İstanbul İl Başkanlığı ile ilgili topladığınızı iddia ettiğiniz valiz dolusu paraları nereden aldığınızı, nasıl toplandığını, kimlerin buraya getirdiğini gündeme getirmiyorsunuz. Sanki hiç ortada suç yokmuş, haksız bir şekilde üzerine gidiliyormuş bir algı oluşturuyor. Yargılama aşamasında, iddianame ortaya çıktıktan sonra yargılama yapılacak. İlk derecede de iş bitmiyor. Bunun istinafı var, itiraz süreçleri olacak, Yargıtay’ı var. Tüm bu süreçler yargı mekanizması içerisinde yürüyecek konular. Ama tabii, olayı farklı bir tarafa çekerek, özellikle kamuoyunu bu davalar bakımından etkilemeye çalışan bir siyaset izleniyor. Bu doğru değil" dedi.
“Mahkeme Ne Karar Verecek Hep Beraber Bekleyeceğiz”
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin Selahattin Demirtaş hakkında verdiği karar hakkında konuşan Tunç, “Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin tek kararı değil bu. Öcalan kararı da var geçmişte, Kavala kararı da var. Bakanlar Komitesi'nde görüşmeleri devam edenler de var. Burada Demirtaş ile ilgili dava Kobani Davası. Bir kısım sanıklar süreli hapis cezaları ve beraatler de almıştı. Kobani olaylarının azmettiricisi açılan dava 22. Ağır Ceza Mahkemesi’nde sonuçlanmıştı. Şimdi bu Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesinde görülüyor. Burada Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin özgürlük ve güvenlik hakkı ihlal edildiği iddiasıyla Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi Sözleşmesi'nin 5’inci maddesinin ihlal edildiği gerekçesiyle yapılan başvuruyu, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi 2. Dairesi ihlal kararı verdi. Daire kararı şu anda Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesi tarafından değerlendirilecek. İlk dereceden hüküm verildi, bu hüküm istinafta hüküm özlü olarak devam ediyor. Yani dolayısıyla buradaki değerlendirme şu anda mahkemenin önünde. Mahkeme ne karar verecek hep beraber bekleyeceğiz" ifadelerini kullandı.

Özel’den Bomba İddia: “Akın Gürlek 9 Ay Boyunca Euro ile Maaş Aldı!”
“Bütün Ülkelerin Uymadığı Kararlar Var”
Türkiye’de bazı davaların siyasallaştırıldığını ifade eden Tunç, “Bu doğru değil. Bütün ülkelerin uymadığı kararlar var. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'ne taraf olan ülkelerin karara uyma ortalaması yüzde 79. Türkiye'nin uyma oranı ise yüzde 91. Türkiye'de bazı davalar, özellikle dışarıdan da çok siyasallaştırılıyor. O siyasallaştırılan davalar öne çıkarılarak, sanki Türkiye'nin Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarının hiçbirine uymuyor gibi bir algı çalışması yapılıyor" diye konuştu.
“Böyle Hukuk Devleti Olmaz”
Mevcut mevzuat kapsamında yapılan çalışmaların çoğunun kamuoyuna yansımadığını aktaran Bakan Tunç, "Gerek hasta hükümlü ve tutuklularla ilgili endişelerin ortadan kaldırılmasına yönelik çalışmalar, gerek idare ve gözlem kurullarının, cezaevlerinde iyi hal değerlendirilmesine ilişkin yaptıkları çalışmalar. Sürecin kolaylaştırılması konusunda yapılan çalışmaları anlattık. Bir pazarlık değil, sürecin getirdiği adımlar olabilir. Yani terör örgütü silah bırakırsa kanun çıkacak gibi pazarlık söz konusu değil, böyle hukuk devleti olmaz. Böyle bir pazarlık sürecine devlet girmez. Rapor hazırlayacak ve orada çizilecek yol haritası çerçevesinde yasal düzenleme gerekiyorsa zaten Meclis bu konuda adım atacaktır. Burada özellikle milletimizin hassasiyetleri bizim için önemli. Bu sürecin onları rahatsız edecek bir noktaya gelmemesi önemli. Bu konuda özellikle hassas davranarak milletimizin isteği doğrultusunda yol alacağız" dedi.