Antalya'da Adalet Teşkilatını Geliştirme Vakfı (ATGV) tesislerinde gerçekleştirilen 21. Uluslararası Adli Tıp Günleri, 5 kıtadan 40 ülkenin temsilcilerini bir araya getirdi.
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Muhsin Şentürk, Yargıtay Ceza Genel Kurulu Başkanı Ahmet Ömeroğlu, Adalet Bakan Yardımcısı Sedat Ayyıldız, Adli Tıp Kurumu Başkanı Dr. Hızır Aslıyüksek ve Antalya Valisi Hulusi Şahin gibi isimlerin yer aldığı dev zirvede, yaklaşık 1150 katılımcı ile 194 bilimsel bildiri, 28 oturum ve 6 özel kurs üzerinden adli tıbbın geleceği tartışılıyor.
Yapay Zeka ve Deepfake Tehdidine Karşı Bilimsel Kalkan
Kongrenin açılışında konuşan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Muhsin Şentürk, dijitalleşmenin adalet mekanizmasına getirdiği risklere ve fırsatlara dikkat çekerek, “Bir kişinin ölüm nedeninden DNA analizlerine, dijital verilerden bir görüntünün manipüle edilip edilmediğinin tespitine kadar pek çok konuda yargının bilimsel uzmanlığa ihtiyacı bulunmaktadır. Adli bilimlerde ortaya konulan bir sonuç, kişinin özgürlüğünü, mağdurun hakkını veya kişinin suçsuzluğunu doğrudan etkileyebilir. Bu nedenle bilimsel güvenilirlik aynı zamanda bir adalet güvencesidir. Adaletin ihtiyacı her soruya kesin cevap verilmesi değil, bilimin neyi, hangi ölçüde söyleyebildiğinin açıkça ortaya konulmasıdır" dedi.

Dijital verilerin tek başına mutlak doğru sayılamayacağını vurgulayan Şentürk, “Yapay zeka ile oluşturulan veya değiştirilen görüntü, ses ve diğer dijital içeriklerin giderek daha gerçekçi hale geldiği bir dönemde, bir dijital verinin varlığı tek başına onun gerçeği yansıttığı anlamına gelmemektedir. Teknolojik imkanların adalet sistemine kazandırılması kadar bunların güvenilirliğinin değerlendirilmesi ve sınırlarının bilinmesi de önemlidir. Bilimsel bilgi ile hukuk birbirinin alternatifi değildir. Bilim gerçeğe ışık tutar, hukuk o gerçeğe adalet çerçevesinde anlam kazandırır" ifadelerini kullandı.
Tarihi Emsal Karar
Teknolojinin sunduğu matematiksel verilerin adalet dağıtırken insan faktörünün önüne geçmemesi gerektiğine işaret eden Yargıtay Ceza Genel Kurulu Başkanı Ahmet Ömeroğlu, “Adalet düzeninin, hukuk düzeninin merkezine insanı koymadığınızda insanlığınızı kaybedersiniz ve asla adalet üretemezsiniz. Adaletin mantık ve matematik tarafı gelişen bilim ve yapay zeka ile desteklenmeli ama insan tarafı, hak tarafı, vicdan tarafı aynı hızla korunmaya devam edilmelidir. Çünkü yargılamanın temel süjesi insandır" dedi.
Ömeroğlu ayrıca Türk ceza hukuku için dönüm noktası niteliğinde bir gelişmeyi ilk kez paylaşarak, Temmuz 2025'te Yargıtay Ceza Genel Kurulu tarafından verilen lohusalık psikozuna dair karara değindi.

Konunun ceza ehliyeti bakımından hayati bir boşluğu doldurduğunu belirten Ömeroğlu, “Bu vakte kadar doğrudan lohusalık psikozuna, sendroma ilişkin bir yüksek mahkeme kararı yok. Gördüğümüz dosyada Adli Tıp Kurumu'nun benzer bir değerlendirmesini içeren rapor da vardı. Fakat rapordaki değerlendirmeler genel olarak 32'nci maddenin parametreleriyle yapılmıştı. Biz özellikle 34'üncü madde anlamında, davranışların yönlendirilmesi, hukuki anlam ve sonuçlarının kavranması bakımından geçici nedenler arasında sayılıp sayılamayacağına dair rapor alınması şeklinde bir değerlendirmede bulunduk. Bu meselenin ceza ehliyeti bakımından gündemde tutulması gereken çok ciddi bir sorun olduğunu belirtmek istiyorum" açıklamasını yaptı.
81 İlde Yılda 1 Milyona Yaklaşan Adli Raporlama
Maddi gerçeğin ortaya çıkmasında adli tıp uzmanlığının vazgeçilmez bir rol oynadığını belirten Adalet Bakan Yardımcısı Sedat Ayyıldız, “Tam bu noktada adli tıp ve adli bilimler devreye girer. Adli tıp ve adli bilimler, maddi gerçeğin bilimsel yöntemlerle ortaya çıkarılmasına yardımcı olarak hukukun ve yargının önünü aydınlatır. Bilimsel, güvenilir ve tarafsız bilirkişilik hizmeti, güçlü bir adalet sisteminin vazgeçilmez unsurlarından biridir. Bilirkişilikte yapılan doğru tespit, yalnızca bir laboratuvar sonucu veya teknik değerlendirme değildir. Bir kişinin hakkının teslim edilmesinde, bir mağduriyetin giderilmesinde, bazen de gerçeğin yıllar sonra ortaya çıkarılmasında belirleyici olabilmektedir" diye konuştu.

Ayyıldız, “Bugün Adli Tıp Kurumu yalnızca klasik anlamda otopsi yapan veya tıbbi değerlendirme sunan bir kurum değildir. Adli genetikten adli toksikolojiye, adli bilişimden adli belge incelemeye, adli trafik incelemelerinden adli psikiyatriye kadar çok geniş bir alanda farklı disiplinlerden uzmanların birlikte çalıştığı çok yönlü bir resmi bilirkişilik kurumu haline gelmiştir. Bugün 16 Adli Tıp Grup Başkanlığı ve 161 Adli Tıp Şube Müdürlüğü ile 81 ilimizde vatandaşımıza yerinde bilirkişilik hizmeti sunulmaktadır. Merkez ve taşra teşkilatında yaklaşık 3 bin 500 personel görev yapmakta, yılda 1 milyona varan adli dosyada yargı mercilerimize bilimsel ve teknik bilirkişilik hizmeti verilmektedir" açıklamasını yaptı.
Bağımlılıkla Mücadele ve Yeni Nesil Teknolojiler
Kongrenin ana temasının 'Dünyada Bağımlılık ve Bilirkişilik' olduğunu aktaran Adli Tıp Kurumu Başkanı Dr. Hızır Aslıyüksek ise 1857 yılından bu yana hizmet veren kurumun 3 bin 466 kişilik uzman kadrosuyla dev bir kapasiteye ulaştığını kaydetti.
Aslıyüksek, “Bugüne kadar yaklaşık 750 asistan hekime adli tıp uzmanlık eğitimi verdik. 2025 yılında 30 bin 768 otopsi, 22 bin 154 ölü muayenesi, 457 bin 573 adli muayene ve 146 bin 594 DNA incelemesi olmak üzere toplam 966 bin 658 adli dosyayı inceleyerek mütalaa ve adli rapor düzenledik. 2026 yılının ilk 8 ayında ise 19 bin 685 otopsi, 13 bin 576 ölü muayenesi, 293 bin 681 adli muayene ve 100 bin 584 DNA incelemesi olmak üzere toplam 671 bin 444 adli dosyayı inceledik" şeklinde konuştu.
Güncel tehditlerin küresel bir nitelik kazandığına işaret eden Aslıyüksek, “Bağımlılık; tıbbi, sosyal ve hukuki boyutları bulunan, adli tıp ve adli bilimleri doğrudan ilgilendiren çok yönlü bir konudur. Kongre süresince uyuşturucu ve yeni nesil psikoaktif maddelerle mücadeleden madde kullanımı ile suç ve şiddet arasındaki ilişkiye, tedavi ve rehabilitasyondan bilirkişilik uygulamalarına kadar farklı disiplinleri ve farklı ülke örneklerini birlikte tartışacağız. İnsan hakları, adli toksikoloji, adli travmatoloji, adli trafik, adli genetik, adli bilişim, adli patoloji, yapay zeka, deepfake teknolojileri, yeni nesil DNA teknolojileri, otonom araçlar ve virtopsi gibi çok sayıda güncel konu da programda yer alıyor" ifadelerini kullandı.