Antalya'nın Aksu ilçesinde 4 gün boyunca geniş bir alana yayılarak büyük yıkım yaratan orman yangını, derin bir üzüntü ve çevre hassasiyeti oluşturdu.
Yangının ardından doğal yaşamın geleceği ve tahrip olan arazilerin akıbeti tartışılmaya başlanırken, Türk Kadın Hareketi sürecin çok yönlü takipçisi olacaklarını duyurdu.
"Şüpheler Aydınlatılsın ve Ranta Geçit Verilmesin"
Aksu'daki tahribatın boyutlarına dikkat çeken Türk Kadın Hareketi, yangının arka planının şeffaf bir şekilde araştırılması gerektiğini vurguladı.
Açıklamada, "Yangının nedeni bütün yönleriyle araştırılmalı; kasıt, ihmal ve varsa arazi–imar–yatırım bağlantıları mutlaka ortaya çıkarılmalıdır" ifadelerine yer verildi. Sivil toplum temsilcileri, felaketin ardından yükselen endişeleri de "Yanan ormanlar ranta açılamaz. Yangından etkilenen alanlar yapılaşmaya, otel ve benzeri projelere açılmamalı; korunmalı ve yeniden ağaçlandırılmalıdır" sözleriyle dile getirdi.

"Kıyılar Halkın, Doğa Gelecek Kuşakların Emaneti"
Kentin doğal kaynaklarının korunmasına yönelik ortak bir bilinç çağrısında bulunulan açıklamada, çevre ve kıyı alanlarının ranta kurban edilmemesi gerektiği hatırlatıldı. Kararlılık vurgusunun öne çıktığı Türk Kadın Hareketi paylaşımında, "Kıyılarımızın yağmalanmasına, ormanlarımızın maden ve rant uğruna yok edilmesine karşıyız. Ormanlarımız gelecek kuşakların hakkıdır. Kıyılarımız halkındır. Doğamız rantın malı değildir" tespitlerine yer verildi.
Betonlaşmaya Karşı Yeniden Yeşillendirme
Antalya'nın doğal mirasını korumanın hayati bir sorumluluk olduğuna dikkat çeken Türk Kadın Hareketi, sürecin somut bir ağaçlandırma adımıyla taçlandırılması gerektiğini de şöyle aktardı:
"Çocuklarımıza beton değil, yeşil ve yaşanabilir bir Türkiye bırakmak zorundayız. Yanan ormanın yerine beton değil, yeniden orman istiyoruz!"