Akdeniz Gerçek | Adana | Girne Feribot Faciasından Kurtulan Adanalı Gençler Dehşet Anlarını Anlattı

Girne Feribot Faciasından Kurtulan Adanalı Gençler Dehşet Anlarını Anlattı

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti açıklarında batan feribottan kendi imkanlarıyla kurtulan Adanalı 3 genç memleketlerine döndü.

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti açıklarında batan feribottan kendi imkanlarıyla kurtulan Adanalı 3 genç memleketlerine döndü.

Girne Feribot Faciasından Kurtulan Adanalı Gençler Dehşet Anlarını Anlattı
KAYNAK: İHA
FOTOĞRAF: İHA

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC)'nin Girne kenti açıklarında yaşanan feribot faciasından sağ kurtulan Adanalı Sudenaz Sönmez, Burak Can Keskin ve Burak Arif Kaya memleketlerine ulaştı. Çukurova Havalimanı'nda AFAD ekipleri tarafından karşılanan 3 arkadaş, günlerdir devam eden endişeli bekleyişin ardından ailelerine sarılarak duygu dolu anlar yaşadı. 

Faciada ihmal iddiası: Batarken ilk terk eden kaptandı

Kurtuluş hikayelerini paylaşan gençler, batan gemide yaşadıkları çaresizliği ve ihmalleri anlattı. Gemide hiçbir görevlinin kendilerine yardım etmediğini belirten Sudenaz Sönmez, "Kaptanı ilk uyardıklarında Mersin Limanı'na kadar duramayacaklarının söylendiğini ve gemi batarken bile hala ‘sakin olun, bir şey yok' dediler. Batarken ilk terk eden kaptan, yedek kaptandı. İnsanlar el uzatırken hepimiz bakıyorduk, hiçbir çalışan yoktu. El ele tutuşarak birbirimizi çıkardık. Ben Kozanlı arkadaşlarımızla limana inince bayıldım. Kayıplarımızın bulunması öncelik. Hukuki süreç devam ediyor. 

Aileleriyle son kez helalleştiler

Suyun içinde camları kırarak hayatta kalmayı başaran Burak Can Keskin, o anları "Allah bir daha göstermesin. Biz gittiğimizde yerler ıslaktı. Herkes kaptana bildirmiş ama ‘ben burada yıllardır kaptanım' demiş. Camı kırarak çıktım. Çok dalga vardı, o can havliyle bilsen de kurtulamazdın. Herkes kendi canının derdine düştü. Zaten durdu ve geminin batması ile durması bir oldu" şeklinde anlattı. Oğlunun telefonda helallik istediği anlarda yıkıldığını belirten anne Gülfidan Keskin, "Oğlum aradı. ‘Anne, biz ölüyoruz. Hakkını helal et anne' diye feryat etti. Oğlumun sesi ve diğerlerinin sesi. ‘Anne seni seviyorum, hakkını helal et' demesi ile ben bittim. O kaptanlar da aynı acıyı tatsın. Bir de ‘Haklarını helal etsin' diyorlar mı? Asla hakkımızı helal etmiyoruz" dedi. Baba Cem Keskin de, "‘Baba, gemi batıyor' demesi ile ‘Yelek, bot yok mu?' dedim. ‘Helal olsun oğlum' dedim. Limana varınca haber verdi, büyük sevinç yaşadık" diyerek çaresizliklerini dile getirdi.

Hamile kadını camı kırarak çıkardı

Geminin su aldığını fark edip yetkilileri uyarmasına rağmen ters tepkiyle karşılaştığını söyleyen Burak Arif Kaya, can pazarında 7 kişiyi kurtardığını belirtti. Facia anında yaşadıklarını aktaran Kaya, "Gemiye bindik. İlk bastığımızda su vardı. Kaptana sordum, ‘cıvatalardan su alıyor' dedi. ‘Emin misin, batmadan gideceğimize?' dedim. Bana, ‘sen 5 yıllık okul okuyorsun, ben 10 yıllık okul okuyorum' dedi bana. Gemiden çıktım, ‘kalkıyoruz' dediler, gemiye geri bindim. 8-9 kilometre gittik gitmedik. Yardımcı kaptan, ‘Sakin olun, bir şey yok' dedi. 2 dakika geçti, geminin içi su dolmaya başladı. Yanımda ufak çocuk, ‘gemi batacak' dedi. İlerledik, ses gelince gemi her yerden su alıyor, kapılar kilitli. ‘Benim de annem babam var' diyerek elde imkan varken kurtardım. 8 aylık hamile kadını pencereden ayaklarından çıkardım. Kolumla vura vura çıkardım. 3 çocuk ve yaşlı bir amcayı çıkarmaya çalıştık. Mazotlu su, kayıyordu şeklinde konuştu.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız