Antalya'nın Konyaaltı ilçesinde 25 Ağustos 2026 günü, ortaokul öğrencisi 13 yaşındaki Yasemin T. Ö., servis aracından indikten hemen sonra yolun karşısına geçmek istediği esnada aynı istikametten gelen başka bir servis aracının çarpması sonucu ağır yaralandı.
Çarpmanın şiddetiyle vücudunda ağır kemik hasarları oluşan küçük kız yaklaşık 8 gün hastanede tedavi gördü. Hastane sürecinin ardından hazırlanan resmi kaza tespit raporunda tüm kusurun 13 yaşındaki öğrenciye yüklenmesi ve servisten indiğine dair hiçbir detayın evraklara işlenmemesi ailesini harekete geçirdi.

"Kızım Yüzde 100 Kusurlu Gösterildi"
Trafik tutanağında kızının tek sorumlu ilan edilmesine sert tepki gösteren baba İsmail Ö., resmi tutanaklardaki çelişkilere dikkat çekerek, "25 Ağustos günü, okul servisi kızımı evin önünde değil, karşı taraftaki dört yola indirdikten sonra, kızım yolun karşısına geçmeye çalışırken başka bir servis aracının çarpması sonucu yaralandı ve kızımı yüzde 100 kusurlu buldular. Okul servisinden indiği atlandı, kamera görüntüleri atlandı, şahitler atlandı, her şey atlandı. Trafik tutanağında hiçbir şekilde okul servisinden indiğinden bahsedilmedi. Dolayısıyla 13 yaşındaki kızım suçlu gözüküyor. Tüm kusur kızıma yıkıldı. Ne okul servisi hakkında işlem yapabiliyorum ne de çarpan servis şoförü hakkında herhangi bir işlem yapabiliyorum" dedi.

"Olay Yerini Gören Kameralar 7 Gün Kayıt Tutuyor"
Kaza anına ilişkin mahalledeki sınırlı sayıdaki kamera kayıtlarını kendi imkanlarıyla toparlamaya çalışan aile, güvenlik kameralarının kayıt döngüsü nedeniyle ciddi bir delil kaybıyla karşılaştı.
Eldeki görüntüleri aktaran baba Ö., "Görüntülerden de anlaşılacağı üzere kızım sağ tarafını kontrol ediyor. Sağ tarafından gelen araç geçtikten sonra yolun karşısına geçmeye çalışıyor. Yol iki şeritli bir yol, gidişli gelişli bir yol. Sol taraftan araba geleceğini hiç düşünmemiş. Keşke düşünseydi ama düşünmemiş maalesef. Başımıza böyle bir olay geldi" diye konuştu.

Olay yerini gören sınırlı sayıda cihaz olduğunu aktaran Ö., "Hastanede yattık yaklaşık sekiz gün. Olay yerini gören 2-3 tane kamera var. Maalesef hepsi yedi gün kayıt tutuyor. Yedi günün üzerine hepsi tekrar kayıt etmeye başlıyor. Bütün kamera görüntülerini kaçırdım. Elimde 2-3 tane kamera görüntüsü var tesadüfen. Olay anını gösteren, olaydan sonrasını gösteren 2-3 tane kamera görüntüsü var. Bunun dışında maalesef elimizde çok fazla bir şey kalmadı. Şahitler dinlenmemiş. Tutanakta şahitten bile bahsedilmiyor. Okul servisinden indiğinden bahsedilmiyor. Dolayısıyla kızımın hakkını aramaya çalışıyorum şu an" ifadelerini kullandı.
"Kızımın Köprücük Kemiği Kırık"
Çarpmanın etkisiyle savrulan öğrencinin hastanedeki operasyonları sürerken, kalıcı hasar riskine karşı tıp merkezindeki gözetimi devam ediyor.
Yaşadıkları travmayı dile getiren İsmail Ö., "Bir baba olarak, bir vicdan meselesi bu benim için. Günün sonunda o olayı ben yaşadım. Ben onunla beraber hastaneye kadar gittim. Hakkını aramaya çalışıyoruz. Ceza alması gereken insanların da ceza almasını sağlarız. Kızımın köprücük kemiği kırık. İlerleyen süreçte bir ameliyat daha olması gerekecek. Kafatasında çatlak var. Göz çukurunda çatlak var. Böbreğinde, ciğerinde biraz daha problem var. Ama onlar zamanla geçecek, yaşının küçük olması sebebiyle. İlerleyen süreçte şu an tek görünen şey, köprücük kemiğinden tekrar ameliyat olmak zorunda kalacak" dedi.

Aile Ceza Davası İstiyor
Olayın ardından yürütülen soruşturmanın taksirle yaralama suçlamasıyla ceza davasına dönüştürülmesi gerektiğini vurgulayan baba İsmail Ö., "Bizim isteğimiz çarpan araç suçsuz gözüküyor, indiren araç suçsuz gözüküyor. Bu insanların da ceza almalarını sağlamak. Ceza derken ceza hükmün açıklanması ertelenecek zaten. Taksirle yaralamaya sebebiyet vermek. Ama bu kadar rahat şekilde dolaşamasınlar istiyorum. Günün sonunda şu an hiçbir suçları günahları yok şekilde dolaşıyorlar. Benim derdim şu anda davanın ceza davasına çevrilmesi. Ceza davasından sonra tabii ki tazminat hakkımız var." diye konuştu.
Çarpan tarafla temas kuramadıklarını aktaran İsmail Ö., "Çarpan servis şirketi kızımı arayıp sormadı bile. Bir sosyal medya paylaşımıyla gelmek zorunda kaldılar. Şirket isim vermek doğru olmaz ama genel merkezlerini aradım. CİMER'e şikâyette bulundum, Ondan sonra gelip kızımdan özür dilemek zorunda kaldılar. Kızıma bir faydası var mı? Tabii ki yok o saatten sonra. Ama ona bir moral motivasyon oldu" dedi.
"Geçen Sene de Uyardım Ama Dinlemediler"
Servis güzergahı ve indirme noktasının tehlikesini daha önce yetkililere bildirdiğini belirten İsmail Ö., ihmaller zincirinin göz göre göre geldiğini vurguladı.
Okul yönetiminin süreçteki ilgisini teslim eden fakat sorumlulukların gereğinin yapılması gerektiğini kaydeden İsmail Ö., "Kızımın servisi her yerde yanımdaydı. Kimsenin hakkını yemeyeceğim. Okul da yanımdaydı her anda. Belki okul olmasaydı o süreci bu kadar kolay atlatamazdım. Ama günün sonunda sorumlulukları var. Ve bu sorumluluklarını yerine getirmeleri gerekiyor" dedi.
Tehlikeli kavşağa ilişkin geçmiş uyarılarını anlatan baba Özdemir, "Ben geçen sene de kızımı orada indiriyorlardı. Aradım ve uyardım. Benim kızımı orada indirmeyin lütfen. Orası hızlı akan bir yol. Hiçbiri fren yapmıyor. Burası hızlı akan bir yol. Başka yerde indirmeleri gerektiğini söyledim. Ona rağmen orada indirmeleri en çok zoruma giden şey de zaten bu. O yüzden ceza almaları gerekiyorsa ceza almalarını istiyorum" ifadelerini kullandı.
"Hastanede Uyandığımı Hatırlıyorum, Çok Canım Acıyordu"
Kaza anını ve sonrasındaki acı dolu dakikaları anlatan 13 yaşındaki Yasemin T. Ö. ise servis aracının kural ihlali yaparak kendisini riskli bölgeye bıraktığını belirtti.
Uğradığı kazanın şokunu üzerinden atamayan küçük öğrenci, "Okul servisinden iniyordum. Beni evimin önünde bırakmak yerine karşıdan karşıya geçmek zorunda olduğum bir yerde bıraktı. Ben de karşıdan karşıya geçmeye çalışırken araba çarptı. Hastanede uyandığımı hatırlıyorum. Çok canım acıyordu "dedi.