Antalya'da 23 yıllık Türkçe öğretmenliği kariyerinin ardından edebiyat ve düşünce dünyasındaki çalışmalarını sürdüren 48 yaşındaki eğitimci-yazar Fatih Tuncay, dijital çağın en büyük dönüşümüne odaklandı.
Tuncay, 2025 yılında yayımlanan 'Yapay Zeka: Karanlık Gölgeler' isimli eserinde yapay zekanın sunduğu olumlu imkanların yanı sıra bilinçsiz ve denetimsiz kullanımın yol açabileceği olası tehlikeleri ele aldı. Teknolojik yeniliklere karşı bir duruş sergilemediğini özellikle belirten Antalyalı yazar, temel problemin sınır tanımayan bağımlılık olduğunu vurguladı ve “Ben bağımlılığa karşıyım. Dikkatli olunması gerektiğini ve sınırların çizilmesi gerektiğine inanıyorum" uyarısında bulundu.
"Denetimsiz Ekranlar Çocuklar İçin Büyük Tehdit"
Eğitimci kimliğiyle çocukların ve gençlerin bilişsel gelişimini yakından gözlemleyen Tuncay, teknolojinin bireyleri körleştiren bağımlılık boyutuna dikkati çekerek, “Biz insanoğlu maalesef bir teknolojiye veya herhangi bir şeye körü körüne bağımlı hale gelebiliyoruz. Bir şeye bağımlı hale geldiğinizde onun zararlarını görmezden gelebilirsiniz, fark edemeyebilirsiniz" dedi.

Özellikle erken yaş grubundaki internet kullanıcılarının savunmasızlığına değinen yazar, “5 yaşındaki küçük bir çocuğunuz bilgisayarın başına geçebilir, istediği şeyi sorabilir ve istediği şekilde cevap alabilir" diyerek denetimsizliğe işaret etti.
Kitaptaki Öngörüler Gerçekleşti
Kitabın basım sürecinin ardından dünyadaki ve Türkiye'deki yapay zeka temelli gelişmeleri yakından izlediğini dile getiren Tuncay, kurguladığı ya da dikkat çektiği risklerin çok kısa sürede gerçeğe dönüştüğünü üzüntüyle gözlemledi.
Medyada yer alan haberlerin endişelerini doğruladığını belirten eğitimci-yazar Fatih Tuncay, “Kitapta yazdığım olayların maalesef birçoğu hayat buldu. Gazetelerde, televizyonda maalesef üzücü olaylara denk geldim" ifadelerini kullandı. Psikolojik veya sosyal sorunlar yaşayan gençlerin algoritmalar tarafından yanlış yönlendirilebileceğini hatırlatan Tuncay, tehlikenin önüne geçilmesi adına aileler, eğitimciler ve yöneticilere ortak sorumluluk düştüğünü belirterek, “Sınırlandırmamız, bilinçlendirmemiz gerekiyor. Bunları da çocuklarımıza, gençlerimize yeterli şekilde anlatmamız gerekiyor" çağrısını yaptı.
"İnsan Zihninin En Büyük Kalkanı Sorgulamak ve Okumak"
Algoritmaların hayatın her alanına nüfuz ettiği bir çağda insanı insan yapan en temel unsurun eleştirel düşünce olduğunu hatırlatan Tuncay, yapay zekanın konforuna kapılıp zihinsel tembelliğe düşülmemesi gerektiğinin altını çizdi.
Bireylerin edilgen birer tüketici olmak yerine aktif düşünen varlıklar olarak kalabilmesi için kültürel gelişimin şart olduğunu dile getiren yazar, “Lütfen okusunlar ve düşünmeyi asla bırakmasın insanoğlu" mesajını verdi.