Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı (TPAO), CHP Genel Başkan Yardımcısı Deniz Yavuzyılmaz’ın gündeme getirdiği “helikopter vurgunu” iddialarına yazılı açıklamayla yanıt verdi. Şirket, kamuoyunda geniş yankı uyandıran ödemelere ilişkin “rakamlar gerçeği yansıtmıyor” dedi. Ancak Yavuzyılmaz, TPAO’nun açıklamasına belgelerle ve videolu olarak yanıt vererek, “Belgeye belgeyle yanıt vermek zorundalar” ifadelerini kullandı.

İddia: Günlük 36 Bin Dolar, Yıllık 13 Milyon Dolar Kira Bedeli
CHP’li Yavuzyılmaz, Türkiye Varlık Fonu’na bağlı TPAO’nun alt şirketinin, Katar ortaklı bir helikopter kiralama firmasına yaptığı ödemeleri belgeleriyle paylaşmıştı.
Belgelerde, helikopter başına günlük 36 bin dolar, aylık 1 milyon 116 bin dolar ve yıllık 13 milyon 140 bin dolar kira bedeli ödendiği öne sürüldü.
Yavuzyılmaz, bu tutarın güncel kurla 552 milyon 668 bin 400 TL’ye denk geldiğini belirterek, “AKP’nin belgeli helikopter vurgunu” ifadelerini kullanmıştı.
TPAO: “Rakamlar Çarpıtılmış, Gerçek Bedel 8.667 Dolar”
TPAO’dan yapılan açıklamada, Sakarya Gaz Sahası’nda görev yapan deniz unsurlarının lojistiği için toplam 6 helikopter kullanıldığı, bunlardan 4’ünün Offshore Hizmetleri Sözleşmesi kapsamında kiralandığı belirtildi.
Şirket açıklamasında şu ifadelere yer verildi:
“Bu kapsamda hizmet alınan helikopter başına kira bedeli olarak iddia edildiği gibi 36 bin dolar değil, 8 bin 667 dolar ödenmektedir.”
TPAO, ayrıca mevcut kiralama sözleşmelerinin bölgesel piyasa ortalamalarının çok altında olduğunu vurgulayarak, “Ortadoğu ve Avrupa’da günlük kiralama bedelleri 15-20 bin dolar civarındadır” bilgisini paylaştı.
“Belgeye Belgeyle Yanıt Versinler”
CHP’li Deniz Yavuzyılmaz, TPAO’nun açıklamasına kısa süre sonra videolu bir açıklamayla karşılık verdi.
Yavuzyılmaz, elindeki belgeleri kameraya göstererek şunları söyledi:
“TPAO’nun yaptığı yalanlama açıklamasına yanıt veriyorum. Onlar 8 bin 667 dolar diyor ama bizim elimizdeki belgelerde, 2024 yılı Ekim ayında Yavuz sondaj gemisi için günlük 36 bin dolar ödendiği açıkça yazıyor. İşte belge, işte yalanlamaya verdiğimiz yanıt. Bize yanıt vermek isteyenler belgeye belgeyle yanıt vermek zorundalar.”
