Üsküdar Belediye Başkanı Sinem Dedetaş’ın tutuklanarak görevden uzaklaştırılması ve ardından belediye meclisindeki dengelerin değişmesiyle yönetimin el değiştirmesine yönelik tepkiler sürüyor. YENİ Parti, yaşanan süreci protesto etmek amacıyla Üsküdar İskele Meydanı'nda geniş katılımlı "Karar Milletindir" mitingi düzenledi.
"Bütün darbecilere meydan okuyoruz"
Akşam saatlerinde meydanı dolduran ve "Kurtuluş yok tek başına, ya hep beraber, ya hiçbirimiz" sloganları atan yurttaşlara parti otobüsü üzerinden seslenen YENİ Parti lideri Özgür Özel, yaşanan süreci "irade hırsızlığı" olarak nitelendirdi. Özel, 12 Eylül darbesinin yıl dönümüne de atıfta bulunduğu konuşmasında şu ifadeleri kullandı:
"Fırtına olanlara rüzgâr neylesin? Günü doğuranlara gece neylesin? Yüreği bir olanlar yürür zafere. Paylaştıkça çoğalan bu sevda bizim. Onur, namus, adalet; bu sevda bizim. Onur, namus, adalet, Üsküdar, bu sevda bizim. Aziz İstanbul’a, güzel İstanbul’a, canım Üsküdar’a merhaba. Milletin bizzat kurduğu YENİ Parti’nin ilk İstanbul mitingine, ilk İstanbul eylemine hoş geldiniz, onur verdiniz. Bu meydana ve Türkiye’nin dört bir yanından gönlü bu meydanda olanlara, öfkesi burada olanlara, inancı, azmi, kararlılığı burada olanlara selam olsun. Bu meydan herhangi bir meydan değildir. Bu meydan tarihin doğru tarafında duranların meydandır. Bu meydan zulme direnenlerin, irade hırsızlığına karşı iradesini savunanların, seçtiklerinin arkasında duranların, iftiracılara inat arkadaşlarını, dostlarını satmayanların meydanıdır. Bu meydana güç verenlere, ses verenlere, nefes olanlara selam olsun. Bu meydandan, halktan, milletten değil de iktidardan ve yargısından meşruiyet arayanlara yazıklar olsun."
Partisinin her türlü darbeye karşı olduğunu vurgulayan Özel, açıklamalarına şöyle devam etti:
"Değerli Üsküdarlılar, değerli Üsküdar’ın güzel insanları, YENİ Parti olarak tüm darbelere karşıyız. Tüm darbelere karşı olduk, olmaya devam edeceğiz. Bana yapılınca ‘kötü’, başkasına yapılınca ‘iyi’ diyenlerden olmadık. Hiçbir darbenin arkasında durmadık. Hiç sevmediğimize de yapılsa sandığa saygıdan, millete saygıdan tüm darbelere karşı çıktık; çıkmaya devam edeceğiz. Bugün, 12 Eylül. Kanlı, faşist bir darbenin 46’ncı yılındayız. 12 Eylül’ü yapanlara da 15 Temmuz’u yapanlara da 19 Mart’ı yapanlara da 21 Mayıs’ı yapanlara da yazıklar olsun. Yöntem değişiyor, isim değişiyor, asker değişiyor ama asıl mesele hiç değişmiyor. Millet seçiyor, birileri milletin yerine karar vermeye, birileri milletin seçtiğine değil de kendi istediğine karar vermeye, birileri sandığa hükmetmeye, sandıkta verilen kararı çeşitli zorlarla değiştirmeye karar veriyor. Buradan, Üsküdar’dan bütün darbecilere meydan okuyoruz. Amasya Tamimi’nden beri, Gazi Mustafa Kemal’in kurduğu Meclis’in duvarına nakş ettiği gibi ‘Egemenlik kayıtsız, şartsız milletindir.’ Milletin egemenliğini yok sayanlara, milletin rızasıyla alamadığı bir ilçeyi alabilmek için milletin seçtiği pırıl pırıl insanlara iftira atanlara, bir Cumhuriyet kadınını, Sinem Dedetaş’ı haksız yere tutuklayanlara, hepsine bugün buradan söyleyecek sözümüz var. Üsküdar’ın söyleyeceği söz var. Günü gelince bu milletin, bu darbecilerle görecek hesabı var."
"Bu mu senin demokratlığın?"
Üsküdar'da 35 yıl sonra kazanılan seçimin önemine dikkat çeken Özel, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a seslendi:
"Değerli Üsküdarlılar bu güzel ilçenizi 35 yıl hiç kazanamadık. Ama hiçbir zaman sizi, Üsküdar’ı, Üsküdarlıları suçlamadık. Hiçbir zaman sandıkta kazanamadığımız bir belediyeyi baskıyla, tehditle, hileyle ele geçirmeye çalışmadık. Üsküdar’ın gönlüne girmek için sabırla çalıştık, doğruyu aradık, Sinem Dedetaş’ı aday gösterdik. Üsküdar, bu güzel Üsküdar karar verdi. Sinem Dedetaş’a 157 bin kişi oy verdi burada, 157 bin kişi. Sinem Dedetaş’ın aldığı oy aşağıda ellerde. Rakibi Hilmi Türkmen’e verilen oy 133 bin. 157 bin orada, 137 bin burada. Şimdi Sinem Dedetaş cezaevinde, seçimi kaybedenler belediyede başkanlık makamında. Yazıklar olsun. Millet istedi, biz ‘Erdoğan’ın ilçesi’ denilen, ‘Erdoğan’ın kalesi’ denilen, ‘Erdoğan için en önemli’ denilen yerde bir Cumhuriyet kadınıyla Üsküdar’ın tertemiz kararıyla ve helal oylarıyla bu seçimi kazandık. Şimdi buradan Erdoğan’a sesleniyorum. Bu mu senin demokratlığın, bu mu senin cesaretin, bu mu senin gücün? Yazıklar olsun. Ey Erdoğan, duyuyor musun? Üsküdar’ı duyuyor musun? Sandığı duymadın, meydanı duyuyor musun? Sana sesleniyor Üsküdar."
"Valilik ve adliye koridorlarında kumpas"
Meclis üyelerinin tutuklanması ve taraf değiştirmesiyle sonuçlanan idari ve hukuki süreci "kumpas" olarak nitelendiren Özel, iddialarını şu sözlerle aktardı:
"Değerli Üsküdarlılar, şimdi aslında sizin bildiğiniz, bizim bildiğimiz her birimizin en derinden yaşadığı, tanık olduğu bu süreci dosta bir daha hatırlatmak, dost olmayanın utanacağını değilse de milletin gözü önünde teşhir olmasının önemine inanarak yaşananları bir kısa hatırlatmak isterim. Burada yaşanan milli irade hırsızlığını, bu belki de yılın en güzel günlerinden birinde Türkiye’nin, dünyanın en güzel şehirlerinden birinin, en güzel ilçelerinden birinde burada tarih önünde bir kez daha kayda geçirmek isterim. Valilik ve adliye koridorlarında yaşanan kumpas, dünya siyaset tarihinde ve dünya hukuk tarihinde görülmemiş bir rezalettir. Önce sizin seçtiğiniz, kararı sizin verdiğiniz belediye başkanımız Sinem Dedetaş‘ı haksız, hukuksuz, ispatsız, mesnetsiz bir şekilde sadece tutuklayabilmek için iftiralar attılar, gözaltına aldılar, haksız bir tutukluluk yaptılar. Gün gelecek devran değişecek. O gün AKP'nin il başkanlığını yapan valiler, kaymakamlar hesap verecek. Ardından 5 Ağustos günü apar topar belediye başkan vekilliği seçimine giriştiler. Birinci tur tamam, ikinci tur tamam, üçüncü turda bir büyük ihaneti gördük. Bir büyük ihanetle o gün, belediye meclis üyesi olarak güya bizimle birlikte olan, bizim listelerimizden seçilmiş olan dört kişinin tavır değiştirdiğini gördük. Aslında daha fazlasını hedeflemişlerdi. Onun için o kumpası kurmuşlardı. O gün o oyun, o gün için tutmadı, yarıda kaldı ve gösterdiğimiz belediye başkan vekilimiz seçildi; partimizin oylarıyla son turda seçildi. Ancak kötülük durmadı. Ne yaptıklarını biliyorlardı, daha fazlasına hazırlandılar. Bitmiş bir oylamaya itiraz edip sonucu bu kadar net olan bir seçimde, bu kadar açık olan bir seçimde buldukları bir mahkemeye Üsküdar Belediye Başkan vekilliği seçimini iptal ettirdiler ve yeniden bir seçim kararı aldılar. Bu kez seçim 5 Eylül günü yapılacaktı. Ancak bu tasarlama bir yerlerde öyle hazırlanmıştı ki seçimin yapılmasından üç gün önce, önce üç belediye meclis üyemizi gözaltına aldılar. Dört gün tutukluluk süresi var. O dakika seçimi iptal ettirip valinin yetkisinde en erken üç, en çok on gün varken üçüncü gün sabaha, gözaltındakiler oy kullanamayacağı bir saate ve güne apar topar seçimi koydular. Şimdi, o gün grubumuz meclise gitmeyerek çoğunluğu sağlatmayıp seçimi salı gününe bıraktığında, bu kez üç arkadaşımızdan ikisini tutuklayarak, sırf seçimde oy kullanamasınlar diye özgürlüklerinden alıp cezaevine koydular."
Dedetaş’tan Üsküdar’a mesaj: "Millî iradeye saygı ne mümkün"

Miting alanında, Tekirdağ Karatepe Kadın Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nda tutuklu bulunan seçilmiş Üsküdar Belediye Başkanı Sinem Dedetaş’ın cezaevinden gönderdiği mektup da okundu. Dedetaş mesajında, sandıkta kazanılamayan seçimin idari süreçlerle gölgelenmek istendiğini savunarak, "Hakkıyla alınmış bir seçim olsa tebrik ederdim ama ne mümkün! Siyasi nezaket devrede olsa teşekkür ederdim ama ne mümkün! Millî iradeye saygı gösterilmiş olsa gurur duyardım ama ne mümkün! Yargı da idare de gücünü doğrudan sizlerden alır, almalıdır. Ancak bugün sandıkta kazanamayanlar, halkın ortak iradesini gölgelemek istiyor" ifadelerine yer verdi.