Antalya
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
17°
Akdeniz Gerçek | Siyaset | “Kirli ilişkiler açıklansın”

“Kirli ilişkiler açıklansın”

Kızılay’ın çadır ve konserve satışının ortaya çıkmasının ardından açıklama yapan Emek Partisi Antalya İl Başkanı Hasan Alkan, ülkeyi bir şirket gibi yöneten; devletin siyasi veya sosyal kurumlarını da bu şirketin uzantısı haline getirdiğini belirtti.

Kızılay’ın çadır ve konserve satışının ortaya çıkmasının ardından açıklama yapan Emek Partisi Antalya İl Başkanı Hasan Alkan, ülkeyi bir şirket gibi yöneten; devletin siyasi veya sosyal kurumlarını da bu şirketin uzantısı haline getirdiğini belirtti.

“Kirli ilişkiler açıklansın”

Emek Partisi Antalya İl Örgütü, Kızılay’ın çadır ve konserve satmasına ilişkin açıklama yaptı. İl Başkanı Hasan Alkan imzası ile yapılan açıklamada, son vakaların Kızılay’ın imza attığı ilk skandallar olmadığını söyledi. Başkan Alkan, “Kızılay, 2020’de yaşanan Elazığ-Malatya depreminde halka yardım etmek, ihtiyaçlarını karşılamak için hemen seferber olması gerekirken daha ilk gün, kuruma yardım edilmesi çağrısında bulunarak para toplamaya başladı. 45 çocuğun, yurtlarında cinsel istismara uğradığı Ensar Vakfı’na Kızılay’ın 8 milyon dolar bağış yaptığı ortaya çıktı. 2020 yılında Kızılay’a bağışlanan etler AKP Bitlis milletvekilinin sahibi olduğu otelde görüntülenmesi Kızılay’ın sadece para transferiyle uğraşmadığının, kendisine yapılan bağışları da iktidar mensupları ile yakınlarının şirketlerine aktardığının kanıtıydı. Kızılay’ın iki personelinin (biri kadrolu) olduğu Kıbrıs’ta 1 milyon 700 bin liraya satın alınan, 2 milyon 180 bin lira da restorasyonu için ödenen konak halktan toplanan paraların nasıl har vurup harman savurulduğunun örneğidir. Görevlerinden biri afet ve felaketlerde halka yardımcı olmak olan kurum yöneticilerinin tarikat ve cemaatlerle ilişkisi basında yer almıştır. Ve giderek iktidarın kurduğu vakıflar gibi talimatla hareket eden, servet transferinde rol oynayan bir kurum haline gelmiştir” dedi.

Depremde bile kâr-zarar hesabı yapan utanmazlar…

Kızılay başkanı Kerem Kınık’ın çadır satışını ‘olay büyütülecek bir hadise değil’ diyerek savunduğunu hatırlatan Alkan, “Depremin yol açtığı ağır yıkımda 13 milyon nüfuslu bölgede halkın arama-kurtarma ekiplerini ve yardım bekleyişi karşılıksız kalmış ve siyasi iktidar ve kamu kurumları ancak üç gün sonra bölgeye müdahale etmiştir. Halk dondurucu soğukta çadır, enkaz altında ve başında destek ve yardım beklerken Kızılay elindeki çadırları parayla satmıştır. AKP iktidarı ülkeyi bir şirket gibi yönetirken devletin siyasi veya sosyal kurumlarını da bu şirketin uzantısı haline getirdi. Bütün kamusal hizmetlerin özelleştirildiği, hizmetin pahalı bir ticari bir metaya dönüştürüldüğü günümüz koşullarında iktidar da finans ve ticaret trafiğinin tam ortasında duruyor. Dolayısıyla deprem gibi bir felaketin içinde bile kâr-zarar hesabı yapmaktan utanmayan sorumlular yaygın ve tipik bir figür haline geldiler. Bu gelişmenin Kızılay’ı da içererek yayılması iktidar işleyişinin piyasalaştırmadığı hiçbir hizmetin kalmadığını gösterir. Devlet ile halk arasındaki ilişki en acılı zamanda bile serbest piyasa kurallarına göre düzenlenmiştir. Bugün artçı sarsıntılar durmadan, depremzede üzerinden siyasi ve ticari rant elde etmek için temel atmaya kalkan bir iktidar zihniyeti Kızılay’ı da bu duruma düşürmüştür. Bugün on binlerce insanın cansız bedeni sermaye birikimine, ticarete, kâr arsızlığına bir kez daha feda ediliyor” diye konuştu

"Göz yummayacağız"

Alkan, “Kızılay ve AFAD bütün hesaplarını şeffaflık ilkesi temelinde açıklamalı, yöneticileri görevden alınmalıdır. Halkın parasını, birikimini, yardımlarını kendi çıkarları için satan, kendi serveti gören, şirketlere aktaran yöneticiler yargılanmalıdır. Kızılay siyaset ve ticaretten elini çekmeli iktidarla mesafe koymalı; yasal statüsü içinde faaliyet yürütmelidir. Başkavak sözlerini, “Kızılay’ı da çıkarlarına alet eden bu düzen kokuşmuştur, hep birlikte değiştireceğiz. Buna göz yummayacağız” diye bitirdi.

Haber Merkezi

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız