Antalya
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
14°
Akdeniz Gerçek | Siyaset | Bekir Başevirgen:"Satmaya Değil Yemeye Bile Üzüm Yok"

Bekir Başevirgen:"Satmaya Değil Yemeye Bile Üzüm Yok"

CHP Manisa Milletvekili Bekir Başevirgen, Manisa'da yaşanan dolu yağışı ve mildiyö hastalığının üzüm üreticileri üzerindeki etkilerini inceledi.

CHP Manisa Milletvekili Bekir Başevirgen, Manisa'da yaşanan dolu yağışı ve mildiyö hastalığının üzüm üreticileri üzerindeki etkilerini inceledi.

Bekir Başevirgen:"Satmaya Değil Yemeye Bile Üzüm Yok"

CHP Manisa Milletvekili ve Tarım Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Bekir Başevirgen, Manisa genelinde etkili olan dolu yağışı sonrasında bağları zarar gören üzüm üreticilerini ziyaret ederek, sorunlarını dinledi. Mildiyö hastalığından dolayı zarar gören üzüm bağlarını bir de dolu yağışının vurmasıyla birlikte üzüm bağlarında %80 oranında hasar oluştu. Üzümün yanı sıra kavun, domates ve biber gibi ürünler de dolu yağışından etkilendi.

"Satmaya Değil, Yemeye Bile Üzüm Yok"

Başevirgen’in dinlediği üzüm üreticisi dolu hasarının bağlarda 3 yıllık bir hasar oluşturduğunu belirterek, “Saruhanlı, Şehzadeler sınırındaki bütün bölgeler bu halde. Satmaya değil, yemeye bile üzüm yok. Üzüm gitti, yaprağı da gitti. Seneye üzüm yapacak dallarda artık kapkara. Mildiyö de nasıl az doğuş olursa aynı şekilde doğuş yine düşük olacak” dedi.

Başevirgen, mildiyö hastalığının üzerine bağları bir de dolunun vurmasıyla sigortasız üreticilerin çaresiz kaldığına dikkat çekti. Bir diğer üzüm üreticisi ise Başevirgen’e, “Çiftçinin işi Allah’a kaldı. Çiftçi borçları için elinde ne varsa verecek, borçlarını kapatacak. Bugüne kadar getirmiş olduğu birikimini sıfırlayıp yeniden başlayacak, ona da ömür yetmez” sözleriyle dert yandı.

A5Deaf77 4359 45E2 A989 Fd3D8Bd04476 W

“Çiftçinin Gözü Gibi Baktığı Ürünlere Bir Dolu Vurdu ve Hiçbir Şey Kalmadı”

Çiftçinin her yıl bir umutla beklediğini ancak hep hüsranla karşılaştığını söyleyen Başevirgen, “Çiftçinin gözü gibi baktığı ürünlerine bir dolu vurdu ve hiçbir şey kalmadı. 28 dönümlük tarladan normal şartlarda 16-17 ton üzüm beklenirken, %10’u anca alınabilecek. Girdi maliyetleri aynı, ilaç atılacak, gübre atılacak, işçilik yapılacak ama karşılığında hiçbir şey alamayacaklar” dedi.

Çiftçinin maliyetlerden dolayı sigorta yaptıramadığını söyleyen bir diğer üreticisi ise, “Çiftçi zar zor damlamasını yapmış, fidanını ekmiş evine ekmek mi götürecek, tarlaya sigorta mı yapacak? 70-80 bin lira sigorta parasını vereceğime kenarda dursun, ilacımı alırım, gübremi alırım diyor. Gücü olsa zaten sigorta yaptırır” diye konuştu.

9752D56E F72A 43D8 Bcbe 1E5F2D3Ae4Cb W

“Bütün Özel Değerlerimizi Sattık."

Çiftçi desteklerinin yetersizliğinden dert yanan üretici de “Bütün özel değerlerimizi sattık. Eskiden arkamızda bir Tarım Kredi vardı, Ziraat Bankası vardı. Böyle hasarlarda destek oluyordu. 2-3 yıl borcunu erteliyordu. Mazotunu, gübreni, kredini yine de veriyordu, kesinlikle ipotek koymuyordu. Ziraat Bankası şimdi medya kuruluşlarına destek oluyor. Çiftçinin arkasında şu anda kimse yok” dedi.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız