Akdeniz Gerçek | Röportaj | Adem Tolunay Lisesi Mezunları "Kimsen Yoksa Derneğin Var" Diyerek Yola Çıktılar

Adem Tolunay Lisesi Mezunları "Kimsen Yoksa Derneğin Var" Diyerek Yola Çıktılar

Kurulalı 6 ay olan Antalya’nın köklü liselerinden Adem Tolunay Anadolu Lisesi’nin Mezunlar Derneği Başkanı Hande Karakaş ve Yönetim Kurulu Üyesi Tuğçe Gülebay ile derneğin kuruluş amacını konuştuk.

Kurulalı 6 ay olan Antalya’nın köklü liselerinden Adem Tolunay Anadolu Lisesi’nin Mezunlar Derneği Başkanı Hande Karakaş ve Yönetim Kurulu Üyesi Tuğçe Gülebay ile derneğin kuruluş amacını konuştuk.

Adem Tolunay Lisesi Mezunları "Kimsen Yoksa Derneğin Var" Diyerek Yola Çıktılar
KAYNAK: Songül Başkaya

Henüz 6 ay önce tüzel kişiliğine kavuşmuş yeni bir dernek olmasına karşın öğrencilere yönelik yaptıkları sosyal ve maddi katkılarla hayata ilk adımlarını atacak gençlere yol gösteriyorlar. Dernek içerisinde faaliyet gösteren Adem Tolunay Anadolu Lisesi mezunları üyeler öğrencilerin kurduğu gelecek planlarına rehberlik ediyor. Günümüzde gençlerin gelecek kaygılarının yükselmesine karşı gösterilen ve herhangi bir kar amacı gütmeyen derneği Başkan Hande Karakaş ve Yönetim Kurulu üyesi Tuğçe Gülebay ile konuştuk. Dernek şu an 5’i lise 5’i üniversite olmak üzere 10 öğrenciye burs vermeyi garantilerken mezun ağı üzerinden 12 kişiye istihdam sağladı. Tüm bunların yanı sıra eğitime büyük bir değer gösteren dernek 3 kişiye ise yurtdışında staj imkanı sundu.

​"Merhabalar, Hande Karakaş ve Tuğçe Gülebay bizimle. Adem Tolunay Anadolu Lisesi Mezunları Derneği olarak 'merhaba' dediniz. Yeni kuruldunuz; neden kuruldunuz? Neler yapmayı planlıyorsunuz Hande Hanım, bize kısaca bahseder misiniz?"

​"Öncelikle teşekkür ediyorum ev sahipliğiniz ve verdiğiniz destek için. Biz 16 Şubat 2026 tarihi itibarıyla tüzel kişiliğimize kavuştuk fakat sürecin evveliyatı çok daha eskiye dayanıyor. 10 yıl kadar önce böyle bir girişimde bulunmuştuk. Fakat ülkece yaşadığımız bazı bürokratik süreçler, akabinde küresel olarak yaşadığımız bir pandemi süreci bizi 3 yıl; 3 yıl derken bir 10 yıl kadar sürecin ötelendiği bir noktaya getirdi.

​Şimdi tekrar bir araya geldik ve 16 Şubat itibarıyla da kimliğimize kavuştuk. Öncelikli amacımız şu oldu aslında; bizim ilk dernek fikrini ortaya atan arkadaşımız (nurlar içinde uyusun) Hasan Özkan... Derneğimizi kurmak onun fikriydi. İlk o zaman da yola çıkma amacımız oluştu. Amacımız; devletin olanaklarıyla, hiçbir kimseye muhtaç olmadan, hiçbir örgüte, topluluğa, oluşuma gebe kalmasına gerek kalmadan, ​Devletin binasında, öğretmenleriyle ve imkânlarıyla başarılı çocukların topluma kazandırılmasına küçük bir destek sağlamak. 

Bir Deniz Kabuğu Olsun 

Bizden de bir umut olsun, kurtarabildiğimiz bir deniz kabuğu olsun düşüncesiyle çıktık yola. ​Çünkü bu çocuklar hakikaten çok kıymetli çocuklar. Bütün öğrenciler çok kıymetli ama bizim okulumuzun hissettirdiği aidiyet ruhu hepimizde çok kalıcı. Bu başarılı çocukların imkânları yoksa eğer, bu imkânsızlık onları başka yerlere sürüklemesin, başarılarının önünde bir engel olmasın; biz yollarını açalım, onlar da topluma faydalı olsunlar gibi bir düşünceyle burs desteği sağlamak için tüzel kimliğimize kavuştuk.

​Henüz kurulalı 6 ay gibi bir süre olmasına rağmen şu an 10 öğrencimizin 1 yıllık bursunu garantiledik. Lise ve üniversite öğrencilerimize bu bursu sağlıyoruz. Umuyoruz ki ilerleyen zamanlarda bu kişi sayısı çok daha artacak. ​Bu noktada hem okulumuzla bir iş birliği içindeyiz hem öğrencilerimizle bağlantılarımız devam ediyor. Fakat bütün bunlardan da öte biz o aidiyeti hiç kaybetmedik. Ben 2007 yılında mezun oldum. Bu süre zarfında hem benim hem diğer mezun arkadaşlarımızın çok başka kimlikleri oldu; okuduğumuz üniversiteler, bulunduğumuz şehirler, ulaştığımız kariyerler var ama bu etiketlerden çok daha önde gelen bir şey var hepimiz için: Tolunaylı olmak. Hâlâ hepimiz o raya ait hissediyoruz, büyük bir aile gibi hissediyoruz.

​Biz aslında yıllardır bu görüşmelerimizi sürdürüyoruz. Dernek kuruldu ve 10 yıl, 20 yıl sonra bir araya geldik gibi bir şey yok, zaten görüşebiliyorduk. Fakat bu çocuklara desteğimizi yasal bir zeminde sağlayalım düşüncesiyle kurduk derneğimizi. Derneğin kurulma aşamasında da fark ettik ki 2001 yılından 2026 yılına 25-26 yıllık bir süreçte bizim arkadaşlarımız çok güzel yerlere ulaşmışlar. Mezunlarımıza ulaştıkça, yaptıkları işleri gördükçe çok keyifli başarılar elde ettiklerini fark ettik ve rotamız biraz daha genişledi. Kurumsal bir kimliğe ulaşmak bir lüksten ziyade ihtiyaç hâline geldi.​ Dedik ki o zaman iki yol haritamız var: Çocuklara burs sağlıyoruz. ​Aynı dili konuşabildiğimiz, toplumda yer edinebildiğimiz bir noktada mezunlara bir network (iş ağı) alanı sağlıyoruz. ​Arkadaşlarımıza burs desteği sağlarken şu an mezun arkadaşlarımız için de kurumsal bir kimlikle çıktığımız bir yolun içindeyiz."

Gençlere Işık Tutacak Mentörlük Projesi Yolda 

​"Hayırlı olsun, çok teşekkür ediyoruz. Sözlerinizin arasında bahsettiğiniz güzel bir şey vardı, bunu biraz daha açmanızı isterim. Çünkü sohbetimizde de biraz bahsetmiştiniz. Destek derken her zaman maddi destekten bahsetmiyoruz aslında, değil mi? Onların vizyonunu genişletecek; Tuğçe Hanım'ın da bahsettiği gibi, mezunlarınız arasındaki çeşitli sektörlerde önde gelen isimlerin bu gençlerle buluşturulması, kariyer haritalarını çizecekleri bir dönemde güzel bir rota oluşturmanın çok kıymetli olduğunu düşünüyorum. ​Ben sizden daha da eski mezunlardanım, '98 çıkışlıyım liseden böyle imkânlar yoktu. Hatta biz üniversiteleri görmeden, bilmeden, fiziki mekânlarını yerinde test etmeden seçiyorduk. En yüksek puanla girebileceğimiz en iyi yere göre tercih yapıyorduk. "

Cumhuriyet’in Okulunda Okumak Büyük Değer 

​"Evet, bu noktada gençlerin yoluna ışık olmak, sizin de söylediğiniz gibi maddi destekten çok daha kıymetli bir mentörlük projesiyle çıktığımız bir yoldayız. Mezunlar burada bir arada dursunlar ama okulla aramızdaki köprü bundan çok daha kıymetli bir bağ aslında. Çünkü o yaş aralığı gençlerin kendi ebeveynleri dışında herkesin sesine kulak verdikleri bir dönem! Annesi söylediği zaman çok kıymetli olmayabilir ama bunu bir başkası söylediği zaman, hele ki onunla aynı sıralarda okumuş biri söylediği zaman 'A evet, işin böyle bir boyutu da varmış' deyip bir aydınlanma yaşayabiliyor.

​Bu noktada okulumuzun zaten kendi içinde girişimcilik günleri, meslek tanıtım günleri var. Buna sağlayacağımız bir destek var mezunlarımızla birlikte. Ama bunun ötesinde biz dernek olarak bir mentörlük sistemi uygulamasına geçeceğiz yeni eğitim-öğretim yılı itibarıyla (Eylül ayı itibarıyla). Her gönüllü mezun arkadaşımızın bir öğrencisini benimsediği, sahiplendiği, ona rehberlik edeceği bir düzen bizim için çok kıymetli. Bugün Microsoft'ta çalışan bir arkadaşımız 'Türkiye'ye geldiğimde dernek için ne yapabilirim?' deyip bana ulaşıyor. Bu çok kıymetli. Bugün şehrin idari yönetimine yön veren Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Büşra Hanım Tolunay mezunu. Bu çok kıymetli! Bu noktada siyasi görüşünüzün, hayata bakışınızın ne olduğunun bir önemi yok. Atatürk'ün kurduğu Cumhuriyet'in ve bu devletin okulunda okumanın çok büyük bir değeri. O sıralarda hiçbir maddi gücün olmadan okuduğun zaman ve 'En büyük servet çalışmaktır' anlayışıyla çalıştığın zaman gelebileceğin çok güzel yerler var.

​Bu kademelerle ilgili ne öğrenmek istiyorlarsa, hangi ortama girmek istiyorlarsa bunu teknik gezilerle beslememiz lazım.  Öğrencilerimizin istedikleri mesleklerle ilgili bilgi almalarını ve mentörlük sistemi kapsamında umut aşılamayı hedefliyoruz. Çünkü gençlerin en büyük sıkıntısı bugün bu: Umutsuzlar. Geleceğe dair hayalleri çok yorgun, çok kırgın. Değerlerimiz çok farklı; bizim için çok kıymetli olan değerler onlar için unutulmaya yüz tutmuş şeyler. Biraz bunları gün yüzüne çıkarıp onların önlerinde ışık olmak istiyoruz. ​Bir taraftan da bu kadar çıkarın ön plana çıktığı bir dünyada karşılıksız bir şeyler yapmanın da bizi besleyeceği bir durum bu mentörlük sistemi. Bunu yeni eğitim-öğretim yılı itibarıyla hayata geçireceğiz."

​"İnşallah, biz de takip ediyor olacağız. Söylemek istediğiniz başka şeyler var mı? Gençlere veya ATAL mezunlarına bir mesaj olabilir."

​​"Şunu söyleyebilirim; komisyon üyelerimizden bir arkadaşımızın sözü ve benim bu süreçte duyduğum en kıymetli sözdü: İstanbul'da çok bunaldığı bir günde bana dedi ki: ‘Çok korkunç bir gün geçiriyorum, başımı yastığa koydum ve şunu düşündüm: Kimsen yoksa derneğin var!’ ​Ben bunu söylemek istiyorum. Bizim okulumuz özelinde tabii ki bütün arkadaşlarımıza, genç arkadaşlarımıza söylemek istiyorum: Yalnız değiller. En bunaldıkları anda (bu sadece dersleriyle, notlarıyla, kariyer planlamalarıyla ilgili olmayabilir), en sıkıldıkları anda evet biz buradayız. ​Son bir ilave yapayım: Kurulalı 6 ay oldu, biz 12 arkadaşımıza iş olanağı, 3 arkadaşımıza yurt dışında staj olanağı sağladık 6 ayda. 5 üniversite, 5 lise öğrencisi olmak üzere 10 öğrencimizin 1 yıllık bursunu garantiledik. Bunlar çok kısa sürede gelen çok kıymetli şeyler. Umuyorum devamı gelecek. Yalnız değiller, biz buradayız."

​"Çok güzel, teşekkür ediyoruz. Tuğçe Hanım sizin söylemek istediğiniz bir şey var mı?"

​"Ben yola biraz daha sonra katılanlardanım aslında. Ama derneği gördükçe içine daha fazla emek vermek isteyenlerdenim. Özellikle Hande'nin böyle yola baş koyduğunu, diğer arkadaşlarımızın hepsinin bu yolda farklı konularda birleşip gerçekten bir şeyler için uğraştığını gördüğümde ben de canla başla çalışmak istedim. O yüzden bu birleşimleri çok kıymetli buluyorum. Gerçekten Hande'nin söylediği gibi hiçbir kâr amacı gütmeden öğrencilere destek olabilmek, bir yol haritası çizebilmek çok kıymetli.

​Az önce konusu geçti; biz sıralama yapıp listeye göre seçiyorduk. Okulu gördük ama meslek ne demek, bu işte ne yapılıyor, hiçbirini görerek yaptığımız şeyler değildi. Bu değerlere hem sahip çıkmak hem de gelecek nesillere büyük bir umut aşıladığımızı düşünüyorum. O yüzden ben de bu işin içinde canla başla çalışıyorum. Çok daha güzel günler, çok daha güzel yollar açacağız hepsi için. Teşekkür ederim."

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız