Antalya
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
14°
Akdeniz Gerçek | Özel Haber | SÜTSÜZ KALACAĞIZ

SÜTSÜZ KALACAĞIZ

Hayat pahalılığın artması vatandaşı kara kara düşündürürken temel gıda ürünlerinden süt ve süt ürünlerine de art arda zam geldi.

Hayat pahalılığın artması vatandaşı kara kara düşündürürken temel gıda ürünlerinden süt ve süt ürünlerine de art arda zam geldi.

SÜTSÜZ KALACAĞIZ

Sütte üreticiye düşük fiyat verilmesinin hayvan kesimini artırdığını ve girdi maliyetlerinin oto kontrolünün yapılamadığını vurgulayan Antalya Ticaret Borsası (ATB) Yönetim Kurulu Üyesi ve SS Antalya Bölgesi Hayvancılık Kooperatifleri Birliği Başkanı Hüseyin Simav “Süt hayvancılığının girdi maliyetlerine çözüme kavuşturmazsanız üretici hayvanını kestirecek. Memlekette süt bulunamayacak. Süt sıkıntısı çekeceğiz diye söyledik ama bu yakarışlarımız duyulmadı” dedi.

ENFLASYONUN GÜNAH KEÇİSİ OLDUK

Süt fiyatları, tarihte ilk kez etten daha pahalı hale geldi. Özellikle süt ve et fiyatlarındaki artış vatandaşların cebini zorlamaya devam ediyor. Antalya Ticaret Borsası (ATB) Yönetim Kurulu Üyesi ve SS Antalya Bölgesi Hayvancılık Kooperatifleri Birliği Başkanı Hüseyin Simav “Girdi maliyetlerinin ve fabrika yeminin artmasından kaynaklı hiçbir besin değeri olmayan samanın bile kilosu 3 lira oldu. Yonca yemi süt hayvancılığının olmazsa olmazı 5 lira oldu. 50 kg yem 400 lirayı geçti. 2 yıldır sürekli birliğimizle STK’ların yöneticileri ile beraber Tarım Bakanlığı’nı uyardık. ‘Sütün çaresine bakmazsanız bu süt hayvancılığının girdi maliyetlerine çözüme kavuşturmazsanız üretici hayvanını kestirecek. Memlekette süt bulunamayacak. Süt sıkıntısı çekeceğiz’ diye uyardık. Ama maalesef bizim bu yakarışlarımız duyulmadı. Sanki enflasyonun günah keçisi süt ve üreticisiymiş gibi bastırdılar” dedi.

Huseyin-Simav

ARZ TALEBİ KARŞILAMIYOR

TÜİK verilerinin gerçeği yansıtmadığını dile getiren Başkan Simav “Sezonu olmamasına rağmen süte sanayici tarafından talep var. Ama arz talebi karşılayamıyor. İş bu raddeye geldi. İnsanlar süt veren hayvanlarını kestirdiler. Türkiye genelinde TÜİK verilerine göre süt miktarında yüzde 4 azalma oldu. Ama bu gerçekte TÜİK hesaplamalarının 4 katı. Şu anda süt üretimindeki düşüş yüzde 20’lerde. Süt zamlandıkça ürünlerde zamlanıyor. Sürekli üretici ayağına baskı yapılıyor. Üreticide özellikle küçük işletmeciler hayvanlarını elden çıkardı. Bununla beraber sosyal sorunları da getirdi o hayvanlarını satan üreticilerin çocukları şehirlerde iş bulmak için gittiler. Gençler hayvancılık yapmak istemiyor. Bağkur primini bile yatıramıyoruz ben de böyle olmak istemiyorum diyerek hayvancılığı bırakıyorlar” diye konuştu.

ÇOCUKLAR SÜTÜN TADINI UNUTUR

Hüseyin Simav “Bizler sürekli söyledik ‘asgari ücretle çalışan insanların çocukları eğer bu sütle ilgilenilmezse sütün tadını unutur. Çocukların Gelişimi durur’ dedik.1890 yılında Churchill İngiltere’de okullarda süt içmeyi mecbur etmiş. Aradan 130 yıl geçmiş daha hala biz bunu başaramadık. Ama bizim gibi köyde yaşayanlar bunu biliyor. Ama bizi yönetenler bunu bilmiyor” dedi.

SÜT DEĞERİNİ BULDU AMA SÜT KALMADI

Süt fiyatının değerini bulmasının sebebi sütün bulunamaması olduğuna dikkat çeken Simav.  “Bizim maliyetlerimiz çok arttı. Yayla kesimlerine kar yağarsa hiçbir besin değeri olmayan samanın kilosu 3 lirayı da geçer. Samanın tek amacı hayvanda işkembe doldurmak. Bunun 3 lira olduğu bir yerde daha önemli besin değeri olan bir yemin fiyatını düşünün. Kırsalda üretilip tüketilmezse benim üretmemin bir anlamı kalmaz. Onlar tüketmezse ben üretemem. Üretsem de pazar bulamam. Ama maalesef girdi maliyetlerinde ki dengeyi kurmak gerek. Ben 50 bin liralık gübre kullanıyorum. Devletin bana verdiği gübre desteği 7 bin TL . Önceden paramız var ithal ederiz diyorlardı. Şimdi para var ama ithal edemiyorlar. Dolar kurunun böyle olduğu bir zamanda ithal edemezsiniz. Süt fiyatı değerini aşağı yukarı buldu ama maalesef ortada süt kalmadı. Değerini bulmasının sebebi ortalıkta sütün kalmaması. Arz talep dengesi bozuldu. Bu durumun tek sebebi girdi maliyetlerinin oto kontrolünün yapılamamasıdır” dedi.

HAYVANLARI KESİME GÖNDERİYORLAR

Üretici yeme yetişemediğini ve çoğu hayvanları kesime gönderdiklerini söyleyen Antalya Sütçüler ve Yoğurtçular Esnaf ve Sanatkarlar Odası Başkanı Bahattin Ekin, “Gübre yem ve mazot aşırı fazlalaştı. Şehirden uzaklaştıkça masraflar daha da çoğalıyor. Üretici hayvanlarını kesime gönderiyor. Son zamanlarda erkek danaları beslemektense ete gönderelim deyip kesiyorlar. Çünkü yeme yetişemiyorlar. Besleyip büyütene kadar uğraşmaktansa hiç olmazsa ete gönderirim cebime para girer diyor. Devlet her ile yem fabrikası açarsa eğer hayvancılıkta rahatlama olur. Başka ülkelerde bu yapılabiliyor. Bence Türkiye’de de yapılabilir” dedi

BAHATTİN EKİN

ÇOCUKLARIMIZ BESLENEMEYECEK

Kapalı sütlerde besin değerinin olmadığını vurgulayan Başkan Ekin “Vatandaş hazır süte teşvik ediliyor. Ama maalesef kapalı sütlerde hiçbir vitamin değeri yok. Hazır sütlerde fiyatlar çok değişken. Bizim çocuklarımızın açık süt içmesi gerek. Çocuklarımızın vitamin alıp gelişmesi gerek. Ama bu şekilde giderse çocuklarımız beslenemeyecek” dedi.

BUSE YEŞİL

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız