LÖSEV Aileleri, LÖSANTE Hastanesi’ne 7 yıldır verilmeyen ruhsat konusunda çocuklarının sesi olmak için Türkiye'nin farklı illerinde sokağa çıktı. Antalya’da da yapılan eş zamanlı eylemde, Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’nın “Lösemili hastaları istismar ediyorlar” açıklamasına tepki gösterilirken ailelere destek Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES) Antalya Şube Eş Başkanı Şükran İçöz’den geldi.

15 İlde Tepki

Lösemili Çocuklar Sağlık ve Eğitim Vakfı’na (LÖSEV) kayıtlı, çocuğu lösemiyle mücadele eden anneler, iyileşmiş gençler ve aileleri Türkiye’nin dört bir yanında eş zamanlı olarak basın açıklaması yaptı. 23 Mart 2024 Cumartesi günü lösemili çocukların aileleri, Ankara, İzmir, İstanbul, Bursa, Antalya, Adana, Mersin, Zonguldak, Konya, Karabük, Ordu, Samsun Kayseri, Afyon ve Eskişehir olmak üzere 15 ilde bir araya geldi. Antalya’da da Kapalıyol’da basın açıklaması gerçekleşti.

Mazlumun Ahını Aldınız Çıkacak Aheste Aheste 1 (6)2131241

Bakan'a Tepki

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’nın “Lösemili hastaları istismar etmeyin” açıklamasının çocuklarını ve kendilerini üzdüğünü dile getiren aileler, bildiride “Halkın bağışlarıyla varlığını sürdüren, 7 milyon gönüllüsüyle Türkiye’deki en güvenilir sivil toplum kuruluşu olan LÖSEV’e istismarcı yakıştırması yapmak hangi vicdana sığar? Bu sadece lösemi ve kanser tedavisi gören evlatlarımızın anne ve babaları olarak bizleri değil, LÖSEV’e inanan ve güvenen milyonlarca gönüllü ve bağışçısını da üzmüştür. Sağlık Bakanlığı’nın mevzuatında da açıkça belirtildiği üzere lösemi ve kanser hastalıkları multidisipliner tedavi gerektirir. Yani her branştan, her daldan uzman doktorun ortak tedavisi şarttır” dedi. Lösemi ve kanser ile mücadele eden aileler 7 Mart 2024’te Ankara’da buluşarak Sağlık Bakanı’na, LÖSANTE’ye neden tam ruhsat verilmediğini sormuştu. Sağlık Bakanı ise ‘LÖSANTE Hastanesi’nde farklı branşlara gerek olmadığını ve bu konuda lösemi hastalarının istismar edildiği’ne dair açıklama yapmıştı.

Tam Ruhsat Hakkımız

Sağlık Bakanı’nın yaptığı açıklama sonrasında LÖSEV yetkilileri, “Lösemi ve kanser bütün dünyada multidisipliner hastalıklardır. Her branştan, her daldan uzman doktorun ortak tedavisi gerekiyor. Aynı şekilde yoğun bakım ve kemik iliği nakil servislerinin başarılı olabilmesi için; tıbbın bütün dallarında en az 3’er uzman hekimin, 3 vardiya çalışması gereklidir . Sağlık Bakanlığı yönetmeliklerinde bu durum açıkça yazmaktadır” demişti. Ankara’da buluşan aileler bu kez Sağlık Bakanı Dr. Fahrettin Koca’ya kendi illerinden seslendi.

BAKAN HERKESİ DÜŞÜNMELİ

“Tam ruhsatımızı alana kadar sormaya devam edeceğiz” diyen aileler, Sağlık Bakanı’na “Sağlık Bakanı sadece kendi hastanelerini değil, herkesi eșit düșünmelidir. LÖSEV Aileleri olarak bugüne kadar sabırla bekledik. Bizim yüreğimiz yanıyor, çocuklarımız ölüyor! Bu çocuklar sizin de çocuğunuz olabilirdi! Türk halkının bağışları ile tuğla tuğla inşa edilen LÖSANTE Hastanemize artık engel olmayın. Tüm çocuklarımız iyileşsin, çocuklarımız lösemi ve kanserden ölmesin! LÖSANTE bizimdir, hepimizin hastanesidir. LÖSANTE’mize tam ruhsat verilene kadar sahip çıkacak ve pes etmeyeceğiz” diye seslendi.

Üstün Ezer

MAZLUMUN AHINI ALDINIZ ÇIKACAK AHESTE AHESTE

LÖSEV Kurucusu Dr. Üstün Ezer, yaşananların ardından x’teki sosyal medya hesabından şu paylaşımı yaptı: “Tam 7 senedir hiç bir eksiği olmayan, yönetmeliklere tam uygun Sağlık Bakanlığı kalite puanı 99 olan LÖSANTE Hastanemize KASITLI OLARAK tam ruhsat VERMİYORSUNUZ. Size bir SIR verelim. Löseminin yüzde 100 tedavi başarısı ve kanser aşısı üzerinde çalıyoruz. Engel olmayın da bulalım. EYYYY ÖZEL RANTÇILAR, Sizi uyarıyoruz‼ Her şey para değildir. Torununuz Lösemi, kendiniz prostat kanseri olunca mecburen bu hastaneye geleceksiniz. Ama sizin yatacak yatağınız olmayacak. Çünkü TAM RUHSAT VERMEDİNİZ. Aldınız mazlumun ahını, çıkacak aheste aheste.”

Mazlumun Ahını Aldınız Çıkacak Aheste Aheste 1 (3)2131241

RUHSAT VERİLMEMESİNİN İZAHI YOK

LÖSANTE Hastanesi ile ilgili yaşanan krizi Akdeniz Gerçek’e değerlendiren Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES) Antalya Şube Eş Başkanı Şükrab İçöz, “Sağlık Bakanı’nın ‘İstismar etmeyin’ sözü ile ne demek istediğini anlamadım ancak hiç bir yurttaşımızın, tedavi olmaya çalıştığı hastalığını istismar sebebi olarak kabul etmesi mümkün değildir. Herkese eşit, ücretsiz ,nitelikli ve kamu kaynakları ile sağlık hizmeti verilmesini esas alan bir hizmet almak her yurttaşın hakkıdır. Toplumun sağlığı ile ilgili istismar veya yanlışlık varsa o da sağlık hizmetlerinin birçoğunun özelleştirilmesi ve bu hizmetleri alan yurttaşların müşteri olarak görülmesidir. Lösemi hastaları da her türlü tedavi imkanlarından ücretsiz olarak yararlanmalıdırlar. Kaldıki hastalığın tedavi süreci çok yıpratıcı ve itina isteyen bir durum. Hasta ve hasta yakınları tarafından tedavi edilebilir ve tedaviye devam edilebilir mücadelesi çok önemli. Mevcut hastaneye ruhsat verilmemesinin izahı yoktur ve biran önce tedavisi devam eden hastalar mağdur edilmeden gerekli işlem yapılmalıdır” diye konuştu.

SAĞLIK HAKKI GASP EDİLMEMELİ

Başkan İçöz, “Her fırsatta sağlık sisteminin güzelliği ile övünen Sağlık Bakanlığı farklı illerde de özel tedavi gerektiren hastalıklar için de hastaneler yapmalıdır. Kamu kaynakları toplumun sağlık hizmetleri için de harcanmalıdır. Devasa büyüklükte ancak patronları zengin eden şehir hastanelerini kamu kaynakları kullanılarak ücretsiz olarak tedavi olunabilecek kurumlar haline getirilebilirler. Çok büyük paralar harcanarak hizmet veren hastanelerin kapatılması veya özelleştirilmesi yerine devlet hastanelerinin halka nitelikli ve eşit olarak hizmet vermeleri yönünde desteklenmesi önemlidir. Her kalemde vergi veren her sağlık kurumuna göre katkı payı ödeyen, ilaçlara katılım veya fark ücreti ödeyen, ilaç bulamayıp tedavi olamayan ya da ilaç çok pahalı olduğu için alamayan yurttaşın sağlık hakkının gasp edilmesini doğru bulmuyorum. LÖSANTE Hastanesi’nin sorunları biran önce çözüme kavuşmalı, yurttaşların tedavileri kesintisiz ve gerekli tıbbi hizmetler yerinde ve anında müdahale ile devam etmelidir” ifadelerini kullandı.

Mazlumun Ahını Aldınız Çıkacak Aheste Aheste 1 (3)

Kaynak: Kamer Durdu