X, Y, Z Kuşaklarının Çalışma Süreleri
Dünya’da; X, Y ve Z kuşak kavramları, sosyolojik ve demografik analizlerle 20. yüzyılın ortalarından itibaren ortaya çıksada ülkemizde özellikle son 10-15 yıldır fazlasıyla gündemde. Öyle ki bu kuşakların özellikleri, verdikleri tepkiler, olaylara bakışları hemen hemen herkesi şaşırtıyor. Z kuşağından memnun olmayan büyükler, X kuşağı ile hiç anlaşamayan küçükler ve ortada kalan Y kuşağı…Peki bu kuşakların iş hayatındaki çalışma performanslarını başka bir deyişle bir işte ortalama ne kadar süre çalıştıklarını biliyor musunuz? Hemen açıklıyorum; X kuşağı bir işte ortalama 2 yıl kalırken, Y kuşağı 1,5 yıl, Z kuşağı 7 ay kalıyor… Üstelik; Z kuşağının yüzde 35 istifa oranıyla en yüksek devir hızına sahip olan kuşak.
Sevgili okurlar; kuşakların farklı beklentilerini iyi analiz eden günümüzde kazanıyor. Ticari hayatta kuşakların istek ve beklentilerini anlamak için firmalar her yıl bu işe milyon dolar harcıyorlar. Çünkü kuşağı yakalayan kazanıyor. Peki konu çalışmaya gelince yani iş hayatına gelince ne oluyor dersiniz. Bu konu ile ilgili de çok güzel bir araştırma yapmışlar. Rakamlar çok şaşırtıcı…
En Az Z Kuşağı Çalışıyor…
Yapılan analiz raporuna göre; Z kuşağının işte ortalama 7 ay kaldığını ve yüzde 35 istifa oranıyla en yüksek devir hızına sahip. Y kuşağı ortalama 1,5 yıl, X kuşağı ise 2 yıl aynı işte kalırken; genç kuşakların gelişim, esneklik ve anlam arayışı öne çıkıyor. Evet evet yanlış okumadınız; Z kuşağının istifa oranı ise yüzde 35… Hem bir işte çok az süre çalışıyorlar hem de ciddi oranda istifa ediyorlar… Gerçekten çok ironik bir tablo… Çevremizde de bu durum böyle değil mi? Bir görüşmemizde eşin dostun bir çocuğunun nerde çalıştığını soruyoruz, başka bir görüşmede aynı çocuk başka bir firmada hatta başka bir sektörde bile olabiliyor… Bu konunun sosyolojik olarak da incelenmesi gerektiğini düşünenlerdenim. Araştırmamızdan devam edelim isterseniz; araştırmaya göre, Z kuşağının kısa iş süresi, bu neslin iş yerinde hızlı deneyim kazanma ve çeşitlilik arayışında olduğunu gösteriyor. Y kuşağının ise orta vadeli kalma süresi, kariyer fırsatlarına bağlılıklarını yansıtıyor. Ancak bu durum şirketler için zorlayıcı olabiliyor.
Peki, Aidiyet Nasıl Sağlanmalı?
Rakamlar böyle olunca işverenler de uzun uzun düşünmeye başlamışlar… İşverenler çalışan sadakatini nasıl sağlayabiliriz? Özellikle; Y ve Z kuşağını işte tutmanın sırrı nedir diye ciddi kafa yormuşlar… Görmüşler ki; Y ve Z kuşaklarının işyerinden beklentiler ve motivasyon dinamikleri çok fazla ve farklı. Bu kuşaklar yalnızca bir pozisyona sahip olmayı değil; gelişim imkânı, esneklik, anlam ve şeffaflık gibi unsurları da önceliklendiriyor. Özellikle eğitim programları, net kariyer yolları ve mentorluk uygulamaları, genç kuşakların kuruma olan bağlılığını artıran temel faktörler arasında yer alıyor. Sürekli öğrenme kültürü sunan şirketler, yeteneklerini daha uzun süre bünyesinde tutabiliyor. Bununla birlikte esnek ve hibrit çalışma modelleri artık bir yan hak değil, güçlü bir beklenti. Ayrıca; Z kuşağı açısından anlamlı ve sosyal etki yaratan projelerde yer almak da önemli bir motivasyon kaynağı. Hatta; teknoloji odaklı bir çalışma ortamı, dijital araçların etkin kullanımı ve açık iletişim kültürü de Y ve Z kuşakları için belirleyici unsurlar arasında
Kısacası, kuşakların farklı beklentilerini doğru analiz eden ve insan kaynakları stratejilerini bu doğrultuda şekillendiren şirketler bir şekilde istediği iş yeri sadakatini veya aidiyet duygusunu sağlatabiliyor. Peki bizler ne yapmalıyız? Nihayetinde aile ya da sosyal çevremiz bir iş yeri değil? sanırım ne yapsak ya da yaptıysak da bir sonuç alamıyoruz. Her kuşak kendi içinde haklı her kuşak kendini özel ve ayrıcalıklı görüyor. Belki bunu kırarsak herşey daha kolay olabilir. Ne dersiniz?