Antalya
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
18°
Akdeniz Gerçek | Kent Masalları | Vahşi Baharın Son Tangosu

Vahşi Baharın Son Tangosu

Öyle gürültülü patırtılı, bol yağmurlu, selli bir kış yaşadık ya. Dereler taştı, göller kimliğine kavuştu ya. Öyle bir bahara uyandık ki ardından, bıraksan Toroslardan Akdeniz'e uzanacak al yeşil dallar.

Öyle gürültülü patırtılı, bol yağmurlu, selli bir kış yaşadık ya. Dereler taştı, göller kimliğine kavuştu ya. Öyle bir bahara uyandık ki ardından, bıraksan Toroslardan Akdeniz'e uzanacak al yeşil dallar.

KAYNAK: Nizamettin Özmen
Vahşi Baharın Son Tangosu

Patron taciz edip duruyor "böyle bahar yok ama, bu bahardan neden masal yok?" filan diye. Haklıydı, bu bahar biyerlerde yazılıp fotoğrafla belgelenmeliydi.


Aksu, Varsak, Kundu Konyaaltı potansiyel rotaydı. Malum arabası yok masalcının. Otobüs nereye götürürse. Malum kent ile baharı buluşturacak, ama peyzaj bahar değil, vahşi, doğanın kuralsız baharı.
3 gün önce tartışmanın odağına oturan ve sol cenahın "beton olacak" dediği Karaalioğlu Parkı'na gitti masalcı. Orada dolu dolu peyzaj baharı fotoğrafları çekip "Karaalioğlu'nda 'SON' bahar mı?" diye soracaktı. Ama öyle bir bahar yoktu.


Öyle gürültülü patırtılı, bol yağmurlu, selli bir kış yaşadık ya. Dereler taştı, göller kimliğine kavuştu ya. Öyle bir bahara uyandık ki ardından, bıraksan Toroslardan Akdeniz'e uzanacak al yeşil dallar. Tam burda Nazım'a, Kurtuluş Savaşı'nın destanına yürüdü satırlar.


"..... Ve yıldızlar öyle ışıltılı, öyle ferahtılar ki
şayak kalpaklı adam
nasıl ve ne zaman geleceğini bilmede
güzel, rahat günlere inanıyordu
ve gülen bıyıklarıyla duruyordu ki mavzerinin yanında,
birdenbire beş adım sağında onu gördü.
Paşalar onun arkasındaydılar.
O, saatı sordu.
Paşalar : «Üç,» dediler.
Sarışın bir kurda benziyordu.
Ve mavi gözleri çakmak çakmaktı.
Yürüdü uçurumun başına kadar,
eğildi, durdu.
Bıraksalar
ince, uzun bacakları üstünde yaylanarak
ve karanlıkta akan bir yıldız gibi kayarak
Kocatepe'den Afyon Ovası'na atlıyacaktı."


Ne demişti şair O'nu anlatırken "Nereye baksam sen, nereden baksam sen." Yekta Güngör Özden'in miydi bu dizeler sahi? Evet Mustafa Kemal Atatürk'e yazılmış. 
Madem Antalya dedik, madem vahşi baharın fotoğrafı dedik, madem "Kent Masalları" dedik, o zaman istikamet Konyaaltı olmalıydı. Oldu, resmi takvime göre yaza 15 gün kala yorgun bahar fotoğrafları yakalandı. Buse'ye emanet edildi.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız