TTB'den Sağlıkta Şiddet Yasa Teklifi TTB'den Sağlıkta Şiddet Yasa Teklifi

Diyetisyen Samet Polat, sağlıklı beslenmenin kanser hastalığının önlenmesinde ve tedavisine katkı sağlamasının önemine dikkat çekti. Kanserin çeşitli nedenlerle ortaya çıkabilen bir hastalık grubu olduğunu belirten Polat, doğru beslenme alışkanlıklarının kanser oluşumuna etkisinin yüksek olduğunu vurguladı.

Kanser ve Beslenme İlişkisi

Polat, kanserin zehirli kimyasallar, radyasyon, sağlıksız beslenme, genetiği değiştirilmiş besinler, alkol-sigara bağımlılığı, virüsler ve genetik faktörler gibi nedenlerle ortaya çıkabilen kronik bir hastalık olduğunu ifade etti. Kanserin dünya genelinde sebebi bilinen ölümler içerisinde ikinci sırada yer aldığını belirten Polat, yanlış beslenme alışkanlıklarının kanser oluşumuna etkisinin çok yüksek olduğunu söyledi.

Kanser Ve Beslenme İlişkisi

Doğru Beslenme Alışkanlıkları

Diyetisyen Polat, günlük rutinde dengeli veya düşük karbonhidratlı bir beslenme tercih edilmesi gerektiğini belirtti. İşlenmiş gıdalardan, yüksek karbonhidrat içeren besinlerden uzak durmanın sağlıklı beslenme adına ilk adım olduğunu ifade etti. Et, süt ürünleri, sebze, meyve ve tahılları içeren besin gruplarının dengeli bir şekilde tüketilmesi gerektiğini vurgulayan Polat, doğal yağların tercih edilmesinin önemine dikkat çekti.

Kanser Ve Beslenme İlişkisi

Çok Düşük Karbonhidratlı Beslenme

Uzmanlar tarafından özel bir beslenme şekli önerilmedikçe günlük rutinde dengeli veya düşük karbonhidratlı bir beslenme tercih edilmesi gerektiğini belirten Polat, çok düşük karbonhidratlı beslenmenin kanserli hücrelerin enerji kaynağı olan şekerin azaltılmasına katkı sağlayabileceğini ifade etti. Ancak, bu beslenme şeklinin lif ve bazı vitaminler açısından eksik olabileceğine dikkat çekti.

Su Tüketimi ve Fiziksel Aktivite

Polat, su tüketimi ve fiziksel aktivitenin de beslenme kadar önemli olduğunu belirterek, günlük 2 litre su içilmesini önerdi. Haftada en az 3 gün 45-60 dakikalık egzersiz yapılmasının sağlıklı bir yaşam için önemli olduğunu ifade etti.

Şekere Karşı Uyarı

Kanserli hücrenin en önemli enerji kaynağının şeker yani karbonhidratlar olduğunun unutulmaması gerektiğini hatırlatan Diyetisyen Samet Polat, 'Bu nedenle beslenme tercihimiz çok düşük karbonhidratlı olabilir. Çok düşük karbonhidratlı diyet: günlük 50 g altında karbonhidrat içeren; günlük yiyeceklerden alınan toplam enerjinin %55-60’ının yağdan, %25-35’inin proteinden ve %10’dan daha azının ise karbonhidratlardan geldiği diyet olarak tanımlanabilir. Bu beslenme şeklinde enerji üretimi için glukozun (şeker) yerine vücudun yağları yakmasını zorlamak temel hedeftir. Yapılan çalışmalarda beslenmenin kansere karşı oldukça önemli faydaları olduğu gösterilmiş olmakla birlikte çok düşük karbonhidratlı beslenmenin posa yani lif, B1, B2, B6, folat, potasyum ve E vitamini alımı açısından yetersiz olduğu göz önüne alınmalıdır. Kanser, eşlik eden bazı fiziksel rahatsızlıkların yanı sıra maddi ve manevi yönüyle de mücadelesi zor bir hastalıktır. Günümüzde korunma ve erken teşhisin kansere karşı en önemli kontrol mekanizmaları oldukları söylenebilir. Sağlıklı beslenmenin de hastalığın önlenmesinde ve tedaviye katkı sağlamasında önemli bir rol oynadığı unutulmamalıdır.' dedi.

Bu yüzden kilo veremiyor olabilirsiniz! Diyette doğru bilinen yanlışlar Bu yüzden kilo veremiyor olabilirsiniz! Diyette doğru bilinen yanlışlar

Kaynak: İHA