Türkiye'nin yakın tarihinde Kahramanmaraş ve Mersin'de meydana gelen, toplumsal hafızada derin yaralar açan üç büyük katliamın failleri benzer bir sonu paylaştı. Kamuoyunda büyük öfke ve infiale sebep olan olayların ardından hayatını kaybeden saldırganların cenazeleri, cenaze namazları kılınmadan sessizce defnedildi ve mezar yerleri sır gibi saklandı.

Özgecan Aslan'ın Katili Ahmet Suphi Altındöken
11 Şubat 2015 tarihinde evine gitmek için minibüse binen üniversite öğrencisi Özgecan Aslan, vahşi bir cinayete kurban gitmişti. Sürücü Ahmet Suphi Altındöken, güzergahını değiştirerek genç kıza tecavüz girişiminde bulunmuş; direnen Özgecan’ı bıçaklayarak ve demir çubukla darbederek acımasızca katletmişti. Daha sonra babası ve bir arkadaşının yardımıyla cesedi ateşe veren katil zanlısı tutuklanmıştı.
Ahmet Suphi Altındöken, 11 Nisan 2016 tarihinde Adana Kürkçüler E Tipi Kapalı Cezaevi'nde uğradığı silahlı saldırıda kalbine isabet eden mermiyle öldürüldü. Ölümünün ardından cenazesi 5 gün boyunca kimse tarafından alınmadı. Beşinci günün sonunda gizlice alınan cenaze, Mersin'de kimseye açıklanmayan gizli bir yere namazı kılınmadan defnedildi.

Kahramanmaraş Okul Saldırganı İsa Aras Mersinli
15 Nisan 2026 tarihinde Kahramanmaraş’taki Ayser Çalık Ortaokulu’nda Türkiye tarihinin en karanlık okul saldırılarından biri yaşandı. 14 yaşındaki öğrenci İsa Aras Mersinli, okula babasına ait 5 tabancayla gelerek 5. sınıfların bulunduğu katta dehşet saçtı. Saldırgan; 10’u öğrenci, 1’i öğretmen olmak üzere toplam 11 kişiyi öldürdü, 17 kişiyi ise yaraladı.
Olay yerinde ölen çocuk katili İsa Aras Mersinli’nin cenazesi de benzer bir tepkiyle karşılaştı. Katliamcının cenazesi, cenaze namazı kılınmadan Osmaniye’de toprağa verildi. Tıpkı Altındöken gibi, Mersinli’nin de mezar yeri toplumun tepkisini çekmemek adına gizli tutuldu ve açıklanmadı.
Mersin’de 6 Kişiyi Katleden Metin Öztürk
Mayıs 2026'da Mersin’in Tarsus ilçesinde benzer bir vahşet daha yaşandı. Katil Metin Öztürk; önce bir lokantada çalışan Ahmet Ercan ile iş yeri sahibi Sabri Pan'ı vurarak öldürdü. Ardından kaçış güzergahı üzerindeki bir akaryakıt istasyonunda TIR şoförü Gökay Selfioğlu’nu, yol kenarında yürüyen eski eşi Arzu Özden’i, motosikletli Abdullah Koca’yı ve çobanlık yapan genç Yusuf Oktay’ı acımasızca hayattan kopardı.
Saldırıları sırasında 8 kişiyi de yaralayan ve 6 kişiyi katleden Öztürk, polis operasyonuyla kıstırılacağını anlayınca yanındaki silahla intihar etti. Katliamın üzerinden günler geçmesine rağmen, katil Metin Öztürk'ün cenazesi de diğer saldırganlar gibi yakınları tarafından teslim alınmadı.