Antalya
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
14°
Akdeniz Gerçek | Gündem | Türkiye AİHM’i tanımıyor!

Türkiye AİHM’i tanımıyor!

İnsan Hakları Derneği (İHD) Antalya Şubesi, Attalos Meydanı’nda 19 Aralık 2000 yılında yaşanan ‘Hayata Dönüş’ operasyonu sonucu hayatını kaybeden 32 kişiyi andı.

İnsan Hakları Derneği (İHD) Antalya Şubesi, Attalos Meydanı’nda 19 Aralık 2000 yılında yaşanan ‘Hayata Dönüş’ operasyonu sonucu hayatını kaybeden 32 kişiyi andı.

Türkiye AİHM’i tanımıyor!

İHD Antalya Şube Eş Başkanı Semra Çağlar Gökalp, “Toplum üzerinde zor aygıtı olan hapsetme sistemi sonucunda 1 Aralık 2022 itibari ile hapishanelerde 336.315 tutuklu ve hükümlü bulunmaktadır. Bu kadar kalabalık mahpus sayısı bile tek başına ihlallerin göstergesidir. Türkiye hapishaneleri, mahpusların sadece özgürlüğünden mahrum bırakıldıkları mekanlar olmaktan çıkarılmış, sürekli olarak yeni ihlaller üreten, tecridi ağırlaştıran ve insanı sosyal bir varlık olmanın dışına iten mekanizmalar haline getirilmiştir” dedi.

“TECRİDE TABİ TUTULUYORLAR”

“F Tipi Hapishaneler ile başlayan ağır tecrit uygulaması yeni inşa edilen hapishane modelleri ile daha katı ve ağır sonuçlar doğurmaya başlamıştır” diyen İHD Antalya Şube Eş Başkanı Semra Çağlar Gökalp, hapishane koşullarının iyileştirilmesi gerektiğini belirterek, “Yeni açılan Yüksek Güvenlikli Hapishaneler ve S Tipi Hapishaneler ile yeni bir sistem uygulanmaya başlanmış ve mahpuslar çok ağır izolasyon yöntemlerine maruz bırakılmıştır. Üstelik bu hapishanelerde İnfaz kanununa aykırı bir şekilde sadece ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası hükümlüleri değil tutuklu yargılananlar, süreli hapis cezaları alanlar da tutulmaktadır. Çoğunluğu tek kişilik yerlerde tutulan mahpuslar günde yalnızca 1 saat ile 1,5 saat arasında başka bir ünitede olan havalandırmaya çıkarılmakta, günün geri kalan 23 saatini tek başına hiç kimse ile konuşmadan, temas etmeden ve kimseyi görmeden geçirmektedir. Burada tutulan mahpuslara kitap, televizyon ve gazetelere erişim konusunda kısıtlamalar getirilmekte ve mahpuslar mutlak bir tecride tabi tutulmaktadırlar” ifadelerini kullandı.

Görüntü 19.12.2022 15.28-1

“DEVLET YÜKÜMLÜLÜKLERİNİ YERİNE GETİRMİYOR”

Türkiye'de bulunan mahpusların, yoğun hak ihlallerine uğramakta ve sağlığa erişim hakları engellenmekte olduğunu aktaran İHD Antalya Şube Eş Başkanı Semra Çağlar Gökalp, “2022 yılı başından bu yana tespit edebildiğimiz kadarıyla en az 74 mahpus hapishanelerde yaşamını yitirmiştir. Yaşamını yitiren mahpuslardan 34'ü sürekli hastalıkları olan kişilerdendir. Hapishanelerde şüpheli ölümler ve intihara sürüklenenlerin sayısı da azımsanmayacak kadar çoktur. Sürekli bir şekilde dile getirdiğimiz üzere hapishanelerdeki tüm ölümler önlenebilir ölümlerdir. Türkiye'nin uymakla yükümlü olduğu Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi, yaşam hakkının korunması bağlamında devletlere, hem pozitif hem de negatif yükümlülükler yüklemektedir. Bunlar; yaşam hakkının korunması noktasında tedbirleri alma ve hakları ihlal etmekten kaçınma yükümlülüğüdür. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesine göre ‘yaşama hakkı’ dokunulmaz başat hak olarak kabul edilmektedir. Ancak meydana gelen ölümlere ve ihlallere bakıldığında, devletin bu yükümlülüklerini yerine getirmediği açıkça görülmektedir” diye konuştu.

“İŞKENCEYE MARUZ KALIYORLAR”

“Türkiye hapishanelerinde mahpuslar işkence ve kötü muameleye uğramakta, çıplak aramaya maruz kalmaktadırlar” diyen İHD Antalya Şube Eş Başkanı Semra Çağlar Gökalp, mahpusların şartlarının iyileştirilmesini isteyerek, “Pek çok hapishanede tek kişi olsalar dahi mahpuslara askeri nizamda ayakta sayım uygulaması dayatılmaktadır. Mahpuslar ailelerinden binlerce km uzakta bulunan hapishanelere sürgün edilerek ayrıca bir cezalandırmaya maruz kalmaktadırlar. Mahpusların iletişim haklarının önündeki engeller hala devam etmekte olup, bu konuda Anayasa Mahkemesi ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin mahpuslar lehine vermiş olduğu kararlar Türkiye tarafından uygulanmamaktadır. Mahpusların oda ve koğuşlarında bulunan televizyonlarda yalnızca iktidar yanlısı kanallara izin verilmekte ve çoğu hapishanelerde mahpuslara ait radyolar toplatılmaktadır. Tüm bu ihlallerin yanı sıra 2021 yılı başından bu yana uygulamaya konulan ‘İdari ve Gözlem Kurulu’ marifetiyle mahpuslar koşullu salıverilme ve denetimli serbestlik haklarından mahrum bırakılmakta ve umut etme hakları ortadan kaldırılmaktadır. İdari ve Gözlem kurulları soyut ve gerçeklikten uzak kararlarla mahpusların özgürlüğünün önünde bir engel olarak durmaktadır” dedi.

Arda KIR

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız