Antalya
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
17°
Akdeniz Gerçek | Gündem | KONYAALTI SAHİLİ HALKINDIR

KONYAALTI SAHİLİ HALKINDIR

Antalya Büyükşehir Belediyesi, Konyaaltı sahilinin Boğaçayı’ndan liman kısmına kadar olan bölümünü yap işlet devret modeli ile ihaleye çıkardı.

Antalya Büyükşehir Belediyesi, Konyaaltı sahilinin Boğaçayı’ndan liman kısmına kadar olan bölümünü yap işlet devret modeli ile ihaleye çıkardı.

KONYAALTI SAHİLİ HALKINDIR

En son 4 Mayıs’ta gerçekleşen ihaleye katılım olmazken Antalya Halkevleri Başkanı ve Halkevleri Merkezi Yürütme Kurulu üyesi Kutay Meriç, “Bütün kent savunucuların emeği olan bir mücadele hiçe sayılarak bu alanda mevcut CHP’li büyükşehir belediyesi tarafından ticarileştirilmeye çalışılmaktadır” dedi.

kutay meriç

“DOĞANIN DENGESİ BOZULACAK”

Halkevleri Merkezi Yürütme Kurulu üyesi Kutay Meriç, “Konyaaltı Sahili’ndeki tesisleri yenilemek için yola çıkan zamanın AKP’li Büyükşehir Belediye Başkanı Menderes Türel, Boğaçayı’nın 750 metre içerisine kadar uzanan yapay bir göl yaparak marina haline getirmek istemişti. Bu projenin sahilin tümden yok olmasına yol açacak bir girişim olduğu, Konyaaltı sahilinin binlerce yıldır gelen seller sonucu dağlardan taşınan kum ve çakıl ile oluştuğu, yeni takviye kum ve çakıl gelmezse sahilin hızla daralacağı ve yok olacağı, bu sellerin engellenmemesi, bölgede sadece taşkın kontrolü yapılması gerektiği bilim insanlarınca söylendi, yazıldı. Ama bilimle değil rantla işi olan AKP’li Büyükşehir Belediyesi inadından vazgeçmedi. Halkevleri de içinde olmak üzere kent savunucularının etkin muhalefetiyle doğanın dengesini bozacak, sahili yok edecek bu vahşi fantezi engellendi. Türel’in kazdırdığı alan ise içinde kurbağaların vırakladığı, etrafa koku yayan bir su çukuru olarak kaldı. Bu haliyle bile sahile zarar verdi ve kazılmasından sonra geçen beş yıl içinde sahilde daralmalar meydana geldi” ifadelerini kullandı.

“HALK MARİNA YAPIMINI ENGELLEMİŞTİ”

Boğaçayı içine marina yapılmasının engellendiğini hatırlatan Kutay Meriç, “Ancak içinde restoran, kafeterya, AVM ve otel bulunan 500 yat kapasiteli marina projesi, bu sefer de halkın kullandığı Boğaçay ve liman arasında kalan sahile yapılmak istenmişti. Kent savunucuları tarafından aylarca süren eylem ve protestolar gerçekleşmiş,  Halkevleri’nin çağrısıyla sahilin marina yapılmak istenen bölümüne toplanan yüzlerce Antalyalı kitlesel protesto eylemi düzenlemişti. Halkın tepkileri sonucunda, bir kilometrelik sahilin halka kapatılarak betonlaştırılıp marina yapılması engellenmişti. Böylece insanlık kazanmıştı. Çünkü bu sahil 500 tane zengin yatçının kullandığı yer olmadan, dünyanın her yerinden gelen insanlarca kullanılan bir yer olarak kalmaya devam etti. Menderes Türel tarafından sahilin diğer bölümünde, yeni düzenleme olarak icra edilen proje ile sahildeki ticarileşme katlanmıştı. Beach Park’tan Boğaçayı’na kadar dokuz adet olan ticari işletme sayısı 21’e çıkarılırken, Beach Park içinde ise (çok sayıdaki dükkan hariç) 12 ticari plaj yapılmış, böylece toplam tesis sayısı 33’e ulaşmıştı. Oysa önceden 7 kilometrelik sahil boyunca 24 işletme vardı” diye konuştu.

“TÜREL’İN YOLU YOL DEĞİL”

Kutay Meriç, “CHP’li Büyükşehir Belediyesi tarafından açılan ihale ile kent savunucularının, Türel yönetimince yat limanı yapılmasını engellediği alan bugün ticarileştirilmek istenmektedir. Muhittin Böcek yönetimince yapılan projede, Türel’in 33’e çıkardığı işletmelere 5 tane daha eklenip toplam plaj işletme sayısı 38 olarak planlanmaktadır. Halkın ücretsiz yararlandığı alanlar daralmakta, bir bardak çayın 20 TL’den başladığı işletmelerce işgal edilmektedir. ‘Konyaaltı sahili halkın kullanımına kapatılıyor’ diye yaptığımız itirazın özü budur. Paralı alanlar çoğaltılırken, parasız halka açık alanlar küçültülmektedir. Yap-işlet devret gibi belediye cebinden para çıkmadan yaptırılması planlanan düzenleme, Menderes Türel’in dönemin parasıyla 254 milyon TL harcayıp yaptığı sonra da bir firmaya altın tepside sunduğu sahil düzenleme projesi ile karşılaştırıldığında ‘masum’ bir girişim olarak görülmektedir. Hiç değilse belediyeden para çıkmıyor diye düşünülüyor. Ancak özü itibariyle bu, kamuya ait olması gerekenleri ticarileştiren aynı neoliberal bakışın ürünüdür” ifadelerini kullandı.

“İHALE ŞARTLARI İHLAL EDİLDİ”

Meriç, “AKP’li Menderes Türel tarafından yapılarak, Alkoçlar firmasına işletmesi için peşkeş çekilen Konyaaltı sahili bandındaki bütün işletmeler, kendilerine ihale şartnamesinde açık-gölgelik alan olarak tanınan haklarını dahi ihlal ederek, şartnamede sadece 6 m2 olarak verilen kapalı-büfe alanlarını kimileri 250 m2’ye kimileri 500 m2’ye kadar olan kapalı tesise çıkarmıştır. Öyle ki kimi işletmeler, yüzlerce kişiyi alabilecek sahnesi ve müzik tertibatı olan yerlere dönüşmüştür. Maalesef bu genişleme hepsi aynı tip olan yapılarla, son bir yıl içinde ve mevcut CHP’li belediye yönetiminin gözü önünde gerçekleşmiştir. Bütün bunlar Büyükşehir belediye başkanı Muhittin Böcek yönetiminin gözü önünde yaşanırken, Boğaçayı’ndan limana kadar olan 1000 metre uzunluğundaki sahile, her biri 6 m2’lik büyüklükte 5 adet büfe yeri yapılacağı yazan ihale şartnamesi, Menderes Türel’in de yaptığı gibi ihaleyi Kıyı Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmelik’e uydurma çalışmasından başka bir şey ifade etmemektedir” diyerek taleplerini şöyle sıraladı:

“Kıyılar kamuya aittir ve hiçbir şekilde ticarileştirilemez.

İhale iptal edilmelidir.

Sahilin bu bölümünün nasıl kullanılacağına kent savunucuları, ilgili kurumlar ve halkla birlikte karar verilmelidir.

Sahilde ihale şartnamesine ve kıyı kanununa aykırı olarak inşa edilmiş bütün yapılar yıkılmalı, bu yapılara göz yuman sorumlular yargı önüne çıkarılmalıdır.

Söz konusu 1000 metrelik sahil bandı, çok düşük maliyetle belediye tarafından düzenlenebilir.

Bu alan belediye tarafından yönetilerek, alanın tamamı ücretsiz olarak halkın kullanımına açılmalıdır.”

Nizamettin Özmen

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız