Her yıl yaklaşık 1 milyar çocuk, diğer bir deyişle dünya üzerindeki çocukların yarısı; fiziksel, cinsel veya psikolojik şiddete maruz kalıyor, yaralanıyor, sakat kalıyor ve hayatını yitiriyor. Ne yazık ki ülkemiz için de tablo pek iç açıcı değil. Öyle ki; Türkiye’de çocuklara yönelik şiddet, artık yalnızca bireysel bir sorun değil, alarm veren toplumsal bir sorun haline gelmiş durumda.
Acıbadem Üniversitesi Suç ve Şiddetle Mücadele Merkezi ile İMDAT Şiddeti Önleme ve Rehabilitasyon Derneği’nin yürüttüğü son araştırma Türkiye’deki çocuklara yönelik istismarı gözler önüne serdi. Bulgular; istismarın çoğunlukla evde, çoğu zaman da çocuğun en yakınındaki kişiler tarafından gerçekleştiğini ortaya koyuyor.

MAĞDURLAR KIZ ÇOCUKLARI…
864 çocuk istismarı vakasının mercek altına alındığı araştırmada vakaların %83,1’inde mağdurların kız çocukları olduğu ortaya çıktı. Araştırmanın bir diğer diğer çarpıcı sonucu da vakaların büyük bir oranla cinsel istismar kaynaklı olması. Araştırmaya göre vakaların %71’inin cinsel, %19,5’inin fiziksel, %9,5’inin ise her iki tür istismarı içerdiği tespit edildi.
Faillerin profiline bakıldığında ise, istismarın çoğunlukla çocuğun yakın çevresi tarafından gerçekleştirildiği görülüyor. En sık fail %27,1 ile babalar, ardından yabancılar (%15,9), komşular (%9,5), üvey babalar (%8,6), akrabalar (%6,2), öğretmenler (%3,6) ve anneler (%2,9) geliyor. Bu tablo, tehlikenin çoğu zaman evin içinden geldiğini ve çocuğun en güvende olması gereken yerde istismarın yaşandığını gösteriyor.
İSTİSMARLAR EN ÇOK EVLERDE GERÇEKLEŞİYOR…
Araştırmaya göre, istismarın gerçekleştiği mekanlar arasında %37,8 ile ev ilk sırada yer alıyor. Bunu sokak (%17,5), okul (%9,5), iş yeri (%8,9), araç (%3,2) ve yurt (%2,3) izliyor. Türkiye’de çocuklara yönelik şiddet ve istismar girişimleri de maalesef ölümle de sonuçlanabiliyor. Yapılan araştırmaya göre her 6 vakadan 1’inin ölümle sonuçlanıyor. Adli süreç incelendiğinde, mağdurların %84’ü hayatta kalırken, %16’sı şiddet sonucu hayatını kaybetmiş durumda. Bu oranlar, çocuğa yönelik şiddetin ölümcül bir toplum sorunu olduğunu açıkça gösteriyor.